Süreçte tıkanıklık mı var? Ahmet Türk'ten iktidara dikkat çeken uyarı
DEM Parti'den sürece ilişkin iktidara uyarılar gelmeye devam ediyor. Son olarak Ahmet Türk, Demirtaş'ın serbest bırakılmamasını hatırlatarak "Adım atılmaması Kürtlerde güvensizlik ve umutsuzluk yaratır” dedi.
Türkiye’nin siyasi gündemi fon krizine kitlenmişken diğer taraftan çözüm sürecine ilişkin gelişmeler de dikkat çekiyor.
Dün, TBMM’de DEM Parti İmralı heyeti ile AKP grubu bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda sürecin geleceğine dair görüş alışverişi yapıldığı ifade edilirken DEM Parti ise sürece dair somut adım atılmamasına ilişkin itirazlarını sürdürüyor.
Geçtiğimiz gün Iğdır’da konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları “Adım atılmadıkça halkta inandırıcılık azalıyor. Halk sürece inanmıyor” uyarısı yapmıştı.
Bir benze uyarıda Görevden alınarak yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk’ten geldi.
UMUTSUZLUK VE GÜVENSİZLİK UYARISI
Amida Haber’e konuşan Türk, “Mart-Nisan ayında Selahattin Demirtaş bırakılacak dendi, iki yıl geçti. Bir an önce hukuki adımlar atılmalı. Adım atılmaması Kürtlerde güvensizlik ve umutsuzluk yaratır” dedi.
Türk’e yöneltilen sorular ve cevapları ise şöyle:
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Ahmetler makama” sözlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Göreve ne zaman döneceksiniz, bunun önünde engel olan nedir?
"Bu konuda bireysel olarak belediye başkanlığıyla ilgili çok fazla da bir beklenti veya bir talebim yok. Ama halk iradesine ipotek konulduğu için bu ipoteğin kalkmasının mücadelesini veriyoruz. Haksız bir uygulama. Halk iradesinin ortaya çıkması, demokratik bir düzenin, sistemin oluşması konusundaki mücadelemizi sürdürüyoruz. Sadece kayyum değil. Demokratik bir sistem nasıl oluşur, sorunun çözümü konusunda Kürtler ne kadar gerçek bir muhataptır gibi başlıkların tartışılması gerekiyor. Biz bu ülkede demokrasinin kalıcı hale gelmesi için çaba gösteriyoruz. Bizim mücadelemiz bu."
Süreçle ilgili gidişatı nasıl görüyorsunuz?
"Süreçle ilgili gelişmeleri büyük bir sabırla izliyoruz. Kürtler aslında kendilerine düşen her türlü görevi ve sorumluluğu yerine getirmiştir. Ama bugüne kadar açıkça söylemek gerekir ki devletten hiçbir adım atılmadı.
Şimdi burada bir barış olacaksa bir muhatabın olması lazım. Bu muhatabın eşit koşullarda bu süreci yürütmesi gerekiyor. Ancak burada bunu göremiyoruz. Daha önce de birçok yerde de bunu ifade ettim. Türkiye Büyük Millet Meclisi 467 oyla bir yasayı, bir kanunu gündeme getirdi ve kabul edildi. Yasa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çıkıp Resmi Gazete'de yayınlandıktan sonra bunun gereğinin yerine getirilmesi gerekiyor. Ama bugün Milli Savunma Bakanlığı diyor, MİT Müsteşarlığı diyor, bilmem başka bir meclis içinden komisyon oluşturuluyor. Ve bu süreci uzatmaya yönelik bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu doğru değil. Bir yasa çıkıyorsa o yasanın gereği yerine getirmek lazım.
Şunu da açıkça ifade ettik. Elinde silah olan insanlar silahlarını bırakmış. Bu sürecin izlenmesi konusunda bir akıl ortaya çıkabilir. Ama fikirlerinden, düşüncelerinden siyaset yaptığı için cezaevinde olan insanların silahla ne ilgisi var? Bunlar eline silah mı aldı? Kandil'e mi gitti bu insanlar? Hayır. O zaman niye bunu bekletiyor?. Selahattin Demirtaş'ı, Figen Yüksekdağ'ı, diğer arkadaşlarımızı, burada tutmanın nedenini biz de bilemiyoruz."
DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan yaptığı açıklamada, “Ekim ayında bazı somut adımlar atılacak” dedi. Size göre hangi adımlar atılmalı?
"Bunu hep söyledik, bir sene iki sene önce de söyledik. Nisan, Mart ayında Selahattin Başkan çıkacak dendi. Figen arkadaş serbest bırakılacak dendi. Ama aradan 2 yıl geçti. Şimdi bir oyalamak politikası yürütülüyor. Bunu doğru bulmuyorum açıkçası. Belki bu söylediklerim birilerinin hoşuna da gitmeyebilir. Ama gerçeği dile getirmek lazım.
Kürtler bu ülkede ortak demokratik değerler etrafında bütün halklarla buluşmak, birlikte yaşamayı içselleştirmiş olan bir noktada. Ama şimdi bunun önünde engeller çıkararak, bunu yok sayarak veya hiçleştirmeye çalışarak bu süreci kontrol etmeye çalışan bir anlayışla yaklaşırsanız elbette ki bence bu süreç konusunda tepkiler de ortaya çıkar, güvensizlikler de ortaya çıkar."
Süreçle ilgili bir umutsuzluğunuz var mı?
"Sürecin bu şekilde devam etmesi umutsuzluk çıkartır. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Gerçekten bu sürecin kalıcı bir barışa dönüşmesi için hepimiz büyük çaba gösteriyoruz. Halkımız da buna hazır. Artık silahların gündemde olmadığı, demokratik siyasetin öne çıktığı ve sorunların diyalogla, uzlaşarak, tartışarak çözmek istediğimiz bir mantıkla hareket ettiğimizi ve Kürtlerin böyle düşündüğüne de inanıyorum. Çünkü insanlarla konuşuyoruz, halkla konuşuyoruz.
Silahların susması güzel bir şey. Ama silahlar sustuktan sonra mesele sadece silah değil ki. Halkın talepleri var, özlemleri var, beklentileri var. Yıllardan beri özgür, demokratik bir ortamın sağlanması için bir mücadele vermiştir. Bu mücadelenin sonuçlanması ve başarıya ulaşması için çaba gösteriyor. Biz de bu çabanın içindeyiz."
Hatimoğulları'ndan sert süreç eleştirisi: Halkta güven yok