İBB davasında 2. celsenin 17. günü: Tutuksuz sanıklar savunma yaptı

İBB davasının 2. celsesinin 17. duruşması Silivri'de görüldü.

İBB davasında 2. celsenin 17. günü: Tutuksuz sanıklar savunma yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının ikinci celsesinin 17. günü bugün Silivri'de başladı. Duruşmada tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.

İBB davasının 16. gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alınırken, İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu da duruşma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaboğlu, duruşmaların saat 22.00'ye kadar sürmesinin makul olmadığını belirterek yargılamanın yürütülme biçimine yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Kaboğlu şunları söyledi:

"Tıpkı gece yarısı sonrası yargılamadan öne aldığınız gibi ki malum siz geçen hafta saat 10'a 10 kala "insani değil" demiştiniz. Bizce İstanbul Barosu yönetimi olarak saat 22.00 de insani değil. Bu saatler makul süre değildir. Akşam saat 19.00 makul bir süredir, maksimum 19.30'dur.

Dolayısıyla bunu daha öne almanızı, gerçekten bu sıralamaya riayet edilmesini, özellikle sıralamanın avukatlar tarafından bilinebilmesini, önceden bunu duyurmanızı ve ona göre etkin savunma hazırlayabilmelerini, buraya gelen sanıkların mesailerini içeriğine yönlendirmelerini bekliyoruz. Şunu da belirtmek durumundayım; iddia, savunma, hüküm üçlüsü hep eşittir, bunun yasal temeli de anayasa temeli de vardır."

Halk TV muhabiri Gamze Altunay, İBB davasının ikinci celsesinin 17. gününde Silivri'deki duruşma salonunda yaşananları anbean aktardı...

DURUŞMA SONA ERDİ

Murat Demir’in sorgusunun ardından avukatının beyanlarına geçildi. Daha sonra mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.

İMAMOĞLU: ONUR DOSYADAN NEDEN ÇIKARILDI

Murat Demir’in savunması sona erdi, sorgusuna geçildi. Ekrem İmamoğlu, itirafçı sanık Erol Naim Özgüner’in geçen Ekim ayında başkanlık konutunun kameralarıyla ilgili toplantı yapmasına değindi ve “Sizi hangi sıfatla toplantıya çağırdı?” diye sordu.

Demir, “Ben kendisini tanımıyordum, beni Onur çağırdı” dedi. Demir ayrıca, Onur Kaygı’nın bu görüşmeden bir gün sonra savcılığa giderek ifade verdiğini de sözlerine ekledi.

Ekrem İmamoğlu bunun üzerine, “Onur’un dosyadan neden çıkarıldığını öğrenmeniz lazım” dedi. Mahkeme başkanı da gerekli incelemeyi yapacağını ifade etti.

"İddia makamının Onur Bey denen bu kişinin bu dosyadan, bu dosyadan nasıl çıkartıldığını da iddia makamına sorulması gerektiğini düşünüyorum." diyen İmamoğlu'na mahkeme başkanı şöyle yanıt verdi:

"Hatırladığım kadarıyla söylüyorum, Erol Naim Özgöner zaten burada verdiği ifadesinde o kamera kaydıyla ilgili kısmın yanlış anlaşıldığı, oradaki kameranın farklı olduğu yönünde bir anlatımı olmuştur. Oradaki etkin pişmanlık... Hatta sizin sorularınız da olmuştu onunla ilgili. Ya ben biz 3 aşağı 5 yukarı anladık mevzuyu. SEGBİS kayıtlarına bakacağız. Muhtemelen o sonraki toplantı da bunun üzerine yapılmış gibi duruyor yani."

İMAMOĞLU'NUN KONUTUNDAKİ KAMERALAR KONUSU...

Fatih Özçelik'in savunması ve avukatının beyanlarının ardından sanık kürsüsüne gelen isim İSBAK çalışanı Ümit Çakır oldu. Çakır, Ekrem İmamoğlu'nun konutundaki kameralarla ilgili iddia nedeniyle yargılandığını belirterek, "Ben işim gereği kamera teslim alır, teslim ederim. İSBAK'a getirilen cihazı teknik alana bıraktım. Cihaza müdahale etmedim, kontrol dahi etmedim" dedi.

