AKP kulislerinde fon paranoyası başladı! Sessiz kalanlardan şüpheleniyorlar
Fon vurgunu iddiaları AKP kulislerinde şüpheyi büyüttü. Sessiz kalan isimler, çocuklar ve damatlar üzerinden konuşulan iş takipçiliği ve komisyonculuk iddialarıyla birlikte mercek altına alınırken, partide bürokrasi tartışması da alevlendi.
Fon vurgunu iddiaları, AKP kulislerinde yeni bir gerilim yarattı. Parti içinde sessiz kalan isimler de konuşanlar da dikkatle izleniyor. Bazı siyasetçilerin çocukları ve damatları üzerinden yürüyen iş takipçiliği, komisyonculuk ve danışmanlık iddiaları da kulislerde daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Kulislerde, “Kim bu işe karıştı, kim sessiz kalıyor?” soruları yayılırken, “O da foncu olabilir mi?” şüphesinin parti içinde genişlediği belirtiliyor. Sadece birkaç ismin kamuoyu önünde eleştiri yaptığı, rahatsız olan birçok siyasetçinin ise konuşmaktan çekindiği ifade ediliyor.
SESSİZ KALAN İSİMLERDE ŞÜPHE
Nefes yazarı Nuray Babacan, iktidar partisinde fon vurgunu iddiaları patlak vermeden önce “siyasetin etkisizleştiği” ve “bürokratik oligarşinin güçlendiği” yönünde bir tartışmanın başladığını yazdı.
Babacan’ın köşe yazısına göre, fon kriziyle birlikte AKP kulislerinde sadece vurguna kimlerin karıştığı değil, siyaset kurumunun neden bu kadar etkisiz kaldığı da konuşulmaya başlandı.
Yazıda, AKP’lilerin bir bölümünün fondaki iddialara ilişkin sessiz kaldığı, bir bölümünün ise rahatsızlığını yalnızca kulislerde dile getirdiği belirtildi. Babacan, kamuoyu önüne çıkıp açık eleştiri yapan isim sayısının çok az olduğuna dikkat çekti.
Kulislerde, bazı partililerin “başka kimlerin bu vurgun düzenine karıştığını” merak ettiği, sessiz kalan isimler hakkında ise dedikodu ve şüphelerin arttığı aktarıldı.
ERDOĞAN'IN DANIŞMANINDAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM
Babacan, Cumhurbaşkanı danışmanlarından eski milletvekili Mustafa Akış’ın sosyal medya paylaşımına da dikkat çekti. Akış, paylaşımında “Siyaset kurumu irtifa kaybediyor” ifadesini kullandı:
“Siyaset kurumu irtifa kaybediyor. Ne derseniz deyin siyaset, sivil alana müteallik (ilişkili-bağlı) bir kurum. Türkiye Cumhuriyeti geçmişte siyasetsizliğin açtığı boşlukların bedelini ağır ödedi. Kısa demokrasi tarihimiz bize göstermiştir ki siyasetin etkisizleştiği, siyaset kurumunun asli işlevini yerine getirmediği her dönemde, ortaya çıkan boşluklar çoğu zaman Türkiye’nin menfaatlerine aykırı gelişmelere zemin hazırlamıştır.
Siyaset kurumunu yeniden ayağa kaldırma sorumluluğu ise her şeyden önce siyasetçilerin kendisine aittir. Hepimiz şapkamızı önümüze koymalı, siyasetin itibarını toplumsal karşılığını ve geleceğini yeniden düşünmeliyiz.
Hiç değilse çocuklarımız için…”
AKP'DE GÜNDEM: BÜROKRATİK OLİGARŞİ
AKP’lilerin son dönemde en çok kullandığı kavramlardan biri “bürokratik oligarşi” olduğu aktarıldı.
Parti içinde yapılan yorumlarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile bürokrasinin daha güçlü hale geldiği, AKP Genel Merkezi ve TBMM grubunun ise karar alma süreçlerinde etkisini yitirdiği dile getiriliyor.
"DENETÇİ DE KARAR VERİCİ DE ONLAR"
AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre, özellikle Saray, bakanlıklar ve kamu kurumlarındaki bürokratik kadrolara geniş yetkiler verildi. Bu durumun, siyasetçilerin hem karar süreçlerinden uzaklaşmasına hem de alınan kararların siyasi yükünü taşımak zorunda kalmasına neden olduğu belirtiliyor.
Siyasetçilerin seçim bölgelerinde vatandaşın tepkisiyle karşılaştığını, ancak Ankara’da alınan kararlara çoğu zaman müdahale edemediği söylendi.
MECLİS TARTIŞMASI
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk yıllarında bazı AKP’li siyasetçilerin yasa tekliflerine müdahale edebildiği tartışmalarda dile getirildiği öğrenildi. O dönem bakanlıklarda hazırlanan bazı metinlerin TBMM grubundaki komisyonlarda incelendiği, geri çekilen veya değiştirilen düzenlemeler olduğu belirtildi.
Ancak bu mekanizma son yıllarda işlemez geldiğini savunanlar, sahada tepki çeken kararları savunmakta zorlandıklarını bildirmiş.
DAMATLAR KONUŞULUYOR
Babacan, yazısında iktidar partisinde bazı siyasetçilerin bu yeni yapıdan şikayet ederken, aynı zamanda bu yapıdan yararlanan yakınlarının da konuşulduğunu ifade etti.
Kulislerde, bazı siyasetçilerin çocukları, damatları ve aile fertleri üzerinden “iş takipçiliği, komisyonculuk, danışmanlık ve kolay para” iddialarının gündeme geldiği aktarıldı.
Babacan, şunları yazdı:
"İktidar partisinde bazı siyasetçinin fark ettiği ve dert ettiği bu durumdan ‘nemalanan’ siyasetçiler, çocukları ve damatları konuşuluyor!
Şikayet ettikleri sistemden yararlananlardan, kolay para, iş takipçiliği, komisyonculuk, danışmanlık gibi yeni icat edilen işleri üstlenen ailelerini, eşlerini, çocuklarını görmezden gelen babalardan söz ediliyor.
Hem oluşan yeni devlet yapısından şikayet edip hem de nimetlerinden yararlanmak var! Yani hem bürokratik oligarşiden hem siyaset mekanizmasının güçlenmesi gerektiğinden dem vurup, ‘bal tutan parmağını yalar’ durumu var.
Şimdi, siyasi etik, siyasi ahlak, haksızlık, yasa dışılık, bir hırka, bir lokma… diye yıllarca dillerden düşmeyen konuları konuşmanın zamanı…"
Fon skandalında 214 kişi 187 milyar lira kazanmış: Akın Gürlek açıkladı