650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı

6 Şubat depreminde evlerini kaybedip Antalya'ya yerleşen Yalçın çiftinin, 24 haftalık ve 650 gram olarak dünyaya gelen bebekleri Leyla, yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki 4 aylık tedavisinin ardından sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı

2023 yılının Şubat ayında yaşanan yıkıcı depremlerin ardından Malatya’daki evlerini ve iş yerlerini kaybeden Duygu ve Ali Yalçın çifti, hayata sıfırdan başlamak üzere Antalya’ya yerleştiklerinde, sığındıkları bu yeni şehirde hayatlarının en büyük belirsizliğiyle karşılaşacaklarını tahmin etmemişlerdi. Gebeliğinin henüz 24. haftasında olan 33 yaşındaki Duygu Yalçın, ani bir tıbbi krizle hastaneye kaldırıldığında, ne hayal ettiği bir doğum sürecine ne de bebeğini kucağına alabileceği o ilk sıcak ana sahipti. Gözlerini açtığında karşısında bulduğu şey, sadece 650 gram ağırlığında ve 33 santimetre boyunda, hayata tutunmaya çalışan mikro-prematüre bir bebekti.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 1

Halk TV'yi güvenilir kaynağınız olarak eklemek için tıklayın

Ailesinin "Leyloş" adını verdiği Leyla İlge Yalçın, anne kokusunu ve sıcaklığını tanımadan, modern tıbbın laboratuvarı andıran yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki bir kuvözün içine, cihazlar ve borular arasında gözlerini açtı. Yalçın ailesinin hikayesi, bir yandan büyük felaketlerin ardından hayata tutunmaya çalışan insanların kişisel direnişini gösterirken, diğer yandan Türkiye’deki yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin teknolojik kapasitesini ve bu kapasiteye erişimin, bir bebeğin yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgideki kritik rolünü ortaya koyuyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 3

"KARNIM BİLE BÜYÜMEDEN DOĞUMLA KARŞI KARŞIYA GELDİK"

Erken doğum süreci, Yalçın ailesi için hem psikolojik hem de fiziksel bir travmayı beraberinde getirdi. Yaşadığı şoku dile getiren anne Duygu Yalçın, "Hamilelikte karnımda çok bir şey hissedemeden, karnım çok büyümeden doğumla karşı karşıya geldik" sözleriyle sürecin aniliğini özetliyor. İlk kez kuvözde gördüğü kızı karşısında büyük bir korku ve çaresizlik hissettiğini belirten Yalçın, "Ne olduğunu anlayamamıştık. Çok da korktuk. Çünkü gerçekten küçücüktü. Öyle orada, yenidoğan yoğun bakımda yatıyordu. Cihazlara, makinelere bağlıydı. Bebeğinizi kucağınıza alamıyorsunuz, yani o hayal ettiğiniz olay yok. Çok zor bir andı bizim için" diyerek doğum sonrasındaki kurumsal ve mekanik gerçekliği aktarıyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 4

Leyla bebek, doğumundan ancak üç hafta sonra, ağırlığı 800 grama ulaşabildiğinde ilk kez annesinin tenine temas edebildi. Anne Yalçın, o anı "Kucağıma aldığımda atletimin içine giriyordu. Küçücüktü, tutamadım bile. Hemşirelerimiz yardımcı oldular. Hiç kıpırdayamadım kucağıma verdiklerinde. Onun çok güçlü olduğunu o an hissettim" ifadeleriyle aktarıyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 5

24 HAFTALIK SINIR: %50 ÖLÜM RİSKİ VE TEKNOLOJİK ALTYAPI

Madalyonun tıbbi ve operasyonel tarafı ise kamu sağlığı ve sağlık altyapısının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Yenidoğan (Neonatoloji) Uzmanı Doç. Dr. Ali Annagür, Leyla bebeğin tıbbi durumunun ciddiyetini istatistiksel verilerle ortaya koyuyor. 24 hafta ve altında doğan bebeklerin yaşama şansının istatistiksel olarak yaklaşık yüzde 50 olduğunu belirten Annagür, hayatta kalan vakalarda ise kalıcı hasar ve özürlülük oranının oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 6

