Bir paket cips için mi öldürüldü? 8 yaşındaki Oğuzhan'ın ölümünde dayıya müebbet talebi
'Cips istiyorum' diyen 8 yaşındaki Oğuzhan 6'ncı kattan düşerek can verdi. Kardeşinin 'Dayım camdan attı' ifadesi sonrası savcılık, polisin 'kaza' dediği dosyada dayı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.
İstanbul Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahallesi Lavanta Sokak'ta 20 Ağustos 2024'te 8 yaşındaki Oğuzhan Moğol, 7 katlı binanın 6'ncı katından düşerek hayatını kaybetti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; Oğuzhan'ın camdan düştüğü sırada evde 9 yaşındaki kız kardeşi G.H.M., çocukların dayısı Mustafa Uğur S. (24) ile eşi İ.S. ve kayınvalidesi Ş.K.'nin bulunduğu belirtildi. Çocuklar Oğuzhan Moğol ve G.H.M.'nin annesi İ.S. ile babası Ersin Moğol'un boşanmış oldukları, çocukların velayetinin ise anne İ.S.'de bulunduğu iddianamede kaydedildi.

İddianamede, 24 yaşındaki dayı Mustafa Uğur S.'nin Oğuzhan Moğol'u pencereden atarak öldürdüğü yönünde kamu davası açılmasına yeterli şüphenin oluştuğu vurgulanarak, 'Çocuğu kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Evde bulunan anne İ.S., Ş.K. ve yenge İ.S. hakkında yürütülen soruşturmalarda ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Dosya, değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

9 YAŞINDAKİ GÖRÜRGÜ TANIĞI ANLATTI: 'SENİ ATAYIM MI' DEDİ VE CAMDAN ATTI
Soruşturmanın seyrini belirleyen en kritik unsur, Oğuzhan'ın 9 yaşındaki kız kardeşi G.H.M.'nin savcılıkta verdiği ifade oldu. G.H.M., ifadesinde olay günü dayısının evine öğleden sonra gittiklerini aktardı. Ağabeyinin eve girdikten sonra "Ben cips istiyorum" diye bağırdığını, dayısı Mustafa Uğur S.'nin ise "Sen bana bağıramazsın" dediğini kaydetti.

Tuvaletten çıktıktan sonra pencerenin açık olduğunu ve dayısını pencerenin önündeki koltukta kucağında Oğuzhan ile gördüğünü belirten G.H.M., dayısının ağabeyine "Seni atayım mı" dediğini, bu sırada Oğuzhan'ın ağladığını ve kendisinin de "Sen ne yapıyorsun" diye bağırdığını ifade etti. Ağabeyinin yalnızca kendi ismini seslenebildiğini aktaran G.H.M., ardından dayısının Oğuzhan'ı camdan aşağı attığını dile getirdi.

Olayın hemen sonrasına ilişkin süreci de aktaran G.H.M., yengesinin "Oğuzhan nerede" sorusuna dayısının "Uyuyor" cevabını verdiğini belirtti. Dayısına "Yalan atma" dediğini söyleyen G.H.M., yengesine "Dayım Oğuzhan'ı camdan aşağı attı" şeklinde bilgi verdiğini, yengesinin ise "Ne" diye bağırdığını kaydetti. G.H.M. ayrıca, olay sonrasında annesi, dedesi ve dayısı Uğur S.'nin kendisini Bağcılar'daki evde tehdit ettiğini belirterek, kendisine "Babaannen, baban ve sen mahvolursun, sonucu çok kötü olur" denildiğini öne sürdü.

EMNİYET 'DÜŞME' DEDİ, SAVCILIK İSE CİNAYET ŞÜPHESİYLE DAVA AÇTI
Dosyaya giren Cinayet Büro Amirliği raporunda; olayın Oğuzhan'ın başka bir şahıs tarafından itilmesi sonucu gerçekleşmediği yönünde değerlendirme yapıldığı aktarıldı. Ancak savcılık, kız kardeş G.H.M.'nin beyanları doğrultusunda soruşturmayı derinleştirdi. İddianamede, olayda fiziki bir "itme" iddiasının bulunmadığı, çocuğun kendi kendine düşmesi ile bir başkası tarafından pencereden boşluğa bırakılması veya atılması durumunda zemindeki düşme konumlarının aynı ya da benzer olabileceği tespiti yapılarak tahkikata devam edildiği belirtildi.
Adli Tıp Kurumu raporunda ise çocuğun ölümüne neden olan travmaların yüksekten düşmeyle oluştuğu, fakat düşmenin denge kaybı mı yoksa dış bir müdahaleyle mi gerçekleştiğinin tıbben ayırt edilemediği bilgisi yer aldı.

