ABD'de seçim İsrail'in parasıyla insanlık arasına sıkıştı! Her sandıkta yenilen İsrail kesenin ağzını açtı
ABD'de Demokrat Parti içindeki İsrail çatışması dikkat çekiyor. Michigan’da AIPAC destekli adayın milyonlarca dolarlık harcamaya rağmen kaybetmesi partinin İsrail yanlısı elitleriyle Filistin yanlısı tabanı arasındaki mücadelenin büyüdüğünü gösterdi.
ABD’de Demokrat Parti, İsrail politikası üzerinden tarihinin en sert iç hesaplaşmalarından birini yaşıyor. Financial Times’ın değerlendirmesine göre Gazze’deki yıkım, özellikle liberal seçmenler açısından adayların ahlaki ve siyasi duruşunu ölçen bir teste dönüşmüş durumda. Vietnam Savaşı’nın önceki kuşak Demokratlar için taşıdığı siyasi anlamın benzerinin bugün Gazze meselesi üzerinden ortaya çıktığı belirtildi.
Bu ayrışmanın en belirgin görüldüğü yerlerden biri Michigan. Eyaletin Senato adaylığı için yarışan ilerici siyasetçi Abdul El-Sayed ile daha geleneksel Demokrat kanadı temsil eden Haley Stevens arasındaki mücadele, partinin genç ve Filistin yanlısı kanadıyla İsrail’e daha yakın duran eski kuşak arasındaki bir vekalet savaşına dönüştü. Financial Times, iki adayın ekonomi başta olmak üzere pek çok konuda benzer pozisyonlara sahip olmasına rağmen İsrail konusunda yaşadıkları ayrılığın yarışın neredeyse tüm gündemini belirlediğini aktardı.
MİLYONLARCA DOLAR HARCANDI

El-Sayed, Stevens’ı ABD’de İsrail yanlısı politikaları destekleyen güçlü lobi kuruluşu AIPAC ile yakın ilişkileri nedeniyle hedef aldı. Financial Times’a göre AIPAC, Stevens’ın kampanyasını desteklemek için yaklaşık 30 milyon dolar harcadı. Stevens ise El-Sayed’i Yahudi karşıtlığıyla ilişkilendiren açıklamalar yaptı. Anketlerde El-Sayed’in Stevens karşısında önde olduğu, ancak Demokratların genel seçimde bir Cumhuriyetçi adaya karşı koltuğu koruma ihtimali açısından Stevens’ın daha avantajlı görüldüğü belirtildi.
GENEL SEÇİMLER TARTIŞILIYOR

Michigan’ın ayrıca ABD’deki en büyük Arap-Amerikan nüfusuna sahip eyalet olması, İsrail politikasını Demokratlar açısından daha da kritik hale getirdi. Partinin bazı aktivistleri, Kamala Harris’in 2024 seçimlerini Donald Trump’a kaybetmesinde Joe Biden yönetiminin İsrail politikasından yeterince uzaklaşmamasının etkili olduğunu savundu. Ancak Financial Times, Harris’in adaylığının yalnızca 107 gün sürmesi ve ekonomi konusunda seçmende güçlü bir karşılık bulamamasının da göz ardı edildiğine dikkat çekti. Harris, Michigan’ın yanı sıra yedi çekişmeli eyaletin tamamını kaybetmişti.
BİRÇOK İSİM İSRAİL'DEN UZAKLAŞIYOR