Doç. Dr. Annagür, erken doğan bu mikro-prematüre bebeklerde kalp, akciğer, beyin, göğüs ve bağırsak gibi hayati tüm sistemlerde ciddi komplikasyonların gelişme riskinin yüksek olduğunu vurgularken, kamuoyunun dikkatini çekmesi gereken şu teknik detayı ekliyor: "Günümüzdeki teknolojik gelişmeler ve tedavi seçeneklerinin daha iyiye doğru gitmesi, bebeklerin sağlıklı, özürsüz bir şekilde hayata tutunmalarına büyük katkısı oluyor." Uzmanın bu tespiti, nitelikli yenidoğan yoğun bakım hizmetlerine, gelişmiş cihazlara ve uzman personele kesintisiz erişimin, bebek ölümlerini azaltmada ne denli kamusal bir zorunluluk olduğunu zımnen teyit ediyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 7

GÖZDEN KAÇABİLEN TEŞHİSLER VE ERKEN MÜDAHALE SORUMLULUĞU

Sürecin tıbbi arka planına dair bir diğer önemli detay ise Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ali Fuat Şengör tarafından paylaşıldı. Leyla bebeğin erken doğmasına neden olan "rahim ağzı açıklığı" probleminin genellikle doğuştan gelen anatomik bir yapı bozukluğundan kaynaklandığını belirten Şengör, bu tür vakaların gebeliğin 13 veya 14'üncü haftalarında dikiş atılarak (serklaj) önlenebileceğini ifade etti.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 8

Ancak Op. Dr. Şengör’ün "Ama bazen gözden kaçabiliyor. Bebek büyürken rahmin aynı hızla büyümemesinden dolayı bebeğin yerine sığmaması ve rahim ağzı kısalığından dolayı erken doğum gerçekleşiyor" şeklindeki açıklaması, koruyucu sağlık hizmetlerinde ve rutin gebelik takiplerindeki standardizasyonun önemini sarsıcı bir şekilde hatırlatıyor.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 9

"İNATLA YAŞAMA TUTUNDU"

Hastanede yaklaşık 4 ay boyunca yüksek teknolojik destek ve yoğun hemşirelik bakımı altında "misafir edilen" Leyla bebek, tüm bu yapısal ve tıbbi risklerin altından başarıyla kalkarak sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Eşi Ali Yalçın çalıştığı için hastaneye gelemediği anlarda yenidoğan hemşirelerinin fotoğraflarla kendisini bilgilendirdiğini belirten anne Duygu Yalçın, sürecin insani ve kolektif dayanışma boyutuna teşekkür ederken, baba Ali Yalçın da "Önce Allah'a, sonra doktorlara, hemşirelere güvendik. Kızımız güçlü çıktı" dedi.

650 gram doğmuştu: Leyla bebek 4 aylık yaşam savaşını kazandı - Resim : 10

Hastaneden cübbe ve kep giydirilerek uğurlanan, ailesine ise yönetim tarafından "Yılın Ailesi" belgesi verilen Leyla bebek, ardında hem bir mucize hikayesi hem de tıp teknolojisinin insan hayatını korumadaki kamusal değerini bıraktı. Ancak uzmanların da altını çizdiği üzere, bu tür başarı hikayelerinin tesadüflere veya bireysel şanslara bağlı kalmaması, tamamen sağlık sisteminin denetlenebilirliğine, altyapı yatırımlarına ve her vatandaşa eşit sunulan nitelikli yoğun bakım hizmetlerine dayanıyor.

Tıbbi cihazların ve yoğun bakım servislerinin lojistik ve ekonomik sürdürülebilirliği, her geçen gün daha fazla mikro-prematüre bebeğin kaderini belirlemeye devam edecek.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Antalya Bebek