7 kişinin öldüğü Dilovası faciasında büyük ihmal ortaya çıktı! Adres sahte denetim yetkisiz
Dilovası'nda 7 işçinin öldüğü tesisin faciadan 15 gün önce nasıl 'denetlendiği' ortaya çıktı. Zabıta yetkisi olmayan bir şoförün yaptığı denetimde, asıl tesis gizlenerek sahte adresin resmi tutanağa geçirildiği müfettiş raporuyla belgelendi.
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği iş cinayetinin altından, AKP yönetimindeki belediyenin denetim sistemindeki ağır ihmaller zinciri çıktı. Faciadan 15 gün önce yapılan rutin denetimde, resmi yetkisi bulunmayan bir araç şoförünün zabıta rolüyle görevlendirildiği ve adres oyunlarıyla asıl faaliyet gösterilen tesisin denetimden kaçırıldığı belgelendi.
T24 yazarı Tolga Şardan'ın bugün köşesine taşıdığı ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin hazırladığı 48 sayfalık ön inceleme raporuna dayanan bilgilere göre, Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde geçen kasım ayında 7 kişinin yaşamını yitirdiği iş kazasının perde arkasında bir dizi idari usulsüzlük yatıyor. Dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın onayıyla görevlendirilen iki mülkiye müfettişinin hazırladığı rapor sonrasında, savcılık talimatıyla gözaltına alınan 7 kamu personeli geçen hafta tutuklandı.

Tutuklananlar arasında halen görevde olan ve eski dönemde görev yapan Dilovası Belediyesi üst düzey yöneticileri yer alıyor. Cezaevine gönderilen isimler; Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, hem Belediye Başkan Yardımcısı hem de eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, eski Yapı Kontrol Müdürü Selim San, Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telli, eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ve Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı olarak kayıtlara geçti.
ŞOFÖR KOLTUĞUNDAN ZABITA DENETİMİNE
Müfettişlerin 8 Kasım 2025 tarihindeki olaya ilişkin belediyenin tüm evraklarında yaptığı inceleme, faciadan tam 15 gün önce yaşanan denetim usulsüzlüğünü ortaya çıkardı. Zabıta Müdürlüğü'nün çevre denetim birimi görevlileri, Mimar Sinan Mahallesi'nde faaliyet gösteren firmaya ait iş yerine giderek "rutin iş yeri kontrolü ve denetimi" gerçekleştirdi. Ancak denetim yapan zabıta ekibinin içinde yer alan Ömer Kocabay'ın, zabıta personeli olmadığı tespit edildi.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında belediye şirketinde işçi statüsünde çalışan ve fiilen zabıta aracında şoförlük yapan Kocabay'ın, resmi bir yetki ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen, ileride facia yaşanacak tesiste "zabıta personelinin sahip olduğu görev ve yetkiyle" inceleme yaptığı belgelendi. Müfettişlere verdiği ifadede durumu anlatan Kocabay hakkında "soruşturma izni verilmesi" talep edildi. Dönemin Kaymakamı Metin Kubilay bu talebe onay verip yargı yolunu açmasına karşın, Kocabay hakkında diğer yedi yönetici gibi gözaltı veya tutuklama kararı uygulanmaması dikkat çekti.
EVRAK YOK SADECE TUTANAK VAR
Denetim sırasındaki bir diğer bulgu, firma yetkililerine yönelik uygulanan esnek tutum oldu. Tesisin sahibi Kurtuluş Oransal'ın "tesisin 15 Kasım 2025 gününe kadar taşınacağı" yönündeki beyanı zabıta ekibi tarafından yeterli bulundu. Denetim esnasında firma tarafından hiçbir resmi evrak ibraz edilmemesine rağmen, belediye görevlileri herhangi bir yasal işlem başlatmadan sadece tutanak hazırlayarak bölgeden ayrıldı. Müfettişler bu uygulamayı raporlarında suç unsuru olarak değerlendirdi.
ADRES OYUNUYLA ASIL TESİSİ GİZLEDİLER
Müfettişlerce ifadesi alınan mevcut Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı'nın anlattıkları, faciaya giden yoldaki adres oyununu da gözler önüne serdi. Firma sahibi Kurtuluş Oransal, zabıta ekibine "ruhsatlandırılmış faaliyeti"nin Mimar Sinan Mahallesi Asalet Caddesi 28 numaralı adreste bulunduğunu bildirdi. Fakat zabıta ekibinin hazırladığı tutanakta, Mimar Sinan Caddesi 12 numaradaki binada firmanın faaliyeti için kiralanan iş yeri üzerinde mal sahibiyle sorun yaşandığı, bu nedenle "bir türlü faaliyete başlayamadığı" ibaresi yer aldı.
Denetim ekibi, Oransal'dan izin, ruhsat ve evrakını göstermesini istediğinde, belgelerin muhasebecide olduğu yanıtını aldı. Ekip, firma sahibinin gösterdiği Mimar Sinan Caddesi'ndeki iş yerinde hiçbir faaliyetin gerçekleşmediğini, alanda üretime yönelik hiçbir makine ekipman bulunmadığını ve içerinin sadece ambalaj kolileriyle dolu olduğunu kayıt altına aldı. Balcı'nın ifadesine göre, 7 işçinin yaşamını yitirdiği 513/3 sokak 11 numaralı adresteki asıl üretim tesisinde ise hiçbir inceleme ve denetleme yapılmadı. Oransal'ın, zabıta ekibini asıl adres yerine Mimar Sinan Caddesi'ndeki 12 numaralı boş iş yerine yönlendirdiği anlaşıldı.
TUTANAKTA DEĞİŞTİRİLEN KAPI NUMARASI
Firmanın bulunduğu mevkiinin üç ayrı cadde ve sokağa cephesinin bulunması, adres değişikliklerine zemin hazırladı. Tutanakta firma sahibinin beyanıyla önce "501/2 sokak numara 12" olarak kayda geçirilen adres, daha sonra yine firma sahibinin müdahalesiyle "501/2 sokak numara 11" şeklinde düzeltilerek kaydedildi. Kapı numarası üzerindeki bu değişiklik sayesinde, denetim ekibi sorunsuz ve faaliyetsiz olan 12 numaralı alanı denetledi ve mevzuata aykırı bir faaliyete rastlamadı.
Bu resmi denetimden 15 gün sonra, ekiplerden gizlenen asıl adreste 7 işçinin can verdiği olay meydana geldi. Sürecin kilit isimlerinden firma sahibi Kurtuluş Oransal, facia sonrası tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi'nde 30 Kasım'da hayatını kaybetti.
TBMM'de Dilovası faciası konuşulurken AKP'liler gülüştü! Gergerlioğlu'ndan sert tepki