''Öcalan'a komplo' sorusuna DEM Parti'den yanıt geldi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, sızdırıldığı öne sürülen İmralı metinlerinin gerçek olmadığını söyledi. Öcalan’ın “komplo” sözünü kendisinin açıklaması gerektiğini belirten Doğan, bunu sürece yönelik provokasyon olarak yorumladı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
''Öcalan'a komplo' sorusuna DEM Parti'den yanıt geldi

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İmralı görüşmelerine ait olduğu öne sürülen metinlerin gerçek olmadığını bir kez daha ifade edip Öcalan'ın “bana yönelik komplo” sözünü neden kullandığını doğrudan kendisinin açıklaması gerektiğini belirtti. Doğan, "Muhtemelen Öcalan bunun sürece dönük bir provokatif girişim olduğunu düşünüyor" dedi.

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İmralı heyetinin görüşme tutanaklarının sızdırıldığı iddiasına ilişkin açıklama yaptı. Doğan, dolaşıma sokulan metinlerin gerçek olmadığını savundu.

İmralı heyeti, PKK ve Abdullah Öcalan tarafından konuyla ilgili açıklama yapıldığını hatırlatan Doğan, “Dolayısıyla bunlar gerçek olmayan metinler ve taraflarca da açıklandı, bu konuya ilişkin gerekli açıklamalar yapıldı” dedi.

"DOĞRUDAN ÖCALAN YANIT VERMELİ"

Doğan'a, Öcalan'ın söz konusu metinlerle ilgili kullandığı “bana yönelik komplo” ifadesinin nedeni de soruldu. Bu sorunun doğrudan Öcalan tarafından yanıtlanması gerektiğini söyleyen Doğan, İmralı heyetinin açıklamanın ardından Öcalan ile henüz görüşmediğini belirtti.

Doğan, “Neden bunu böyle değerlendirdiğini doğrudan kendisine sorma imkânı da olmadı. Sizler de soruyu yöneltemiyorsunuz. Biz ancak yorum yapabiliyoruz bu durumda” ifadelerini kullandı.

Öcalan'ın geçmiş çözüm girişimlerinde yaşananları dikkate aldığını öne süren Doğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Böyle bir tecrübeden ve deneyimden hareketle muhtemelen Öcalan bunun sürece dönük bir provokatif girişim olduğunu düşünüyor.”

Doğan, “Ancak doğrudan niye kendisine yönelik bir komplo olarak değerlendirdiğini, heyetimiz görüştüğünde belki açıklar” dedi.

BİR KEZ DAHA GAZETECİLER ÇAĞRISI

Gazetecilerin Öcalan'a doğrudan soru yöneltebilmesi gerektiğini savunan Doğan, “Gazeteciler artık özgürce sorularını Sayın Öcalan'a yöneltebilmeli, sorabilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli” diye konuştu.

Doğan, doğrudan iletişim kanallarının açılmasının benzer iddiaların yaratabileceği riskleri azaltacağını ve kamuoyunun merak ettiği konuların açıklığa kavuşmasını sağlayacağını söyledi.

ARKA KAPI DİPLOMASİSİ AÇIKLAMASI

Sürecin hızlandırılması ve hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirten Doğan, işleyişin mümkün olduğunca şeffaf yürütülmesi çağrısında bulundu. Doğan, arka kapı diplomasisinin çatışma çözümü süreçlerinde kullanılan bir yöntem olduğunu ancak kamuoyunun bilgilendirilebileceği konuların paylaşılması gerektiğini ifade etti:

"Fakat yine sorunuzla bağlantılı; bakınız bu sızan ilk tutanak değil. Burada infial yaratmak isteyen, karşıtlık geliştirmek isteyen çevreler olduğunu biliyoruz. Ve en başından beri diyoruz ki; süreç hız kazanmalı, süreç hukukla güvence altına alınmalı. Sürecin işleyişi artık şeffaf bir şekilde, olabildiğince... Her şey şeffaf olamıyorsa bile, olabildiğince... Çünkü arka kapı diplomasisi, bütün çatışma çözümü süreçlerinde kullanılan bir yöntem.

Ancak biz arka kapı diplomasisini de paylaşan bir siyasi partiyiz. Çerçeve yasayla ilgili çıktık burada dedik ki; 'gecikme vardı, herkes merak ediyordu. İstişareler sürüyor' dedik. 'Farklı görüşler var' dedik, 'fikir ayrılıkıkları var' dedik. Bu ve benzeri konuları da, arka kapı diplomasisi yürüdüğünde, bunu da kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Ama onun dışındaki bilgiler, bizim sahip olmadıklarımızı ancak taraflar açıklayabilir. Ve buna benzer işte tutanaktı, derlenen metinler ya da işte hassasiyetleri kaşımaya çalışan kesimlerin eline fırsatlar vermemek için de kanalları açmak gerekiyor, taraflara soruları doğrudan yöneltebilmek gerekiyor."

