Çapraz sorgu öncesi Resul Emrah Şahan'dan açıklama: Arkasında duramayacağım bir kararım yok
Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan bu hafta başlayacak çapraz sorguları öncesinde gazetecilere gönderdiği mektupla hesabını veremeyeceği bir kararının olmadığını vurguladı.
Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, bu hafta başlayacak çapraz sorguları öncesinde aralarında Halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker'in de bulunduğu bir grup gazeteciye mektup gönderdi.
Mektubunda 17 aydır özgürlüğünden uzak olduğunu belirten Şahan, hesabını veremeyeceği hiçbir kararı veya işinin bulunmadığını vurguladı.
RESUL EMRAH ŞAHAN'DAN GAZETECİLERE MEKTUP
19 Mart 2025'te Kent Uzlaşısı soruşturması kapsamında tutuklanan ve o günden bu yana cezaevinde olan Şahan, "O gün bana yöneltilen suçlama yerel seçimlerde savunduğumuz Türkiye İttifakı - Kent Uzlaşısı siyaseti ve herkesin yerel yönetimlerde temsil edilmesiydi. Ben o siyasetin arkasında dün de duruyordum bugün de duruyorum. Nitekim 19 Mart'ta bana suçlama konusu yapılan bu zeminin bugün ülkenin geleceğine dair temel meselelerden biri haline gelmesini Türkiye adına önemli bir imkân olarak görüyorum. Benim için burada mesele kimin haklı çıktığı değil, Türkiye'nin doğru yere doğru yürümesidir." dedi.
"SAVUNMAM BOYUNCA KENDİME ÜÇ BASİT SORU SORDUM..."
Kent Uzlaşısı dosyasında hakkında tahliye kararı verildiğini, ancak İBB soruşturması kapsamında da tutuklandığı için cezaevinde kalmaya devam ettiğini belirten tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Geçtiğimiz hafta son tutukluluk incelememde ikinci kez heyet karşısına çıktım. Genç bir belediye başkanı olarak karşıma Türkiye'nin en büyük, en güçlü müteahhit ve iş insanları konmuş, hayatımla ve inandığım değerlerle asla bağdaşmayacak bi takım isnatlar oluşturulmuştu. Bu isnatlara tek tek cevap verdim. Hangi kararı neden aldığımı yetkimin nerede başlayıp nerede bittiğini yapılan işlemlerin sonucunda kamunun ne elde ettiğini ve bütün bunların karşılığında benim şahsen ne elde ettiğimi anlattım.
Savunmam boyunca kendime üç basit soru sordum:
Ben ne yaptım?
Yetkim neydi?
Bütün bunların karşılığında şahsen ne elde etmişim?
Dosyaya baktığımda gördüğüm sonuç çok açık: Ne para. Ne mülk. Ne ayrıcalık.
Bana emanet edilen Şişli'nin hakkını kamunun malını ve insanların güvenliğini korudum. Yaptığım her işi aldığım her kararı 17 aydır vicdanımda tartıyorum. Bütün bunları mahkeme önünde anlatmama rağmen hakkımda bir kez daha tutukluluğun devamı kararı verildi. Pazartesi günü yargılamanın yeni bir aşamasına geçiyor ve çapraz sorgulara başlıyoruz. Bu nedenle savunmamın tamamını ve hakkımdaki teknik isnatlara ilişkin hazırladığımız bilgi notlarını sizinle doğrudan paylaşmak istedim. İddiaları ve verdiğim cevapları yan yana koymanız belgeleri incelemeniz ve kendi değerlendirmenizi yapmanız benim için çok kıymetli."
"Savunmamda bugün içinde bulunduğumuz hukuk düzenine ve bu düzenin yarattığı sonuçlara ilişkin kaygılarımı da anlattım. İnsanların özgürlüklerinin birbirleri hakkında verdikleri ifadelerin karşılığına dönüşebildiği doğruyu söylemek yerine bir başkasını suçlamanın çıkış yolu olarak görülebildiği bir düzenin kimse için adalet üretemeyeceğini söyledim." diyen Şahan, "Ben buna bir çark diyorum. Ve bu çarkın bir gün yön değiştirmesini bugün bize yapılanların yarın başkalarına yapılmasını da istemiyorum. Savunmamda söylediğim gibi: Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini de istemiyorum. Ben bu çarkın durmasını bu çarkın kırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı.
"VİCDANIM RAHAT. BEN İŞİMİ YAPTIM"
"Hukukun kimin karşısında olduğuna göre değişmediği insanların "bir başkasını suçlarsan kurtulursun" duygusuyla değil "doğruyu söylersen korunursun" duygusuyla yaşayabildiği bir ülkeye ihtiyacımız var. Birbirinin "etkin pişmanı" olan insanlara değil, en fazla birbirini rakip kabul eden demokratlara ihtiyacı var." diyen Şahan bu hafta çapraz sorgularının başlayacağını belirtirken arkasında duramayacağı bir kararı olmadığının altını çizdi.