İddianamede ayrıca tanık H.A.'nın anlatımlarına yer verildi. H.A., olay günü saat 19.00-19.30 sıralarında hastanenin acil servisinde bulunduğu esnada yanından geçen uzun boylu bir erkeğin "Anne kurtar beni, elimden kaydı" şeklinde bağırdığını duyduğunu ifade etti.
Soruşturma sürecinde şüpheli dayı Mustafa Uğur S., anne İ.S., Ş.K. ve yenge İ.S.'nin adreslerinde arama yapıldı, dijital materyaller incelendi ve şüphelilerin savunmaları alındı.
ANNE VE DAYININ SAVUNMALARI: SUÇLAMALARI BABASI YÖNLENDİRİYOR
Hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen dayı Mustafa Uğur S. savcılık ifadesinde suçlamayı reddetti. Oğuzhan'ın kendi elinde büyüdüğünü ve aralarının çok iyi olduğunu savunan şüpheli, çocukları babaannelerinden alıp eve getirdiğini, evde oyun oynadıktan sonra pencere önündeki kanepede telefonuyla ilgilendiğini anlattı.
Mustafa Uğur S. ifadesinde şunları söyledi:
"Cama tutunarak geçti. Telefonumdan kafamı kaldırdığımda Oğuzhan'ın bana yakın camdan geriye doğru düştüğünü gördüm. Tutmak için hamle yaptım ancak değemedim ulaşamadım."
Olayın ardından ambulans çağırdığını, yaşadığı şok nedeniyle kendisine zarar vermek istediğini ve polise "Anne kurtaramadım, elimi uzattım kurtaramadım" dediğini iddia eden şüpheli dayı, yeğeni G.H.M.'nin beyanlarının babası tarafından yönlendirildiğini öne sürerek, "Kesinlikle yeğenim Oğuzhan'ı camdan aşağı atmadım ya da onu elimden düşürmedim" dedi.
Anne İ.S. ise olay anında evde bulunmadığını, işten dönerken haber aldığını belirtti. Kardeşi Mustafa Uğur S.'nin çocuklara baba figürü olduğunu savunan anne, kızı G.H.M.'nin kendisine daha önce ağabeyinin kart oyunu oynarken zıpladığını, koltuğa çıkıp cama tutunarak yürürken ayağının kayması sonucu düştüğünü anlattığını iddia etti. Kızının anlatımlarının çelişkili olduğunu, velayet davası sürecinde babanın etkisiyle dayısını suçladığını öne sürdü.
Anne İ.S.'nin cep telefonunda yapılan dijital incelemede olaya dair görüntüye rastlanmadığı; annenin kendi numarasına mesaj atarak ölen çocuğuna duyduğu özlemi ifade ettiği, kızı G.H.M.'nin sürekli farklı şeyler anlattığını belirterek ona güvenmediğini yazdığı tespit edildi. Anne ile dayı arasındaki mesajlarda da Oğuzhan'a duyulan özlemin konuşulduğu, şüpheli dayının G.H.M. ile mesafeli olduğunu belirttiği aktarıldı.

"EVDEKİLERİN BÜYÜK İHMALİ VAR YARGILANMALARINI İSTİYORUZ"
İddianamenin kabul edilmesinin ardından konuşan baba Ersin Moğol, olayın peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Kızının verdiği ifadenin gerçeği ortaya çıkardığını belirten baba Moğol, şu ifadeleri kullandı:
"2024 Ağustos ayında oğlumun ölüm haberini aldık. Ölüm haberini aldıktan sonra bize 'Oğlumun koltuktan düştüğü' söylendi ama biz kızımızı aylar sonra aldığımızda, kızımızın ifadesinde ağabeyini, dayısının camdan aşağıya attığı ifadesi var ve bu savcılık tarafından pedagoglar eşliğinde alınmış kızımın ifadesidir. Bunun akabinde kızımın velayetini aldım. Kızımın velayetini aldıktan sonra aile bu sefer kızımı 'Ağabeyinin nasıl düştüğünü söylersen seni de ağabeyin gibi öldürürüz' diye hem dedesinin hem dayısı hem de eski eşim kızımı tehdit etmiş bulunmaktadırlar. Bununla ilgili savcılığa da suç duyurusunda bulunduk. Uzun bir süre sonra iddianameyi bekliyorduk, bugün iddianamenin hazırlandığı haberini aldık. Sevinelim mi, üzülelim mi çok kararsız kaldık ama ben ve avukatlarım iddianamede de eksiklikler olduğunu düşünüyoruz. Eski eşimin velayete bakmadığı, velayetin yükümlülüklerini yerine getirmediği kanıtlandı, zaten ortada bir de vefat var. O gün evde olmaması ve bundan önce de oğluma ve kızıma bakmaması, eski eşim hakkında kovuşturmaya yer olmadığı ifadesi yer alıyor; biz buna itiraz edeceğiz. Dayının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanması sözkonusu, bu bizim için çok iyi bir haber. Evdekilerin de büyük ihmali olduğu ve evdekilerin de yargılanmasını talep edeceğiz. Gerekli işlemleri yapacağız ve en kısa sürede yargılanıp cezalarını çekmelerini istiyoruz."