ABD-İran mutabakatı neden hala pamuk ipliğine bağlı? Washington duyurdu, Tahran kabul etti...
Trump'ın "anlaşma tamamlandı" açıklaması dünya piyasalarında iyimserlik yarattı. Ancak uzmanlara göre asıl sınav, imzaların ardından başlayacak 60 günlük süreçte verilecek.
ABD Başkanı Donald Trump'ın "anlaşma tamamlandı" açıklaması küresel piyasalarda rahatlama yaratsa da, diplomatik çevreler Ortadoğu'da kalıcı barışın sağlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti.
Washington ile Tahran arasında aylardır devam eden yoğun diplomatik temasların ardından taraflar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden uluslararası deniz trafiğine açılmasını ve mevcut ateşkesin uzatılmasını öngören bir mutabakat üzerinde uzlaştı. Ancak anlaşmanın resmi imzaları henüz atılmış değil. Tarafların 19 Haziran'da İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenecek törende mutabakat zaptını imzalaması bekleniyor.
KIRILGAN ATEŞKES

Buna rağmen bölgedeki güvenlik riskleri devam ediyor. Diplomatik kaynaklara göre, anlaşmanın yürürlüğe girmesine kadar geçen süreçte İran'a, Lübnan'a veya Hizbullah unsurlarına yönelik olası bir saldırı tüm denklemi yeniden değiştirebilir. Özellikle Beyrut'un son günlerde yeniden hedef alınması, taraflar arasındaki kırılgan dengeyi gözler önüne serdi.
Bir diğer kritik başlık ise Hürmüz Boğazı. İran'ın savaş sürecinde bölgeye yerleştirdiği mayınların temizlenmesinin zaman alacağı belirtildi. Bu nedenle mutabakat kapsamında boğazın tamamen değil, aşamalı şekilde yeniden açılmasının planlandığı açıklandı. Tüm bu faktörler nedeniyle denizcilik uzmanları, bölgede yaşanabilecek herhangi bir güvenlik olayının küresel enerji akışını yeniden sekteye uğratabileceği görüşünde birleşti.
TRUMP'TAN ZAFER İLANI

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada anlaşmanın tamamlandığını duyurarak Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ve ABD Donanması'nın uyguladığı ablukanın kaldırılmasına onay verdiğini açıkladı.
Trump paylaşımında, "İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma artık tamamlanmıştır. Herkesi tebrik ederim" ifadelerini kullanırken, dünya ticaretinin ve enerji sevkiyatının yeniden normale döneceğini savundu.
Ancak diplomatik çevreler Trump'ın duyurduğu metnin nihai barış anlaşması değil, tarafları 60 günlük yeni bir müzakere dönemine taşıyacak bir çerçeve mutabakatı olduğuna dikkat çekti.
İRAN'DAN RESMİ DOĞRULAMA

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi ile Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibadadi de mutabakat metninin tamamlandığını doğruladı. Tahran yönetimi, anlaşma kapsamında Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesinin hedeflendiğini ve İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırılacağını açıkladı.
Arabuluculuk sürecinde aktif rol oynayan Pakistan ve Katar da tarafların uzlaşmaya vardığını teyit etti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, teknik ayrıntıların görüşülmesi için Doha'da ek temasların gerçekleştirileceğini duyurdu.
PİYASALARDA İYİMSER HAVA

Anlaşma haberi enerji piyasalarında anında etkisini gösterdi. Son haftalarda savaş endişeleri nedeniyle yükselen petrol fiyatları sert şekilde gerilerken, yatırımcılar riskli varlıklara yöneldi.
Brent petrol yüzde 4'ün üzerinde düşüşle 81 dolar seviyesine gerilerken, Asya borsalarında güçlü yükselişler görüldü. Japonya'nın Nikkei endeksi yüzde 5'in üzerinde değer kazanırken, Avrupa ve ABD vadeli işlemlerinde de iyimser hava hakim oldu.
MUTABAKATTA NELER VAR?

Taslak metne göre İran, 60 günlük süreç boyunca Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilerden ek ücret talep etmeyecek.
Tahran yönetimi ayrıca nükleer silah geliştirmeyeceği yönündeki taahhüdünü yeniden teyit edecek. İran'ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun ise Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde ülke içinde seyreltilmesi planlanıyor.
Washington ise İran'ın petrol ihracatına yönelik bazı yaptırımları geçici olarak askıya alacak. Ayrıca yurt dışında dondurulmuş yaklaşık 24 milyar dolarlık İran varlığının belirli aşamalar halinde serbest bırakılması öngörülüyor.
İSRAİL CEPHESİNDE RAHATSIZLIK

Anlaşmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri İsrail'de ortaya çıkan siyasi rahatsızlık oldu.
İsrail yönetiminin uzun süredir talep ettiği "İran'ın nükleer programının tamamen ortadan kaldırılması" ve "vekil güçlere verilen desteğin sona erdirilmesi" gibi başlıkların mutabakat metninde yer almaması, Tel Aviv'de eleştirilere neden oldu.
Özellikle aşırı sağcı çevreler anlaşmanın İran'a stratejik avantaj sağladığını savundu. İsrail Ulusal Güvenlik çevrelerinde, İran'ın bölgesel nüfuzunu koruyarak masadan kalktığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
Trump'ın son günlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik sert çıkışları da Washington-Tel Aviv hattında yeni bir gerilim başlığının oluşabileceğine işaret etti.
BARIŞ MI, ARA DURAK MI?
Uzmanlara göre 19 Haziran'da atılacak imzalar savaşın tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Asıl sınav, mutabakatın ardından başlayacak 60 günlük süreçte yaşanacak.
Bu dönemde tarafların provokasyonlardan uzak durup duramayacağı, Lübnan cephesindeki gelişmeler, Hürmüz'deki güvenlik durumu ve İsrail'in atacağı adımlar Ortadoğu'nun geleceğini belirleyecek.
Bu nedenle piyasalar şimdilik rahatlamış olsa da, bölgedeki kırılgan dengeler nedeniyle tek bir saldırı ya da yanlış hesaplama tüm süreci yeniden savaşın eşiğine taşıyabilir.
Son Dakika | ABD-İran anlaştı: Pakistan Başbakanı duyurdu