Ümit Çakır'ın savunması, sorgusu ve avukat beyanları sona erdi. Sanık kürsüsüne gelen İSBAK çalışanı Murat Demir, 2025 yılının nisan ayında Onur Kaygı'nın kendisini arayarak, "Cihaz teslim edeceğim' dedi. İçlerinde harddisk yoktu" dedi. Demir, "Bana cihazı veren Onur tanık olmuş, ben ise sanık olarak yargılanıyorum" ifadelerini kullandı. Demir'in Onur Kaygı diye sözünü ettiği kişi, itirafçı sanık Erol Naim Özgüner'in ifadesinde 'Serdar' olarak geçiyor.

"EĞER MENFAAT ELDE ETTİYSEM HAYATIMDA NE DEĞİŞTİ?

Fatih Özçelik, "Ben iddia edildiği gibi bir menfaat elde ettiysem hayatımda ne değişti, gelirim mi arttı? Hayatımda değişen tek şey ömrümün bir yılını hücrede geçirmiş olmamdır" diyerek savunmasını noktaladı.

Özçelik'in ardından avukatı Aykut Bayrakçı'nın beyanlarına geçildi. Bayrakçı, Gizli Tanık Rüzgar'ın "Fatih Özçelik Ali Kurt tarafından işleri organize etsin diye yerleştirildi" sözlerine değindi ve "Müvekkilim 2008'de İBB'ye giriyor, 2014'te müdür oluyor. Bu hesaba göre Kadir Topbaş'ın ikna edilmiş olması gerekiyor" dedi.

"HİÇ GİTMEDİĞİM KOMŞUMUN BİLE EVİ BASILDI"

İtirafçı sanık Burak Karakuş'un iddiaları nedeniyle aylarca hapis yattığını belirten Başak Tatlı, "CV bile hazırlayamıyorum, sektörümde iş bulamıyorum" dedi.

Tatlı, "Burak Karakuş'un ifadesi yüzünden evine hiç gitmediğim komşumun bile evi basıldı" ifadelerini de kullandı.

Tatlı ayrıca, Emrah Bağdatlı'nın geçmişte çalışanı olduğunu, şu an hiçbir iletişimi olmadığını da sözlerine ekledi.

Başak Tatlı'nın savunmasının ardından kürsüye gelen isim İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik oldu.

18 yıldır İBB'de memur olarak çalıştığını, 2014'te Kamulaştırma Müdürü olduğunu ve 11 yıl aralıksız bu görevi yürüttüğünü belirten Özçelik, 1 yıl tutuklu kaldıktan sonra 30 Nisan'da tahliye olduğunu ifade etti. Özçelik, 1 yıllık tutukluluğunun vekil olarak attığı ihale onay belgesi nedeniyle olduğunu da sözlerine ekledi.

Emlak Yönetimi Daire Başkan Vekili olarak 21, 22, 23 Haziran tarihlerinde görev yaptığını, 22 Haziran'da attığı ihale onayı imzası nedeniyle 1 yıl tutuklu kaldığını belirten Fatih Özçelik, "İlgili evrakı imzalamasaydım, araya bayram tatili girecekti ve dosya bir hafta daha bekleyecekti" ifadelerini kullandı.

SAVUNMALAR BİR BİR ALINIYOR

Ceyhun Ünlü’nün ardından Başak Tatlı sanık kürsüsüne geldi. 8 aylık tutukluluğun ardından tahliye olduğunu ifade eden Tatlı, “Ben Emrah Bağdatlı’yı tanıma suçuyla buradayım. Kendisi eski patronum olur.” dedi.

ARA SONA ERDİ

Ara sona erdi, duruşma başladı. Sanık kürsüsüne gelen ilk isim eski Kültür Daire Başkanvekili ve Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü oldu. Ünlü, ihalelerin neden tek tek yapıldığını konusuna değinerek, Danıştay kararlarında ve Kamu İhale Kanunu'nda ihalenin bütün olarak yapılmasının idarenin takdirine bırakıldığını belirtti.

ARA VERİLDİ

Ali İhsan Mengir’in savunması ve sorgusundan sonra avukat beyanlarına geçildi. Daha sonra mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

"PARAYI TESLİM ETTİĞİNİZİ SÖYLEDİĞİNİZ KİŞİYİM"

Dinçer Kantar savunma yaptı. Tutuklu sanık Hüsnü Yüksel Tunar, Kantar'a "Beni tanıyor musunuz?" diye sordu. Kantar, "Hayır" dedi.

