Hakkında soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök: 13 kere seçim kazanmış insana Franco der miyim hiç?
"Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök, "Franco rejimi ile Erdoğan yönetimini birbirine benzetecek kadar kendimden geçmedim. 13 kere seçim kazanmış bir insanı diktatörle aynı yere koyamam" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı İspanyol diktatör Franco'ya benzettiği iddiasıyla re'sen soruşturma başlattı. İktidar kanadının ağır sözlerle hedef aldığı soruşturmaya konu olan yayın kayıtları ve Özkök'ün yazılı açıklaması, gazetecinin bizzat bu benzetmeyi reddederek Erdoğan'ı "13 kez seçim kazanmış demokratik bir lider" olarak tanımladığını gösteriyor. Soruşturma dosyası ile Özkök'ün beyanları arasındaki zıtlık, yargı hareketinin temel dayanağını tartışmaya açıyor.
BAŞSAVCILIK HAREKETE GEÇTİ, İKTİDAR "AHLAKİ SEFALET" DEDİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ertuğrul Özkök’ün Bahar Feyzan'ın programında sarf ettiği sözleri gerekçe göstererek "Cumhurbaşkanı'na hakaret" suçlamasıyla re'sen soruşturma açtı. Soruşturmanın kamuoyuna yansımasının hemen ardından AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Özkök’ü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı İspanyol diktatör Franco ile benzeştirmekle suçlayarak sert bir açıklama yaptı.
Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiştir. Cumhurbaşkanımız şu anda dünyada demokratik seçimler yoluyla iş başına gelen liderler içinde en tecrübeli devlet adamı ve liderdir. Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir. Türkiye’ye geçmişte yaşatılan kötülüklerin kök zihniyeti budur. Maalesef bu belli kesimlerde bir siyasi karakter haline gelmiştir. En yüksek demokratik meşruiyete sahip dünya liderlerinden olan Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Bu zihniyetle demokratik mücadelemizi en zor zamanlarda verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Yine bu zihniyetin partimizden bahsederken “Ak Parti diye bir parti yok” anlamına gelen sözleri sadece çürümüş bir zihniyetin temennisidir. Gerçeği öğrenmek isteyen biri, sokaklara çıkıp bunu dile getirsin ve cevabını bizzat yaşasın. Bu çürümüş beyanlar yok hükmündedir. Sadece Türkiye için kötü niyetleri olan kesimlerin itiraflarıdır."
SORUŞTURMANIN ODAĞINDAKİ O SÖZLER: ADALET İYİ ÇALIŞSA DAHA KOLAY SEÇİLİR
Soruşturmanın ve tepkilerin odağında yer alan Bahar Feyzan'ın programında Ertuğrul Özkök, İspanya'daki Franco döneminin bitişini örnek göstererek Türkiye'nin mevcut siyasi yapısını değerlendirdi.
Özkök'ün yayında kurduğu cümleler tam olarak şöyleydi:
"Bu dönemler geçecek. Ben İspanya'da bir öğrenci olarak İspanya'da Franco rejiminin nasıl çöktüğüne tanık oldum gözlerimle. Bir gecede gitti 30 yıllık Franco diktatörlüğü. Öldüğü gece İspanya'da rejim değişti ya, öldüğü gece! Bu tür rejimlerin böyle bu şekilde devam edeceğini kimse düşünmesin, devam etmez. Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz zaten. Şimdi böyle bir durum olduğu zaman herkes sadece bugüne değil... Neticede Cumhurbaşkanımız da 72 yaşında. Şimdi 72 yaş, daha gider ama neticede yaşlar bir gün bitiyor. Yani ben yaşıyorum bunu, bitiyor yaşlar. Şimdi o nedenle biraz herkesin şapkayı önüne koyup düşünmesi lazım. Yani ben şunu düşünüyorum: Türkiye'de şu anda adalet daha iyi çalışsa, insan hakları, liyakat daha iyi çalışsa, medya özgürlükleri daha iyi olsa emin ol Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçilme şansı çok daha büyük olurdu."