Gazeteye göre AIPAC ile özdeşleşen Demokratların 2028 başkanlık adaylığında şansı giderek azalıyor. Pennsylvania Valisi Josh Shapiro gibi AIPAC’tan destek alan isimlerin siyasi geleceği tartışılırken, eski Chicago Belediye Başkanı Rahm Emanuel gibi parti içindeki geleneksel aktörlerin bile AIPAC’tan uzaklaşması dikkat çekti. Emanuel, İsrail’e yönelik ABD’nin yıllık askeri yardımının sona erdirilmesini savunuyor.
2028’de yeniden aday olması beklenen Kamala Harris’in de Biden yönetiminin İsrail politikasından farklı bir çizgi ortaya koymak zorunda kalabileceği belirtildi. Financial Times, Biden döneminin ulusal güvenlik ekibinde yer alan eski yetkililerin de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu karşısında Washington’ın yeterince sert davranmadığı yönündeki eleştiriler nedeniyle siyasi açıdan yıprandığını savundu.
Yazıda, Netanyahu’nun Donald Trump’ın İran’a yönelik "Destansı Öfke" operasyonunu başlatmasında da etkili olduğu ve Trump’ın bu kararın sonuçlarından başkanlığının geri kalanında kurtulmaya çalışacağı ileri sürüldü.
SOSYAL MEDYA TARTIŞMAYI SERTLEŞTİRİYOR
Financial Times’a göre Demokrat Parti içindeki İsrail tartışmasının büyümesinde yalnızca politika farklılıkları değil, yapay zeka ve sosyal medya platformları da önemli rol oynuyor. Algoritmalar kullanıcıları en fazla öfkelendiren ve etkileşim yaratan içeriklere yönlendirirken, aşırı görüşlerin siyasi tartışmada daha görünür hale geldiği belirtildi.
Mısırlı Müslüman bir aileden gelen El-Sayed hakkında sosyal medyada İslamcı terörist benzetmeleri yapılırken, Yahudi karşıtı ve Holokost inkârcısı içerikler de aynı platformlarda dolaşıma giriyor. Financial Times, ABD’de yetişkinlerin yaklaşık beşte birinin basılı veya dijital bir gazeteye abone olduğunu, buna karşılık yaklaşık iki katının TikTok kullandığını belirterek bilgi kaynaklarındaki değişime dikkat çekti.
Gazete, sosyal medya algoritmalarının ekonomik eşitsizlik, vergi oranları veya sağlık sistemi gibi karmaşık konular yerine Yahudiler ve Müslümanlar üzerinden yürütülen kimlik çatışmalarını daha kolay viral hale getirdiğini ifade etti.
EL-SAYED'İN GÜNDEMİNDE YALNIZCA İSRAİL YOK

Financial Times, El-Sayed’in kampanyasının İsrail meselesinden ibaret olmadığını da vurguladı. İlerici siyasetçi, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) kaldırılması ve tüm Amerikalılar için Medicare gibi politikaları öne çıkarıyor. İsrail’e verilen ABD askeri yardımını da Amerikalıların günlük ihtiyaçlarından kaynak aktaran bir harcama olduğunu ifade ediyor.
Bu noktada Trump’ın savunma bütçesini yaklaşık yüzde 50 artırarak 1,5 trilyon dolara çıkarmak istemesi de tartışmaya dahil edildi. Financial Times, nükleer silaha sahip olmayan Ukrayna ve İran gibi ülkelerin dünyanın en güçlü ordularına karşı direnebilmesinin, Pentagon’un giderek büyüyen bütçesinin sorgulanmasını gerektirdiğini belirtti.
SEÇMENİN KARARI PARTİNİN YAPISINI DEĞİŞTİR Mİ?
Financial Times’ın ortaya koyduğu tablo, Demokrat Parti içerisinde basit bir politika anlaşmazlığından çok daha fazlasına işaret ediyor: Bir tarafta İsrail’le güçlü ilişkileri savunan siyasi elitler ve onları destekleyen büyük bağış ağları, diğer tarafta ise Gazze nedeniyle bu çizgiye açıkça itiraz eden ve sandıkta ağırlığını artıran Demokrat seçmen var.
Michigan’da şimdilik kazanan sandıktaki bu yeni dalga oldu. Ancak asıl soru, El-Sayed’in zaferinin bir istisna mı, yoksa Demokrat Parti’nin İsrail politikasında yaşanan büyük dönüşümün başlangıcı mı olduğu. 2028’e giden yolda bu soru, Demokratların en büyük iç hesaplaşmalarından birinin merkezinde yer alacak.
ABD'de ilk kez Müslüman bir aday senatör olma yolunda! İsrail lobisi engellemek için 63 milyon dolar harcadı