Erdoğan'ın metin yazarı her yerde 'sorumluyu' aradı! Fon skandalı 'seçim tuzağı' olabilirmiş

Yeni Şafak yazarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski metin yazarı Ali Ünal, Tera ve Pusula Holding üzerinden büyüyen fon krizinin seçim öncesi AKP liderine kurulmuş bir tuzak olabileceğini öne sürdü; tüm sorumluların ortaya çıkarılmasını istedi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Erdoğan'ın metin yazarı her yerde 'sorumluyu' aradı! Fon skandalı 'seçim tuzağı' olabilirmiş

Türkiye’nin son yıllardaki en büyük finans krizlerinden biri olduğu söylenen Tera ve Pusula Holding bağlantılı fon skandalı, iktidar cephesinde de alarm zillerini çaldırdı. Yeni Şafak yazarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski metin yazarı Ali Ünal, yüz binlerce mağdur ile 1 trilyon liraya ulaştığı öne sürülen zararın sorumlularını köşe bucak ararken, krizin seçim öncesinde Erdoğan’a karşı hazırlanmış bir ‘tuzak’ olabileceğini savundu. Ünal, "Bu sefer tuzak içerden kurulmuş olabilir; ya da içerden birilerinin hatası, Erdoğan’a tuzak olarak dönebilir" dedi.

Tera ve Pusula Holding üzerinden patlak veren fon skandalı, iktidar cephesinde de tartışma yarattı. Yeni Şafak yazarı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski metin yazarı Ali Ünal, köşe yazısında "Fon krizini" ele aldı.

Krizin büyüklüğünün henüz tam olarak ortaya çıkmadığını belirten Ünal, mali boyutun 1 trilyon liraya, yani yaklaşık 20 milyar dolara ulaştığını öne sürdü.

Ünal, 500 binden fazla kişinin doğrudan mağdur olduğunu, Borsa’daki kayıplar da eklendiğinde etkilenenlerin sayısının milyonları aştığını savundu.

Ünal, “Gerek mağdur sayısı gerekse finansal boyutu itibarıyla 1982 Banker Krizi’nden, 2003 İmar Bankası Krizi’nden daha büyük bir krizle karşı karşıya olduğumuz iddia ediliyor” ifadelerini kullandı.

MAĞDURLARI DA ELEŞTİRDİ

Ünal, yüksek kazanç beklentisiyle fonlara para yatıran mağdurlara da eleştiriler yöneltti. Bir koyup üç, hatta 20 kazanma beklentisinin akıl ve mantıkla bağdaşmadığını belirten Ünal, kolay yoldan para kazanma isteğinin dolandırıcılığa uygun bir zemin oluşturduğunu savundu.

Bununla birlikte siyasetin yüz binlerce kişinin yaşadığı mağduriyeti görmezden gelemeyeceğini vurgulayan Ünal, şunları yazdı:

“Siyaset, ‘Oh olsun!’ diyemez, ‘Hırslarına yenik düştüler’ diyemez, ‘Bile isteye, göz göre göre dolandırıldılar, hak ettiler’ diyemez.”

Ünal, vatandaşların korunması, gerekli önlemlerin alınması ve finans piyasalarına duyulan güvenin yeniden sağlanması konusunda devlete görev düştüğünü kaydetti. Ortada bir dolandırıcılık bulunması hâlinde olayın adli yönünün de bütün ayrıntılarıyla soruşturulması gerektiğini belirtti.

SEÇİM ÖNCESİ 'TUZAK' İDDİASI

Türkiye’nin 2027’nin başından itibaren seçim atmosferine gireceğini hatırlatan Ünal, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın önünde kritik dönemeçler bulunduğunu yazdı. Seçim sürecinde Erdoğan ve AKP’ye içeriden ve dışarıdan saldırılar düzenlenebileceğini, çeşitli komplolar kurulabileceğini ileri sürdü.

Ünal, fon krizinin de bu süreçte Erdoğan’a karşı kullanılabileceğini savunarak şu ifadeleri kullandı:

“Yaşanmakta olan finans krizi, Erdoğan’a bir tuzak olarak pişirilmiş olabilir; öyle değilse de, bir yıpratma aracına dönüştürüleceğine şüphe yok.”

Krizin önceki siyasi saldırılardan farklı olduğunu öne süren Ünal, bu kez olası tuzağın iktidarın içinden kurulmuş olabileceğini iddia etti:

“Bu sefer tuzak içerden kurulmuş olabilir; ya da içerden birilerinin hatası, Erdoğan’a tuzak olarak dönebilir.”

Ünal, krizin büyüklüğü nedeniyle seçimlerde iktidarı zorlayabileceğini de belirtti. Erdoğan’ın bunun farkında olduğunu savunan Ünal, “Erdoğan, bu boyutta bir sarsıntının, seçimleri zorlayacağını bizden daha iyi bilmektedir” dedi.

Ünal şunları da ifade etti:

"Ortada bir dolandırıcılık varsa, meselenin şüphesiz adlî boyutu da var.

Türkiye 2027 başından itibaren tam anlamıyla seçim atmosferine girecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı’nın önünde kritik dönemeçler var. Ayrıca seçim sürecinde, Erdoğan ve AK Parti’ye yönelik, içeriden ve dışarıdan ağır hücumların olacağını, tuzakların kurulacağını, komploların düzenleneceğini kestirmek de zor değil.…

...Kuşkusuz Erdoğan, kendisine kurulan tuzağı da, ya da bu finans krizinin kendisine bir komplo olarak dönmesini de engelleyecektir. Erdoğan, bu boyutta bir sarsıntının, seçimleri zorlayacağını bizden daha iyi bilmektedir. Ucu nereye dokunursa dokunsun, bu dolandırıcılığın hesabını Erdoğan mutlaka en sert şekilde soracaktır."

KÖŞE BUCAK SORUMLULARI ARADI

Ali Ünal, skandalın ardından sorumluluğu bulunanların belirlenmesini istedi. Fonları yönetenlerden denetim görevini yerine getirmeyenlere, yüksek kazanç sağlayarak zamanında sistemden çıkanlardan onları koruduğu öne sürülen kişilere kadar geniş bir kesimin araştırılması gerektiğini belirtti.

Ünal, köşesinde şu soruları sıraladı:

“Bu krizin sorumlusu kimlerdir? Kimler doğrudan işin içindedir. Kimlerin ihmali vardır? Kimler şişmekte olan balonu görmezden gelmiştir? Kimler denetlememiştir? Kimler bu fonlara girmiş, astronomik kazançlar elde etmiş ve çıkmıştır? Korunanlar var mıdır? Varsa koruyanlar kimlerdir? İçeriden birilerine ‘gir-çık’ diye haberler uçmuş mudur? Bu krizin yanında, yöresinde, uzağında, yakınında kimler vardır? Kimlerin hesapları şişmiştir?”

Ünal, mağduriyetlerin kamuya yeni bir yük getirilmeden giderilmesini ve kapsamlı bir hesap sorma sürecinin başlatılmasını istedi. Hukuki sorumluluğu bulunmasa bile ahlaken yanlış davrananlara siyasi bedel ödetilmesi gerektiğini savundu.

Ünal, “Kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun, bu çamura az ya da çok bulanmış kim varsa derhal kellesi alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

Skandalın Erdoğan’a karşı bir seçim aracına dönüştürülebileceğini savunan Ünal, yazısını “Ucu nereye dokunursa dokunsun, bu dolandırıcılığın hesabını Erdoğan mutlaka en sert şekilde soracaktır” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Seçim Borsa Kriz Recep Tayyip Erdoğan