"Amaçları fon vurgununun konuşulmaması" YENİ Parti’den Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki

Türkiye güne gözlerini TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in gözaltına alınması ile açtı. Şafak vakti yapılan operasyonlara tepki gösteren YENİ Partili vekiller, amacın fon vurgununun konuşulmaması olduğunu söyledi.

"Amaçları fon vurgununun konuşulmaması" YENİ Parti’den Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki

Fonlardaki vurgunun ortaya çıkmasının ardından 7'den 70'e konuşulan tek gündem maddesi olmaya devam ediyor. Muhalefet ve kamuoyu, vurgunun içinde yer alan siyasilerin de bedel ödemesi gerektiği yönünde tepkiler göstermeye devam ederken bu sabah yine belediyelere operasyon yapıldı.

TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir ve Mezitli belediye başkanları dahil 59 kişi bu sabah eş zamanlı operasyonlar ile gözaltına alındı. Başkanlar ve beraberindekilere yapılan operasyonun 'yolsuzluk' suçu gerekçesi ile yapıldığı ifade edildi.

YENİ PARTİLİ VEKİLLERDEN 'FON VURGUNUNU GÖLGELEME' TEPKİSİ

Belediyelere eş zamanlı şekilde yapılan operasyonların ardından YENİ Partili vekillerden de tepki geldi. YENİ Parti Diyarbakır vekili Sezgin Tanrıkulu ve YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bu operasyonların gündeme gölge düşürme amacı ile yapıldığını savundu.

"Amaçları fon vurgununun konuşulmaması" YENİ Parti’den Vahap Seçer’in gözaltına alınmasına tepki - Resim : 2

Halk TV'de Deniz Bayramoğlu'nun Gün Doğarken programına katılan Gökhan

Günaydın, Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki fon soruşturmasına da değinerek, "Şimdi Fatma Betül Sayan Kaya tek başına 2 milyar liralık bir fon dolandırıcılığı ile suçlanıyor. Üstelik de elde kesin veriler var, kesin bilgiler, deliller var. Ne yapıldı Fatma Betül Sayan Kaya'ya karşı?" diye konuştu. Mersin'deki belediye başkanları ve diğer şüphelilerin ifadeye davet edilebileceğini savunan Günaydın, "Bu ikili hukuk memlekette adaleti ve memleketin geleceğine olan güveni hepimize kaybettirdi" dedi.

GÖKHAN GÜNAYDIN'DAN OPERASYON TEPKİSİ
Bu arkadaşlarımın tamamı 31 Mart 2024 tarihinde bizim tarafımızdan belediye başkan adayı gösterildiler. Vahap Seçer uzunca bir zamandır Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı, Yenişehir ve Mezitli Belediye Başkanı ve 59 kişinin toplamda sizin de söylediğiniz gibi 331 milyon liralık kamu zararı ile suçlanmaları ve bu çerçevede sabahın köründe evlerinden gözaltına alınmaları hadisesiyle karşı karşıyayız.

Şimdi şüphesiz eğer kamu zararı varsa, ihalelerde de bir usulsüzlük var ise bunlar normal bir hukuk devletinde soruşturulur, kovuşturulur. Ama bunlar adil yapılır. Araçsallaştırılmış yargının bir ürünü olarak topluma sunulmaz ve aynı zamanda gündemi değiştirme çabasının bir parçası yapılmaz.

Şimdi Fatma Betül Sayan Kaya tek başına 2 milyar liralık bir fon dolandırıcılığı ile suçlanıyor. Üstelik de elde kesin veriler var, kesin bilgiler, deliller var. Ne yapıldı Fatma Betül Sayan Kaya'ya karşı?

Daha dün gece memlekette yıllarca bakanlık yapan Hayati Yazıcı'nın oğlunun mal varlığına tedbir konuldu. Oğluyla beraber banka kuranların tamamının mal varlığına tedbir konuldu. Sonra bir saat geçmeden aradan bu tedbir kaldırıldı.

Şimdi şöyle mi diyorlar bize: 'Eğer AK Partiliysen bu memlekette her şeyi yapabilirsin ve emin ol hiç kimse sana dokunmaz. Çünkü eğer sana dokunulursa o ipin ucunu çektiğin zaman herkesin geleceği bilinir. O nedenle olsa olsa eğer muhalefet yakalarsa, yeni parti yakalarsa görevden affın istenir, görevden affın kabul edilir ve dolayısıyla normal hayatına devam edersin. Yok eğer muhalif belediye başkanıysan sana nefes aldırmayız.'

Şimdi böyle yaparak 830 milyar liralık asrın soygununu gizleyebileceğini ve vatandaşın gündeminden çıkartabileceğini mi sanıyorlar? Evet, biz size sabahın 8'inde telefon bağlantısı yaptık. Evet, bu memlekette gündem oluyor. Evet, arkadaşlarımızın hakkını, hukukunu elbette koruyacağız ama bu fon meselesinde ensenizde olmaya devam edeceğiz.