Bir grup gazeteciye mektup gönderen tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın, Halktv.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Bengü Şap Babaeker'e ilettiği mektubunda şu ifadeler yer aldı:
Sayın Bengü Şap Babaeker
19 Mart 2025'te Kent Uzlaşısı nedeniyle tutuklandım.
O gün bana yöneltilen suçlama yerel seçimlerde savunduğumuz Türkiye İttifakı - Kent Uzlaşısı siyaseti ve herkesin yerel yönetimlerde temsil edilmesiydi. Ben o siyasetin arkasında dün de duruyordum bugün de duruyorum. Nitekim 19 Mart'ta bana suçlama konusu yapılan bu zeminin bugün ülkenin geleceğine dair temel meselelerden biri haline gelmesini Türkiye adına önemli bir imkân olarak görüyorum. Benim için burada mesele kimin haklı çıktığı değil, Türkiye'nin doğru yere doğru yürümesidir.
Sonrasında yaşananların kronolojisinin de önemli olduğunu düşünüyorum.
Kent Uzlaşısı dosyasından tahliye ihtimalimin güçlendiği bir dönemde bu kez İBB dosyası kapsamında ikinci kez tutuklandım. Bir süre sonra da Kent Uzlaşısı dosyasından henüz iddianamem bile çıkmadan tutukluluk incelemesinde tahliye edildim. Ancak hakkımda verilen ikinci tutuklama kararı nedeniyle Silivri'den çıkamadım.
Bugün 17 aydır özgürlüğümden uzağım.
Geçtiğimiz hafta son tutukluluk incelememde ikinci kez heyet karşısına çıktım. Genç bir belediye başkanı olarak karşıma Türkiye'nin en büyük, en güçlü müteahhit ve iş insanları konmuş, hayatımla ve inandığım değerlerle asla bağdaşmayacak bi takım isnatlar oluşturulmuştu. Bu isnatlara tek tek cevap verdim. Hangi kararı neden aldığımı yetkimin nerede başlayıp nerede bittiğini yapılan işlemlerin sonucunda kamunun ne elde ettiğini ve bütün bunların karşılığında benim şahsen ne elde ettiğimi anlattım.
Savunmam boyunca kendime üç basit soru sordum:
Ben ne yaptım?
Yetkim neydi?
Bütün bunların karşılığında şahsen ne elde etmişim?
Dosyaya baktığımda gördüğüm sonuç çok açık: Ne para. Ne mülk. Ne ayrıcalık.
Bana emanet edilen Şişli'nin hakkını kamunun malını ve insanların güvenliğini korudum. Yaptığım her işi aldığım her kararı 17 aydır vicdanımda tartıyorum. Bütün bunları mahkeme önünde anlatmama rağmen hakkımda bir kez daha tutukluluğun devamtı kararı verildi. Pazartesi günü yargılamanın yeni bir aşamasına geçiyor ve çapraz sorgulara başlıyoruz. Bu nedenle savunmamın tamamını ve hakkımdaki teknik isnatlara ilişkin hazırladığımız bilgi notlarını sizinle doğrudan paylaşmak istedim. İddiaları ve verdiğim cevapları yan yana koymanız belgeleri incelemeniz ve kendi değerlendirmenizi yapmanız benim için çok kıymetli.
Savunmamda bugün içinde bulunduğumuz hukuk düzenine ve bu düzenin yarattığı sonuçlara ilişkin kaygılarımı da anlattım. İnsanların özgürlüklerinin birbirleri hakkında verdikleri ifadelerin karşılığına dönüşebildiği doğruyu söylemek yerine bir başkasını suçlamanın çıkış yolu olarak görülebildiği bir düzenin kimse için adalet üretemeyeceğini söyledim. Ben buna bir çark diyorum. Ve bu çarkın bir gün yön değiştirmesini bugün bize yapılanların yarın başkalarına yapılmasını da istemiyorum.
Savunmamda söylediğim gibi: Ben bu çarkın yarın tersine dönmesini de istemiyorum. Ben bu çarkın durmasını bu çarkın kırılmasını istiyorum.
Hukukun kimin karşısında olduğuna göre değişmediği insanların "bir başkasını suçlarsan kurtulursun" duygusuyla değil "doğruyu söylersen korunursun" duygusuyla yaşayabildiği bir ülkeye ihtiyacımız var. Birbirinin "etkin pişmanı" olan insanlara değil, en fazla birbirini rakip kabul eden demokratlara ihtiyacı var.
Pazartesi günü çapraz sorgularımız başlıyor. Ben de bugüne kadar olduğu gibi yaptığım her işin ve aldığım her kararın hesabını açıkça vermeye devam edeceğim. 17 ayın sonunda dönüp baktığımda saklamak istediğim bir işim arkasında duramayacağım bir kararım yok.
Vicdanım rahat. Ben işimi yaptım.
Sevgi ve saygılarımla
R. Emrah Şahan
Resul Emrah Şahan'dan çerçeve yasa mesajı: Ortak gelecek için ben başlamaktan yanayım