Halk TV'nin Hakan Tosun haberini başmüfettiş raporu doğruladı: Sanık yakınları ile polis ocak başında oturdu
Gazeteci Hakan Tosun’un öldürülmesine ilişkin 2. soruşturmada müfettiş raporu çıktı. 11 polis memuru dinlendi. Halk TV’nin “sanık yakınları ile polislerin ocak başında oturdukları” haberi rapordaki polis ifadeleriyle doğrulandı.
Halktv.com.tr/ÖZEL HABER
Gazeteci Hakan Tosun, 10 Ekim akşamı ailesinin evine gittiği sırada, iki kişinin saldırısına uğradı. Tosun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. İki saldırgan telefonla karakola çağıldı, ifadelerinin ardından tutuklandı. Halk TV, saldırıdan 2 gün sonra olay yerine gitti, görgü tanıklarıyla konuştu.
Bir esnaf, polisin dükkanındaki cihazları incelemediğini daha sonra da saldırganın yakınlarının dükkanına gelerek kamera kayıtlarını aldığını anlattı. Ayrıca esnaf, olaydan bir gün sonra akşam saatlerinde saldırganın ailesi ile polislerin aynı sokaktaki bir ocak başında oturduğunu anlattı.
HALK TV’NİN HABERİ RAPORLA DOĞRULANDI
Haberin gündem olmasının ardından hem esnaf hem de saldırganın babası ve kuzeni gözaltına alındı. Üç isim de adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Ortaya çıkan detayların ardından Emniyet Genel Müdürlüğü, olaya ilişkin 2 polis başmüfettiş görevlendirdi. Başmüfettişler, 13 polis ve bir esnafı dinledi.
Halk TV, başmüfettişlerin hazırladığı “Araştırma Raporu’na” ulaştı.
Araştırma raporuyla Halk TV’nin haberi doğrulanmış oldu. Esnaf Y.S. Esenyurt Mevlana Polis Merkezi’nde verdiği ifade de iki sivil giyimli polisin sabah saatlerinde dükkanına geldiğini, kamera kayıtlarını incelemek istediklerini anlattı. Daha sonra 2 ayrı polisin de öğlen saatlerinde gelip aynı talepte bulunulduğunu, “görüntü yok” diyerek, cihazları da almadan ayrıldıklarımı aktardı. Aynı günün akşamında ise sanık Abdurrahman Murat’ın yakınlarının gelerek “cihazı söküp götürdüklerini” anlattı:
"GERİ GETİRİLEN CİHAZIN 3 VİDASI EKSİK”
“Ertesi gün iki polis geldi dükkana, kayıt cihazını sordular. Oğuz elektrikte olduğunu söyledim. O iş yerine gittik, dükkan kapalıydı. Daha sonra polisler üzerinde yazan numarayı aradı. Zafer Murat isimli kişi, Çeşme Sağlık Ocağında olduğunu söyledi, polisleri Çeşme Ocakbaşı isimli yere çağırdı. Polislerle birlikte oraya gittik. Zafer Murat olarak bildiğim kişi ve biri daha vardı. Kamera cihazımı alan kimdi diye sordum, şahıs ‘gelen kişileri ben gönderdim, cihazın bende. Olay oğlumu da kapsıyor’ dedi”

Esnaf Y.S. ifadesinde dikkat çeken noktaları da anlattı. Cihazının sanık yakınları tarafından kendisine teslim edildiğinde arkasında bulunan 3 vidanın eksik olduğunu söyledi, “içinin açıldığından şüphelendim olduğu gibi kutusuna koydum, daha da ellemedim” dedi.
ÖNCE “CİHAZ BENDE” DEDİ, EMNİYET SORGUSUNDA İNKAR ETTİ
Halk TV’nin haberinin ardında hakkında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan soruşturma başlatılan, Tosun’a saldıranlardan Abdurrahman Murat’ın babası Cafer Murat, ifadesinde bu sefer kamera görüntülerinin alınmasıyla ilgisi olmadığını iddia etti. Yeğeni Oğuzhan Murat’ın kendisinden habersiz böyle bir şey yaptığını iddia eden Cafer Murat “ben bu konuyu sosyal medyadan öğrendim” savunması yaptı. Kamera cihazını alan Oğuzhan Murat da aynı suçlamalarla ifade verdi. İfadesinde “Abdurrahman’ın lehine durumu aydınlatmak için aldım” dedi. Kamera cihazını kurcaladığını da söyleyen Murat, “görüntü gelmedi. Cihazı aldığım yere geri bıraktım” iddiasında bulundu.

CİHAZA HALK TV’NİN HABERİNDEN SONRA EL KONULDU POLİSLER OCAKBAŞI BULUŞMASINI KABUL ETTİ
Esenyurt Mevlana Polis Merkezi personelleri de dinlendi. 13 polis de ifadesinde aynı cümleleri kullandı. Sanık Abdurrahman Murat’ın babası Cafer Murat ile ile ocakbaşındaki buluşmayı kabul eden polislerden biri “ocakbaşının önündeki balkonda oturarak kendisi ile görüştük. Yaptığının doğru olmadığını kendi üzerine vazife olmadığını cihazı sahibine teslim edilmesi gerektiğini söyledik. Biz Çeşme Ocakbaşında görüştüğümüz şahıslarla 5-10 dakika arası kısa bir görüşme yaptık ” dedi.

Esenyurt Asayiş Büro amiri de ifadesinde, ekibinden polislerin ocakbaşında buluşması haberlerde çıktığını, bunu ekibiyle konuştuğunu söyledi. Komisere göre bahsi geçen cihazlara haberlerden sonra el koyma kararı çıkarıldı. İfadesinde “konunun hassasiyeti sebebiyle cihaza el koyma talebinde bulunmanın faydalı olacağını değerlendirerek bu maksatla ekibimi görevlendirdim. Geçen ekip bahse konu cihazı iş yerinden temin ederek konuyu nöbetçi cumhuriyet savcısına aktardı” ifadelerini kullandı.
“CİHAZ İNCELEMESİ BİTMEDİ”
Hakan Tosun’a saldıranların yakalanmadığı, telefonla karakola çağrıldığı da başmüfettiş raporuyla bir kez daha kanıtlanmış oldu. Polis memuru E.K., ifadesinde “İlk önce Abdurrahman Murat'ı aradık, telefonu açan olmadı. Akabinde babası Cafer Murat'ı aradık. Oda telefona bakmadı. Yaklaşık 1-2 dakika sonra Abdurrahman ve babası polis memuru Ramazan P.’ye ulaştı. Biz 15 dakika sonra karakola intikal ettiğimizde Abdurrahman ve babası bizden 5 dakika önce karakola geldiklerini öğrendik” dedi. İkinci saldırgan da yine aynı yöntemle, telefonla aranarak ulaşılmaya çalışıldı. Polis Memuru Ramazan P., Adnan Şahin’in olaydan saatler sonra telefonla ulaşılarak karakola çağrıldığını, avukatıyla birlikte Mevlana Polis Merkezi’ne geldiğini söyledi.
Müfettiş raporunda olay yerini en net gören iş yerinden alınan cihazın Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, fakat herhangi bir rapor gelmediği, bu raporun düzenlenmesinin de zaman alacağı belirtilmiş. Kamera kayıtlarına ilişkin rapor çıkmamasına rağmen müfettiş raporunda polislere ilişkin herhangi bir idari soruşturma yapılmasına gerek olmadığı belirtildi. Ayrıca disiplin soruşturmasına açılmasına da gerek olmadığı yazılmış.