Cenaze izni çıkmadı: Buğra Gökce, Silivri'den dayısına böyle veda etti
Silivri'de tutuklu bulunan İPA Başkanı Buğra Gökce'nin dayısı Süleyman Alim Gölge’nin cenaze törenine katılmasına izin verilmedi. Bunun üzerine Gökce sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak duruma hem tepki gösterdi hem de dayısına veda etti.
Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce’nin, hayatını kaybeden dayısı Süleyman Alim Gölge’nin cenaze törenine katılmasına izin verilmedi. Gökce’nin avukatları, yarın gerçekleştirilecek cenaze merasimine müvekkillerinin katılabilmesi için cezaevi yönetimine izin talebinde bulundu. Ancak talebin, mevcut mevzuatta dayının “birinci derece yakın” kabul edilmemesi gerekçesiyle karşılanmadığı belirtildi. Cenaze törenine katılmasına izin verilmemesinin ardından Buğra Gökce, sosyal medya hesabından bir mektup paylaşarak duruma tepki gösterdi.
Gökce, mektubunda dayısının birinci derece yakını sayılmamasına dair "Dayı birinci derece yakın değilmiş! Yüreğimi yakan bu yakınlığı siz nereden bileceksiniz" ifadelerini kullandı. Gökce’nin söz konusu mektubunda, yaşadığı üzüntüyü ve cenazeye katılamamasına ilişkin tepkisini dile getirdiği belirtildi.
Haberi duruşma sırasında öğrendiğini belirten Buğra Gökce, Silivri’deki yeni duruşma salonunun nezarethanesinden paylaştığı mesajda şunları söyledi:
"Canım Day'ımmm.. Dayıcığımmm... Aslanım benim... 'Benzetilmekten gurur duyduğum'... Adımı duyunca hasta yatağında gözü parlayan temiz yüreklim... Tarifsiz bir acı içindeyim. Kelimeler yetmiyor, gözyaşlarım ne yapsam dinmiyor. 1 ay içinde elimizden kaydın gittin. Elimden hiç birşey gelmedi. Dışarıda olsam belki o 'akıllı ilaç' için izin prosedürünü tamamlatırdım bu kör düzene... Belki bir faydam olurdu.. Kimbilir belki de benim için yanan yüreğin, acı çeken gönlünün tepkisiyle nüksetti bu meret... İstemeden sebebi mi oldum, istemeden çaresizce sürecine katkı bile sağlayamadığım. İçimdeki acı, yüreğimdeki sızı öyle büyük ki.. Böyle bir haberi cezaevinde almak bir insan evladının başına gelebilecek en ağır şeylerden biri olsa gerek. Allah büyük ki tek başına hücrede değil, duruşma salonunda öğle arasına girerken duydum haberi. Şoku, acıyı, gözyaşını, isyanı ve duayı şu an nezarethanesinde yaşıyorum bu koca hangarın. Yanımda dostlarımın olması bir nebze teselli oldu. Elleri üzerimde, hepsi acımı paylaştı. Gece ne olacak... Sonrası nasıl geçecek bilmiyorum ama tüm dualarım senin için Dayımmm.. Cenazene bile katılmama izin vermeyen kurallar, kısıtlar içinde çekiyorum çilemi. Dayı birinci derece yakın değilmiş! En birinci dereceden, yüreğimi yakan bu yakınlığın, sevgimin şefkatinin, yüreğimdeki yerini hayatımdaki anlamını siz nereden bileceksiniz! 'Siz benim neler çektiğimi nerden bileceksiniz...'
Allah rahmet eylesin güzel dayım.. Yattığın yer hiç incitmesin. Hastalığında yanında olamadım. Cenazene bile gelemiyorum ne olur bağışla. Buradan helalleşeceğim.. Hakkını helal et... Sema yengem, Levent'im, Mehmet'immm.. Başımız sağolsun.. Canım anacığım başımız sağolsun.. Tüm geniş ailem başımız sağolsun..
'Bu da geçer yâ hû'
OĞLUN BUĞRA"
Buğra Gökçe için azami tutukluluk süresi doluyor: Tahliye edilmeli