Haluk Levent İsviçre'ye kaçacakmış! AHBAP soruşturmasındaki 'taksici' itirafçı oldu

AHBAP soruşturmasında tutuklanan Deniz Şimşek, derneğin milyonlarca liralık alımlarında usulsüzlük yapıldığını öne sürdü. Şimşek, Haluk Levent’in sorun çıkarsa İsviçre’ye kaçacağını söylediğini iddia etti.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Haluk Levent İsviçre'ye kaçacakmış! AHBAP soruşturmasındaki 'taksici' itirafçı oldu

AHBAP’a yönelik soruşturmada tutuklanan taksiciyken derneğin satın alma sorumlusu oaln Deniz Şimşek, savcılık ifadesinde dikkat çeken iddialarda bulundu. Şimşek, Haluk Levent’in kendisine bir sorun çıkması hâlinde İsviçre’ye kaçacağını söylediğini öne sürdü. Derneğin satın alımlarında usulsüzlük yapıldığını iddia eden Şimşek, milyonlarca liralık işlemlerle ilgili ayrıntılar verdi.

DİLEKÇENİN ARDINDAN TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında tutuklanan şüphelilerden biri, 14 Temmuz’da cezaevinden savcılığa gönderdiği dilekçede Deniz Şimşek hakkında çeşitli suçlamalarda bulundu.

Dilekçede Şimşek’in depremden sonra zenginleştiği, depremzedeler için gönderilen yardımları depolayarak sattığı ve toplanan keresteleri elden çıkardığı ileri sürüldü. Kedi ve köpek maması satan bir toptancıya 300 milyon liralık fatura kestirildiği iddia edildi.

Bu suçlamaların ardından gözaltına alınan Şimşek, 30 Temmuz’da tutuklandı. İfadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Şimşek, “Bu yapının içinde değildim; bir süre sonra da dışlandım” dedi. Suçlamaların, ayrıldığı eşinden kaynaklandığını savundu.

80 MİLYON LİRALIKÇÇÇ

Şimşek, AHBAP’ın deprem bölgesinde kurmayı planladığı konteyner kırtasiyeler için yapılan satın alımlarda yüksek fiyatlarla karşılaştığını söyledi:

“Dernek deprem bölgesinde konteyner kırtasiyeler kurarak kırtasiye malzemeleri dağıtacaktı. (…) adlı şirketin ilk teklifi 66 milyondu. Teklifi inceledim, (yönetime) fiyatların çok yüksek olduğunu, kalemlerin kimisinde 2 kat, kimisinde 5 kata kadar makas olduğunu söyledim. Teklif birkaç gün sonra 44 milyon TL olarak geri geldi. Daha sonra deprem bölgesindeki arkadaşlar arayıp depolara kitap geldiğini söyledi. Çeşit çeşit kitaplar TIR’larla gönderilmişti. Arayanlara haberimin olmadığını söyledim. Sorunca, kitapların 80 milyon bedelle (ilk teklifi yapan) firmadan alındığını söylediler. (Şirketin sahibi) A.A. adlı işadamını dernekte sürekli görüyordum. (Dernek yöneticisi) Hüseyin Küçük’ün ortağı olduğu söyleniyordu. Sonradan araştırdığım ve öğrendiğim kadarıyla bahsedilen kitaplar yayınevinin deposunda kalan, kimisi eski, kimisi tedavülden kalkmış daha doğrusu müfredat dışı konuları içeren kitaplarmış. Deprem bölgesinde (kırtasiye için) konteynerler kurulmadı.”

HAYVAN YEMLERİ İÇİN 30 MİLYONLUK ALIM

Şimşek, İzmir’den yapılan hayvan yemi ve mama alımının da olağan olmadığını öne sürdü:

“Bir başka konu İzmir’den 30 milyon TL bedelli 1500 ton küçükbaş hayvan yemi, 1500 ton büyükbaş hayvan yemi, 750 kilo kedi maması, 750 kilo köpek maması satın alımı konusudur. Bu konu bana geldiğinde satın alım zaten gerçekleşmiş ve ödeme yapılmıştı. Kafamda bunu oturtamadım. Miktarlar çok fazlaydı. Bir petshop’tan alınıyordu. Normal değildi. Zaten daha sonra da bu yemlerin çiftçiler tarafından çok beğenilmediğini ve hayvanların bu yemleri yemediğini, çok kötü kalitede yemler olduğunu duydum. Ayrıca bu miktarların dağıtımı için neredeyse 100 adet TIR gerekir. Böyle bir lojistiğimiz de yoktu. Ayrıca petshop’tan bu kadar yüklü bir alım yapılması abesle iştigaldir.”