"FRANCO İLE BENZETECEK KADAR KENDİMDEN GEÇMEDİM"
Soruşturma haberinin ardından Bahar Feyzan, X hesabından Özkök ile yaptığı telefon görüşmesini paylaştı. Salı akşamı dönüş bileti olduğunu ve Türkiye'ye geleceğini belirten Özkök, "Memleketimden başka nereye gideceğim. Ayrıca programın tamamını izleyenler, aksine beni Cumhurbaşkanı'nı övdüm diye eleştirdi" dedi.
Özkök, bugün 10 Haber'de yayımlanan "13 kere seçim kazanmış insana Franco der miyim hiç?" başlıklı yazısında ise hakkındaki iddialara detaylı yanıt verdi. Kendine "muhalif" diyen en radikal insanın bile bu benzetmeyi yapamayacağını belirten Özkök, Kemal Kılıçdaroğlu'na yöneltilen eleştiriler üzerinden şu örneği verdi:
"O muhalifler ki, her gün Kemal Kılıçdaroğlu için '13 kere seçim kaybetti' diyorlar. O zaman adama sorarlar: Kardeşim Kılıçdaroğlu 13 kere seçim kaybettiyse bu seçimleri kim kazandı? Her seferinde bileğinin hakkıyla Erdoğan kazandı. Oysa Franco 30 yıllık iktidarı boyunca bir kez bile seçime girmedi. Şimdi 13 kere seçim kazanmış bir insanı hiç seçim yapmamış, iktidarı silah zoruyla ele geçirmiş bir diktatörle aynı yere nasıl koyabilirsiniz ki..."
15 TEMMUZ DETAYI VE SOSYOLOJİK SAVUNMA
1977'den sonra Hacettepe Üniversitesi'nde iletişim sosyolojisi, sosyoloji ve siyaset sosyolojisi dersleri verdiğini, konuyu defalarca anlattığını belirten Özkök, demokratik rejimlerde iki ayrı yönetim türü olduğunu ifade etti. Biri liderin karizmasına dayanmayan, öteki ise liderin karizması etrafında oluşan yönetim biçimleri olarak tanımladığı sistemlere De Gaulle'ün Fransa'sını, Orban'ın Macaristan'ını ve Trump'ın ABD'sini örnek gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seçimle ve demokrasiyle gelmiş liderler klasmanına soktuğunu vurgulayan Özkök, Franco klasmanına sokmanın 79 yaşına kadar aldığı eğitime ve dünya görüşüne ters olduğunu belirtti.
15 Temmuz gecesi FETÖ darbe girişimi sırasında CNN Türk yayınındaki tavrını da hatırlatan Özkök, "Aydın Bey'e (Aydın Doğan) 'bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına karşı bir darbe. Biz bunun karşısında durmalıyız' dedim. O gece CNN Türk televizyonuna çıkıp 'Bu bir darbedir ve biz gazeteciler bunu kabul edemeyiz' diye konuşan siyasetçi olmayan sivil bendim. Ertesi sabah Hürriyet'in yıldırım baskılarında da bunu ilk yazan insanım" diyerek demokratik meşruiyet vurgusunu yineledi.
10 yıldır gittiği Almanya'nın Bayreuth şehrindeki 150. yılını kutlayan Wagner Müzik Festivali'nde bulunduğunu aktaran Özkök; Richard Wagner’in mezarını ve evini ziyaret ettiğini, buranın kendisi için bir "detoks" yeri olduğunu yazdı. Hakkındaki soruşturmayı burada öğrenen ve henüz savcılıktan resmi bir bildirim almadığını belirten Özkök, 6 saat süren ve ilk perdesi kesintisiz 2 saat olan Rienzi operasını bu gelişmeler yüzünden keyifle izleyemeyeceğini ifade ederek sözlerini tamamladı.
Ertuğrul Özkök'ten ilk açıklama: Cumhurbaşkanı'na hakaretten soruşturma başlatılmıştı