ÖCALAN İÇİN KESİNTİSİZ İLETİŞİM TALEBİ

Doğan, Öcalan’ın süreçte için etkin ve kesintisiz iletişim koşullarına sahip olması gerektiğini savundu. Bunun yalnızca silahsızlanmanın koordinasyonu açısından değil, Kürt-Türk birlikteliğinin kalıcı hâle getirilmesi için de önemli olduğunu söyledi.

Süreçte kullanılan dilin de değişmesi gerektiğini belirten Doğan, “Bu yeni dönemin dili, yeni sözlerle, yeni kelimelerle olmalı” dedi. İtham eden ve yargılayan ifadelerin yerine karşılıklı hassasiyetleri gözeten bir dil kullanılması çağrısında bulundu.

SDG/YPG'NİN FESHEDİLMESİ

Doğan, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’de yürütülen süreçten bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Türkiye’de kalıcı barışın sağlanmasının Ortadoğu için bir modele dönüşebileceğini ifade etti.

SDG’nin Suriye ordusunun bir parçası hâline geldiğini ve bu gelişmeyi SDG Komutanı Mazlum Abdi’nin duyurduğunu belirten Doğan, diyalog yoluyla çözüm için yürütülen çalışmaları desteklediklerini açıkladı.

Doğan, “Neredeyse tüm hayatını cephelerde, çatışma alanlarında geçirmiş olan Mazlum Abdi'nin, Rojava meselesini hukuk ve siyaset zemininde çözme iradesi göstermesi hafife alınamayacak bir kararlılık örneği” dedi.

İlham Ahmed’in süreçteki diplomatik rolüne de dikkat çeken Doğan, Suriye’deki gelişmelerin yalnızca Kürtler açısından değil, ülkede yaşayan Araplar, Aleviler, Dürziler ve Türkmenler için de kazanım olarak görülmesi gerektiğini savundu.

Doğan, Suriye'de Kürtlerin kolektif haklarının tanınması, Kürtçenin resmî dil kabul edilmesi ve bu hakların anayasal güvenceye kavuşturulması için yeni adımlar atılması gerektiğini söyledi.

MAZLUM ABDİ VE İLHAM AHMED İÇİN DAVET ÇAĞRISI

Mazlum Abdi ile İlham Ahmed’in Türkiye’ye gelip gelmeyeceğine ilişkin tartışmalara da değinen Doğan, iki ismin resmî olarak davet edilmesini istedi.

“Gelmeliler, davet edilmeliler” diyen Doğan, Türkiye ile Suriye’deki Kürt temsilciler arasında yüz yüze görüşmeler yapılması ve bundan sonraki diyaloğun nasıl sürdürüleceğinin ele alınması gerektiğini belirtti.

DEM PARTİ KONGRESİNDE DEĞİŞİM GÜNDEMİ

Doğan, DEM Parti’nin 6 Eylül’de Ankara’daki Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde kongreye gideceğini açıkladı. Bu kongrenin kapsamlı değişimden önce bir hazırlık aşaması olacağını söyledi.

Doğan, “6 Eylül'deki kongremizde büyük değişiklikler görmeyeceksiniz. 6 Eylül kongresi bir değişim ve dönüşümün başlangıç kongresi olarak değerlendirilmeli” dedi.

Asıl değişim ve dönüşüm kongresinin birkaç ay içinde yapılmasının planlandığını ancak takvimin henüz kesinleşmediğini belirtti.

Eş genel başkanların, parti adının ve logonun değişip değişmeyeceği sorusuna da yanıt veren Doğan, “Tabii ki değişim derken her şey değişime açık” ifadelerini kullandı. Doğan, kararların parti yönetimi tarafından merkezden alınmayacağını, il ve bölge konferanslarında yürütülecek tartışmalar sonucunda şekilleneceğini kaydetti.

İMRALI VE SİYASİ LİDERLERLE GÖRÜŞME TAKVİMİ YOK

Doğan, DEM Parti İmralı heyetinin Öcalan ile yapacağı yeni görüşme için belirlenmiş bir tarih bulunmadığını açıkladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı ile de yeni bir görüşme planlanmadığını belirtti.

Doğan, “Şu anda ne İmralı Adası'nda DEM Parti İmralı heyetinin Sayın Öcalan'la yapacağı görüşmenin belirlenmiş bir takvimi var, ne de sözünü ettiğiniz diğer siyasi partilerin genel başkanları, işte Sayın Bahçeli ya da Sayın Cumhurbaşkanı'yla yeniden bir görüşme planlaması henüz yok” dedi.

Önümüzdeki günlerde yeni görüşmelerin planlanabileceğini söyleyen Doğan, sürecin hız kazanması ve ülkeye dönüşler için gerekli mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Gecikmelerin provokasyon riskini artırabileceğini savunan Doğan, gerekli önlemlerin zaman kaybedilmeden alınması çağrısında bulundu.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
PKK Abdullah Öcalan