Daha beyaz dişler için 7 öneri: Limon ve karbonat uyarısı
Diş hekimleri limon ve karbonat gibi uygulamalardan kontrolsüz kullanılan beyazlatıcılara kadar yapılan hatalara dikkat çekerek, sağlıklı ve kalıcı bir beyazlatma için 7 önemli öneride bulunuyor.
Daha beyaz dişlere sahip olmak isteyenlerin başvurduğu ev tipi ürünler ve sosyal medyada yayılan bilinçsiz yöntemler, ağız ve diş sağlığı açısından risk oluşturabiliyor.
Diş beyazlatmanın estetik diş hekimliğinde en sık talep edilen işlemler arasında yer aldığını belirten hekim İpek Rizvan, her renk değişikliğinin aynı yöntemle giderilemeyeceğini söyledi.
Diş renginin yalnızca çay, kahve ve sigaradan etkilenmediğini ifade eden Rizvan, yaş, genetik özellikler, kullanılan bazı ilaçlar ve dişin yapısının da renk üzerinde etkili olduğunu belirtti.
Rizvan, “Bir kişide başarılı olan yöntem başka bir kişide aynı sonucu vermeyebilir” dedi.
Dişlerdeki koyu görünümün her zaman beyazlatma gerektirmediğini vurgulayan Rizvan, yüzeyde biriken plak, diş taşı ve çay-kahve lekelerinin profesyonel diş temizliğiyle önemli ölçüde azalabileceğini söyledi.
LİMON VE KARBONAT DİŞ MİNESİNE ZARAR VEREBİLİR
Sosyal medyada diş beyazlatmak amacıyla önerilen limon, karbonat ve aktif kömür gibi uygulamalara karşı uyaran Rizvan, aşındırıcı yöntemlerin diş minesinde geri dönüşü zor hasarlara yol açabileceğini belirtti.
Rizvan, “Diş yüzeyini aşındırarak daha açık bir görüntü elde etmek, sağlıklı bir beyazlatma değildir” ifadelerini kullandı.
Asitli ve aşındırıcı maddelerin sık kullanımının mine kaybına ve buna bağlı diş hassasiyetine yol açabileceğini belirten Rizvan, uzun vadede bunun estetik açıdan da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
BEYAZLATICI MACUN PROFESYONEL İŞLEMLE AYNI DEĞİL
Beyazlatıcı diş macunlarının özellikle çay, kahve ve sigaraya bağlı yüzey lekelerinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini belirten Rizvan, bu ürünlerden profesyonel beyazlatmayla aynı sonucu beklemenin doğru olmadığını söyledi.
Rizvan, “Dişin kendi rengini birkaç ton açmak ile yüzeydeki lekeleri temizlemek birbirinden farklı işlemler” dedi.
ÇAY VE KAHVE SONRASI SUYLA AĞIZ ÇALKALANABİLİR
Yeniden renklenmenin önlenmesinde günlük alışkanlıkların da önemli olduğunu belirten Rizvan, özellikle çay, kahve ve yoğun renk pigmenti içeren içeceklerin ardından su içilmesini veya ağzın suyla çalkalanmasını önerdi.
Rizvan, bunun renk verici maddelerin diş yüzeyiyle temas süresini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.
Daha fazla ürün kullanmak daha fazla beyazlık sağlamıyor
Ev tipi beyazlatma ürünlerinde kullanım süresini veya miktarını artırmanın daha iyi sonuç anlamına gelmediğini vurgulayan Rizvan, ürünlerin önerilen şekilde kullanılması gerektiğini söyledi.
“Daha hızlı sonuç almak amacıyla ürünü daha sık kullanmak ya da önerilenden uzun süre uygulamak diş hassasiyetini ve diş eti irritasyonunu artırabilir” diyen Rizvan, beyazlatmanın kontrollü yapılması gereken bir işlem olduğunu belirtti.
DOLGU VE KAPLAMALARIN RENGİ DEĞİŞMEYEBİLİR
Ön dişlerinde dolgu, porselen kaplama veya implant üstü restorasyon bulunan kişilerin beyazlatma öncesinde diş hekimine danışması gerektiğini belirten Rizvan, doğal dişlerle restorasyonların işlem sonrasında farklı renklerde kalabileceğine dikkat çekti.
Rizvan, “Beyazlatma doğal diş dokusu üzerinde etki gösterir. Dolguların, porselenlerin veya implant üstü restorasyonların rengi aynı şekilde değişmez” dedi.
Özellikle gülüş hattındaki restorasyonlarda işlem öncesinde renk planlamasının yapılması gerektiğini söyledi.
HASSASİYET VARSA ÖNCE NEDENİ ARAŞTIRILMALI
Beyazlatma öncesinde çürük, çatlak ve diş eti sorunlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Rizvan, sıcak ve soğuğa karşı hassasiyeti bulunan kişilerin kontrolsüz uygulamalardan kaçınması gerektiğini vurguladı.
Rizvan, “Diş beyazlatma estetik amaçla yapılsa da diş dokusuna uygulanan bir işlemdir. Hastanın ağız sağlığı, diş yapısı ve hassasiyet düzeyi değerlendirilmeden herkes için aynı ürünü ve aynı yöntemi önermek doğru değildir” ifadelerini kullandı.
“EN BEYAZ DEĞİL, EN DOĞAL VE SAĞLIKLI SONUÇ”
Beyazlatmada gerçekçi beklentinin önemine de değinen İpek Rizvan, diş renginin kişinin yaşı, genetik özellikleri ve doğal diş yapısına göre değişebildiğini söyledi.
Rizvan, “Amaç mümkün olan en beyaz dişe ulaşmak değil; kişinin yüzüyle uyumlu, doğal görünen ve ağız sağlığını koruyan bir sonuç elde etmektir” dedi.