Tunar, "Parayı teslim ettiğinizi söylediğiniz kişiyim" diyerek karşılık verdi.

Dinçer Kantar'ın savunması ve sorgusu sona erdi. Sanık kürsüsüne Yücel Mengir geldi. İtirafçı sanık Yücel Mengir'in ardından kendisi gibi etkin pişmanlıktan yararlanan Ali İhsan Mengir'in savunması ve sorgusu başladı.

"GERÇEĞİ YANSITMIYOR"

Alaeddin Vardar savunması için söz aldı. Vardar, Ali Sukas ile Berna Sukas'a yardım ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti.

Savunma yapan Savaş Bayraktar, üzerine atılı rüşvet verme iddiasını kabul etmediğini söyledi.

ARA SONA ERDİ

Duruşmaya verilen ara sona erdi. Tutuksuz sanık Ensar Güney savunma yaptı.

Avukat Kaptan Yılmaz: 40 milyon ödemenizi almak için sizden para teklif edildi mi?

Ensar Güney: Hayır.

Avukat Yılmaz: 2019-2022 yılları arasında Güney'in sahip olduğu Güney Çiçekçilik’e eski dönemden kalan alacaklarla birlikte 50 milyon TL ödendi.

Mahkeme Başkanı: Kayıt hususunda sizin ve sanığın kayıtları uyuşmuyor, dosyaya sunun.

"İLK KEZ BURADA GÖRDÜM"

Boğaziçi İmar Müdürü Elçin Karaoğlu, "Beni tanıyor musunuz? İddianamede bana 500 bin liralık market kartı verdiğiniz söyleniyor. Verdiniz mi?" diye sordu. Hüsnü Akhan, "Sizi ilk kez burada gördüm. Kartların varlığını iddianameden öğrendim" dedi.

Duruşmaya ara verildi.

"SÜREÇ KADİR TOPBAŞ DÖNEMİNDE BAŞLADI"

GYO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Akhan, 6 Şubat depremlerinin ardından İBB'nin Hatay'daki çalışmalarına katkı sunmak için itirafçı sanık Adem Soytekin'in firması olan ASOY İnşaat'la konteyner kent yapımı için irtibat kurduklarını söyledi.

Akhan, "Adem Soytekin'in adını iddianamede öğrendim. Kendisiyle hiçbir irtibatım yoktur. Ödemeleri banka kanalıyla yaptık" dedi.

Akhan, 10 milyon dolar rüşvet iddiası yöneltilen Galataport ile ilgili İBB ile protokol yaptıklarını ve bu sürecin Kadir Topbaş döneminde başladığını da sözlerine ekledi.

Ekrem İmamoğlu, Hüsnü Akhan'a şu soruları yöneletti...

Ekrem İmamoğlu: Çok çok geçmiş olsun Hüsnü Bey. Ben aslında, açıklamaları yaptınız, soru da sormayacaktım ama iddia makamının “Hatay'da her önüne gelene sizin adınıza para yollar mısınız” diye sorusuna binaen soru sormam gerekti. Çünkü anlattığınız kadarıyla Hatsu zaten Hatay'ın İSKİ'si, Hatsu işletmeleri. O dönemde de İstanbul Büyükşehir Belediyesi, AFAD tarafından İstanbul'a gönderilen Türkiye'deki büyükşehirlerden bir tanesi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Türkiye'nin en büyük belediyesi ve en büyük kamu kurumlarından bir tanesi. Birçok bakanlıktan dahi daha fazla bütçeye sahip olduğu bir durumdur. Bu meseleyi niye izah etmek durumunda kaldım? Çünkü iddia makamının, ne yazık ki cahilce ve beyanlarla dolu bu iftiranamesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne aşağılayıcı bu tutum ve tavrına binaen sizlerin de ifadelerinde muhatap olduğunuz kurumun İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu ve Türkiye'nin en önemli illerinde, en önemli iki tane hattı, 2017'de, yani bizim dönemimizden önce kazandığınız ihaleler sürecinde bir çok görüşmeyi yaptığınızı ve bu çerçevede hatta yine İstanbul'a örnek bir biçimde bir danışma modeliyle, Galataport ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında da muhtelif ulaşım, altyapı ve üstyapı ile ilgili çok detaylı bir protokolü hizmete kavuşturduğumuz, bir tek otoparktaki eksiklik hariç devam ediyor. Bu çerçevede bir ilişki yürüttüğümüzü ifade ettiniz diyerek sorumu soruyorum. Siz İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile teknik ekiplerinizin yapmış olduğu muhtelif toplantılar çerçevesinde, Türkiye'nin ne yazık ki büyük ihmallerle, 13 büyükşehrinde yaşanan ağır depremin ne yazık ki oradaki şehirlerin iyi bir altyapıya kavuşturulamaması, çeyrek yüzyıllık 1999 depreminden sonraki büyük ihmallerden dolayı, 60.000'e yakın insanımızı kaybettiğimiz bir dönemde bu yönlendirmeyle benim ziyaretimde de 1500-2000 kişinin yaşadığı ve hala da yaşamın devam ettiği geçici konut projesinde, sizin de ifadenizle ben tabii rakamları hatırlamıyorum ama 3-4 milyon dolar civarında bir yatırıma destek olduğunuzu ifade ettiniz. Olan budur değil mi Hüsnü Bey?

