Bahçeli çerçeve yasaya tam destek istedi

MHP Lideri Bahçeli, "Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye'ye ilişkin yasa yapımı sürecinde önemli bir eşikteyiz. Çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" dedi. Bahçeli, sürece yönelik eleştirileri ise "Hezeyan" olarak niteledi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Bahçeli çerçeve yasaya tam destek istedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürecin yasal zemine kavuşması için hazırlanan "çerçeve yasa" tasarısına amasız, fakatsız tam destek verilmesini istedi. Sürece dönük yükselen eleştirileri sert bir dille hedef alan Bahçeli, örgütün zayıfladığı bir dönemde neden adım atıldığına ilişkin sorulara ise "siyasal kaygı" yanıtını verdi.

"ÇERÇEVE YASAYA TAM DESTEK VERİLMELİDİR"

Bahçeli, sürece ilişkin yaptığı son değerlendirmelerde, yasa yapımı aşamasına gelindiğine dikkat çekerek konunun siyaset üstü görülmesi gerektiğini savundu. Türkgün gazetesine konuşan MHP lideri, sürecin gidişatına dair şu ifadeleri kullandı:

"Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir."

Bahçeli, sürecin çıkış noktası ve İmralı hattındaki gelişmelere değindiği açıklamasında şunları kaydetti:

"Terörsüz Türkiye süreci 22 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Konuşmasında yaptığımız açıklama ile başlamıştır. Amaç Terör Örgütü PKK’nın bütün unsurları ile koşulsuz şartsız silah bırakması, Türk ve Türkiye yüzyılında terörün sıfırlanması, millî birliğin pekiştirilmesidir. Türk milletinin, ön şartsız bir biçimde kendi ana gövdesinde kucaklaşıp huzurlu, umutlu, müreffeh, şiddetsiz ve terörsüz bir yüzyıla girmesi amaçlanmıştır. Bu şekilde Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına daha güçlü bir biçimde girileceği öngörülmüştür.

‘Terörsüz Türkiye’ politikamız açıklandıktan sonra meseleye çeşitli çevrelerden farklı yorumlar yapılmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakanlar ve siyasi parti liderleri, şehit ve gazi aileleri de sürece destek veren açıklamalarda bulunmuşlardır.

İmralı’nın 27 Şubat’ta DEM Parti heyeti aracılığı ile PKK’ya yaptığı tüm bileşenleriyle silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısı sonucunda fesih ve silah bırakmanın gerçekleşmesi tarihî bir dönüm noktası olmuştur. Yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uygulamalıyız."

KOMİSYON RAPORU TAMAMLADI

Süreç kapsamında Meclis çatısı altında atılan adımları ve oluşturulan mekanizmayı aktaran Bahçeli, kurulan komisyonun çalışmalarını tamamladığını bildirdi:

"Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında ‘Millî dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ oluşturulması çağrımız karşılık bulmıştır. Burada ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında yapılacak çalışmalar çok boyutlu ele alınmıştır. Bu gelişmeleri müteakip komisyon, detaylı raporunu hazırlamıştır."

Sürecin toplumsal uzlaşı zemininde yürütülmesi gerektiğini belirten MHP lideri, hedeflerini şu sözlerle detaylandırdı:

"Milliyetçi Hareket Partisi; Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak, toplumsal huzursuzluk alanlarının cepheleşmeye dönüşmesini önlemeyi ve herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenip toplumsal sıkıntı ve sorunları çözmeyi amaçlamaktadır. Farklılıkların öne çıkarılması yerine zengin ortak değerlerimizin bütünleştiriciliğinde millî bir bakış açısının egemen olabileceğini düşünüyoruz.

Bireysel özgürlüklerin geliştirilmesini, herkesin istediği gibi yaşama hakkının temin edilmesini, toplumsal duyarlılıklara sahip olma anlayışıyla tasada ve kıvançta bir olabilmeyi arzu ediyoruz. İşte terörsüz Türkiye bu politik anlayışın bir sonucu olarak tecelli etmıştır. Toplumsal mutabakat ile çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine ihtiyacımız vardır."

TEPKLİLERİ "HEZEYAN" OLARAK NİTELENDİRDİ

Sürece yönelik muhalefetten ve kamuoyundan gelen eleştirileri hedef alan Bahçeli, tepkileri "hezeyan" olarak niteledi. Bahçeli'nin açıklamasındaki ilgili kısım şöyle oldu:

"Terörsüz Türkiye ile ilgili çeşitli hezeyanlarla eleştiriler yapanlar, millete dayandıklarını iddia ederek, küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekâlet kavgasının aracı olmaktadırlar ve bunu idrak edecek potansiyelden de yoksun bulunmaktadırlar. Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir."

Bahçeli, eleştiride bulunanların politik malzeme kaybetme kaygısı taşıdığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

"Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir. Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir.

Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar."

DIŞ POİTİKA VE ZAMANLAMA VURGUSU

Adımın küresel dinamiklerle ve bölgesel gelişmelerle ilgili olduğunu belirten Bahçeli, geçmişe takılı kalınmaması gerektiğini savundu:

"Terörsüz Türkiye, Batılı aklın dayattığı sömürü düzeninin zincirlerini kırma, oynadığı oyunu bozma, kurduğu tuzakları tarumar etme iradesiyle atılmış tarihi bir adım, geri dönülmesi mümkün olmayan bir politikadır. Dün bugün için nasıl ki belirli kararları almak durumunda idiysek bugün de yarınlarımız için bu konuda sorumlu bir anlayış ile hareket etmek zorundayız. Emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır.

Türkiye ve Türk milleti noktasında geleceğimizi geçmişin sorun çözmeyen anlatılarına mahkûm edemeyiz. Bugün koşullar geçmişte teslim olunan anlatıları aşmıştır. İlerlemenin sağlanabilmesi için önünüze bakmanız gerekir."

Zamanlamaya ilişkin teorik bir çerçeve çizen MHP Lideri, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

"Uzun zamandır mücadele ettiğimiz, çok sayıda evladımızı şehit verdiğimiz terörü bu politikamızla bugün kökten bitirme aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Zira bu tür durumlarda bir çözüm arayışına şiddetin en fazla olduğu dönemde değil tam aksine anlam krizinin yaşandığı, ideolojik bir krizin oluştuğu, bölgesel varlık alanının daraldığı ve bir sarmalın ortaya çıktığı dönemlerde girilir. Tam olarak bu zaman diliminde terörü toplumsal ve siyasal hayatımızdan çıkarabiliriz.

Hareketimizin başlangıcından günümüze ülkemize zararı dokunacak hiçbir faaliyetin içinde bulunmadık, bulunmayız. Milliyetçi Hareket Partisi’ni asılsız yaftalamalarla yıpratmaya çalışan hiçbir art niyet amacına ulaşamayacaktır. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihî bir sorumluluk, tabiri caizse bu uğurda gövdemizi taşın altına koyduğumuz bir atılımdır. Bu konuda bizim içimiz rahattır, herkesin de içi rahat olmalıdır."

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Çerçeve Yasa Devlet Bahçeli