KAHVALTILIK ÜRÜNLER İDDİASI

Deprem bölgesi için toplam 230 milyon liralık kahvaltılık ürün alındığını belirten Şimşek, teslim edilen ürünlerin hem eksik hem de kalitesiz olduğunu savundu:

“Haluk Levent bana bizzat deprem bölgesinde fazlasıyla gıda ve özellikle kahvaltılık ihtiyacı olduğunu, kahvaltılık sepeti satın alma işi olacağını söyledi. İlk satın alımımız 30 milyon TL bedelliydi. Satın alımın (…) şirketinden yapılacağını söyledi. Kahvaltılık ürün satın alımını bir firmadan 430 ton şeklinde 4 veya 5 seferde toplamda 230 milyon TL bedelle gerçekleştirdik. Daha sonra bu ürünlerle ilgili Hatay’dan arandım. Üç TIR geldiğini, sevk irsaliyeleriyle malzemeler arasında büyük fark olduğunu ve bunu tutanağa geçtiklerini söylediler. Şirket ürünleri tam gönderdiğini ancak şoförlerin çaldığını iddia etti. Haluk Levent bana onların da mağdur olduklarını söyledi. Haluk Levent bu olayın üzerine bana, ‘Denizcim biz Murat beylerden 50 milyon TL’lik bir satın alım daha yapalım’ dedi. Şirkete güvenmediğim için oradaki depocu arkadaşları uyardım. Ürünlerden bazılarını teste götürmelerini istedim. Antep’deki depocu bana kendisinin de gıdacı olduğunu, gelen salamların teste sokulmasına gerek bile kalmadığını çünkü dana salama hiç benzemediğini söylemişti. Dolayısıyla ürünler satın alındığından daha az ve kalitesiz bir şekilde teslim edilmiştir. Gıda kolilerinde genel olarak sorun olduğunu düşünüyorum. Genelde 2 kat fiyatına satın alınmıştır.”

TIRLAR İÇİN 160 MİLYON

Şimşek, deprem öncesinde iletişim kurulan bir şirketten altı adet “Bilim TIR’ı” dorsesi satın alındığını ve yaklaşık 160 milyon lira ödendiğini söyledi. Sözleşmede dorselerin şirketin mülkiyetinde kalacağının, yalnızca üzerindeki bölümün derneğe ait olacağının yazıldığını iddia etti.

Muhasebe kayıtlarında TIR’ların bakımı için 10 milyon lira artı KDV olmak üzere toplam 12 milyon liralık fatura gördüğünü belirten Şimşek, sahadaki görevlinin kendisine herhangi bir bakım yapılmadığını söylediğini aktardı.

Konuyu Haluk Levent’e sorduğunu belirten Şimşek, Levent’in kendisine, “Denizcim, biliyorsun bu TIR’lar zaten (satın alınan … şirkete) ait ve onlara gidecek” dediğini öne sürdü. Şimşek, TIR’ların daha sonra Ankara’daki şirkete gönderildiğini ve yapılan harcamanın anlamsız olduğunun sahadaki çalışanlar tarafından da bilindiğini savundu.

"YARIN SORUN OLURSA İSVİÇRE'YE KAÇACAĞINI SÖYLEDİ"

Şimşek’in ifadesindeki en dikkat çekici iddia ise Haluk Levent ile baş başa yaptığı görüşmeye ilişkin oldu. Levent’in kendisini derneğin en üst katında bulunan ve uyumak için kullandığı odaya çağırdığını anlatan Şimşek, burada dernek içerisinden bazı bilgilerin dışarı sızdırılmasının konuşulduğunu söyledi.

Şimşek, Levent’in bir sorun çıkması hâlinde İsviçre’ye kaçacağını söylediğini ileri sürdü. Buna şaşırdığını belirten Şimşek, “Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?” karşılığını verdiğini anlattı.

Bu görüşmeden sonra evrakların kendisinden gizlenmeye başladığını savunan Şimşek, dernek içerisinde dışlandığını ve “ajan” olarak gösterildiğini iddia etti. Uzaktan çalışma sisteminin de bazı faaliyetlerin daha rahat yürütülmesi amacıyla getirildiğini düşündüğünü söyledi.

Şimşek, Kızılay’dan çadır satın alınmasına yönelik tartışmanın Haluk Levent ve ekibi tarafından bilinçli biçimde gündeme taşındığını düşündüğünü belirtti. Bilginin dernek içinden servis edildiğini savunan Şimşek, bu sayede yaşananların siyasi zemine çekildiğini ileri sürdü.

Sanatçıların manipüle edildiğini iddia eden Şimşek, Kızılay’ın iştiraki üzerinden çadır temin ettiği için teknik olarak satış yapmak zorunda olduğunu savundu. Şimşek ayrıca seçim öncesinde oluşan atmosferin derneğe daha fazla destekçi ve bağış kazandırdığını öne sürdü.

TAKSİCİYMİŞ AHBAP YÖNETİCİSİ OLMUŞ

Şimşek’in ifadesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Bürosu tarafından alındı. Şimşek, AHBAP’ta nasıl satın alma sorumlusu olduğunu ise şöyle anlattı:

“Daha önce benzer derneklerde aynı işi yaptım. Deprem olduğunda taksicilik yapıyordum. Depremden etkilendim, AHBAP’ın ilanına başvurdum ve beni, 21 Mart 2023’te ‘satın alma sorumlusu’ olarak işe aldılar.”

Şimşek’in Haluk Levent, AHBAP yöneticileri ve derneğin satın alma işlemlerine ilişkin anlatımları soruşturma kapsamında ileri sürülen iddialardan oluşuyor.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Haluk Levent Dolandırıcılık