Hüsnü Akhan: Aynen budur Sayın Başkan. Ve bunun yanında tabii ki baktığımızda bizim diğer Hatay'da örneğin İl Özel İdaresi'nden, valilikten, belediyeden gelen birtakım talepleri de biz yine kendi sosyal sorumluluk anlayışımız çerçevesinde yerine getirdik. Evet.

Ekrem İmamoğlu: Evet. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sizin gibi dolaylı ya da direkt deprem bölgesine yapmış olduğu yatırım da neredeyse 500 milyon dolar civarında bir rakama ulaşmıştır. Ki bizim de kurum olarak üzerimize düşen vazifeyi yerine getirirken, sizin de işin içine bir “bizim de bu işte bir katkımız olsun” diyerek sunduğunuz bir katkı bedelidir. Ve bu şekilde süreç gelişmiştir. Bu manada hem mahkeme heyetinin bilgilenmesi hem de iddianamede lekelenmeye çalışılan İstanbulluya ait İBB'nin bu manadaki açıkça izahının benim tarafımdan yapılması için bu soruyu sordum. Teşekkür ederim.

"HATIRLAMIYORUM"

Reklamcı Ali Can Akün savunma yaptı. Murat Ongun'un avukatı, Akün'e itirafçı sanık Muhittin Palazoğlu'nun ofisinde bulunan kaşelerini sordu. Akün, "Kaşeyi herkes bastırabilir, unutmuş olabilirim, bırakmış olabilirim. Hatırlamıyorum" dedi.

Reklamcı Eray Yazgan da savunma yaptı. Kültür A.Ş.'nin tutuklu genel müdür yardımcısı Doğan Hamit Doğruer'in avukatı Serkan Günel, "Müvekkilimi tanır mısınız? Kendisi sizden usule aykırı bir talepte bulundu mu?" diye sordu. Yazgan, "Tanışmış olabiliriz ama ismen tanımıyorum. Benden bir talepte bulunmadı" dedi.

Murat Bıyık, Genç Populist adlı şirkette ön muhasebe personeli olarak çalıştığını, karar verme yetkisi olmadığını belirtti.

"KANUNLARA GÖRE HAREKET ETTİK"

Tutuksuz sanık Oğuzhan Bayraktaroğlu, 1998’de göreve başladığını, iddianamede adının geçmesinin nedeninin Valilik tarafından belirlenen sıralı amir listesinde bulunması olduğunu söyledi.

Medya A.Ş. çalışanı İlknur Taşdelen, emniyet ve savcılık ifadesini tekrar etti ve beraatini talep etti.

Murat Ongun’un avukatı şu soruları yöneltti

Ongun’un avukatı: Müvekkilim size doğrudan ya da başkası aracılığıyla talimat verdi mi?

Taşdelen: Hayır.

Ongun’un avukatı: 2019’dan sonra ihale süreçlerinde değişiklik oldu mu?

Taşdelen: Hayır, kanunlara göre hareket ettik.

DURUŞMA BAŞLADI

Duruşma başladı. Selçuk Alanyurt, "Şahsıma yöneltilen suçlamalar, görev ve yetki alanımla uyuşmamaktadır" dedi.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
İBB İBB Davası Ekrem İmamoğlu