Dolayısıyla şunu ifade edeyim; hem Mersin hem Yenişehir hem Mezitli belediye başkanları hem de gözaltına alınanların tamamı pek rahatlıkla evlerine polis ve kolluk gönderilmeden davet edilerek savcı karşısında ifadelerini verirlerdi ve gerekli işlemler yapılırdı.
Kaldı ki ben arkadaşlarımızın herhangi bir mali açıdan sorunlu meseleye karışıp karışmadıkları konusunda bir bilgiye sahip değilim. Birçoğunu da çok yakından biliyoruz, öyle işler yapmayacaklarına da ilişkin inancımız var. Ama bu ikili hukukun memlekette adaleti ve memleketin geleceğine olan güvenci hepimize kaybettirdiğini bir kere daha ifade edeyim. Bunlar gitmeden bu memlekete huzur gelmeyecek."

SEZGİN TANRIKULU ASIL MESELEYİ AÇIKLADI

Sezgin Tanrıkulu ise yaptığı açıklamada iktidarın fonun, vurgunun konuşulmasını istemediğinden bu operasyonların yapıldığı ancak asıl meselenin Türkiye'de seçimli ve çok partili yerel demokrasinin ortadan kaldırılması olduğunu söyledi.

TANRIKULU ASIL MESELEYŞİ AÇIKLADI
"Bu sabaha da Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımız Vahap Seçer ile Yenişehir ve Mezitli Belediye Başkanlarımızın gözaltına alındığı haberiyle uyandık.

Vahap Seçer, 2019 yılından bu yana Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor. Ondan önce iki dönem Mersin Milletvekilliği yaptı. Bugün aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı. Yani yalnızca Mersin'in değil, Türkiye'deki bütün belediyelerin ortak kurumsal yapısının başında bulunan bir belediye başkanından söz ediyoruz.

Aslında bu operasyonlar yeni değil. Hepimiz biliyoruz. Peki neden şimdi?

Çünkü tam da bugünlerde Adalet ve Kalkınma Partisinin bütün yapılarıyla ilişkisinin tartışıldığı bir fon vurgunu var. Ben buna kriz demiyorum; fon vurgunu diyorum. 450 binden fazla yurttaşımızın mağdur olduğu bir süreçten söz ediyoruz.

Adalet ve Kalkınma Partili yetkililerin, milletvekillerinin, eski bakanların ve onların çevrelerinin bu fon vurgunuyla ilişkileri kamuoyunda tartışılıyor. Türkiye bunu konuşuyor.

Tam da bu meselenin, bu vurgunun, bu rant düzeninin konuşulduğu bir zaman diliminde Mersin'de böyle bir operasyon gerçekleştiriliyor.

Yani yurttaşa verilmek istenen mesaj şu: Fonu konuşmayın, vurgunu konuşmayın, rantı konuşmayın. Adalet ve Kalkınma Partisiyle ilişkilerini ve bu yapının sorumluluğunu konuşmayın.

Ama meselenin asıl boyutu bundan daha büyük.

19 Mart 2025'te İstanbul'da başlayan operasyonlarla birlikte Türkiye'de seçimli, çok partili yerel demokrasinin tasfiyesi yönünde yeni bir aşamaya geçildi. Mesele artık yalnızca bir belediye başkanının gözaltına alınması değil. Seçimle gelen belediye başkanlarının, belediye meclislerinin ve dolayısıyla yurttaşın sandıkta ortaya koyduğu iradenin etkisizleştirilmesi.

Üsküdar'da, Adalar'da, dün Ataşehir'de yaşananlar da bunun parçalarıdır. Bugün Mersin'de yaşanan da aynı siyasi tablonun devamıdır.

Seçimle gelen belediye başkanları ve belediye meclisleri yerine, iktidarın baskısıyla ve denetimiyle çalışan, iktidar partisinin adeta birer şubesine dönüşmüş yerel yönetimler oluşturulmak isteniyor.

Belediye başkanlarının seçilmiş siyasetçiler olmaktan çıkarılıp iktidarın atadığı şube müdürlerine dönüştürüldüğü bir yerel yönetim modeli kurulmak isteniyor.

Bugün Mersin'de yaşananı yalnızca bugünün operasyonu olarak görmemek gerekiyor.

Gündemin arkasında bugün konuştuğumuz fon vurgunu olabilir. Ancak asıl büyük proje, Türkiye'de seçimli ve çok partili yerel demokrasinin ortadan kaldırılmasıdır.

Mesele budur."
Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Fatma Betül Sayan Kaya YENİ Parti Mersin Fon Skandalı