Elif Tan’ın ilk romanı ‘Feraye’: Bir yeniden başlama hikâyesi
Elif Tan’ın ilk romanı Feraye, aşk ve kayıpların ardından kendisini yeniden bulmaya çalışan bir kadının hikâyesini anlatıyor. Binicilik dünyasını merkeze alan psikolojik anlatı, ikinci baskısıyla okurla buluşuyor.
Yazar Elif Tan’ın ilk romanı Feraye, aşk, kayıp ve yeniden başlama temaları üzerinden bir kadının kendi benliğini yeniden keşfetme sürecini anlatıyor. Türkiye’de binicilik dünyasını merkezine alan roman, psikolojik dram türünde kaleme alındı.
AŞKIN ARDINDAN KENDİNİ YENİDEN BULMA HİKÂYESİ
Romanın başkahramanı Feraye, geleceği için kurduğu hayaller ile kalbinin peşinden gitmek arasında kalan genç bir kadın olarak okuyucunun karşısına çıkıyor. Sevdiği adam uğruna verdiği tavizler zamanla Feraye’nin kendi benliğinden uzaklaşmasına neden oluyor.
İhanetler, hayal kırıklıkları ve kayıpların ardından Feraye, yalnızca sevdiği kişiyi değil, kendisini de kaybettiğini fark ediyor. Bu noktadan sonra başlayan yolculuk ise karakterin geçmişinden uzaklaşmasından çok, kendisine yeniden ulaşma çabasına dönüşüyor.
NERMİN BEZMEN İLE BAŞLAYAN YAZARLIK SÜRECİ
Çocukluk yıllarında günlük tutarak yazmaya başlayan Elif Tan, ilerleyen yıllarda çeşitli ulusal dergilerde muhabirlik ve yazarlık yaptı. Farklı bir alanda kariyerini sürdürdüğü dönemde de yazıyla bağını koruyan Tan’ın roman yazma süreci, yazar Nermin Bezmen’den aldığı birebir eğitimle farklı bir aşamaya taşındı.
İKİNCİ BASKISINI YAPTI
İlk romanı Feraye, yayımlanmasının ardından ikinci baskıya ulaştı. Elif Tan, yeni romanı üzerindeki çalışmalarını sürdürürken Feraye’nin devamını yazmayı da planlıyor.
Çanakkale Bienali 10. edisyonuyla sanatseverlerle buluşacak