Ünlü okuldaki toplu cinsel istismar skandalı ABD'yi sarstı! Protestolar ülke geneline yayıldı

ABD’nin prestijli üniversitelerinden Cornell’de 2024’te yaşandığı öne sürülen toplu cinsel saldırı, dev bir skandala dönüştü. Soruşturma yeniden açılırken New York Valisi dosyayı eyalet başsavcısına devretti; üniversitede protestolar büyüdü.

Ünlü okuldaki toplu cinsel istismar skandalı ABD'yi sarstı! Protestolar ülke geneline yayıldı

ABD’nin önde gelen üniversitelerinden Cornell, eski bir öğrencinin açtığı tazminat davasıyla ülke gündeminin merkezine yerleşti. 2024 yılında bir öğrenci yurdunda uyuşturucu ve alkol etkisindeyken birden fazla erkeğin cinsel saldırısına uğradığını öne süren genç kadın, olayın ardından yürütülen soruşturmanın eksik bırakıldığını savundu. Mahkemeye sunduğu 101 sayfalık dilekçeyle üniversiteyi ve yedi öğrenciyi suçlayan kadın, bu kez kendisine yönelen tehditlerle gündeme geldi.

Hukuki belgelerde “Jane Doe” adıyla anılan eski öğrencinin avukatı Thomas Giuffra, müvekkilinin davayı açmasının ardından tehdit mesajları aldığını ve kimliğinin internette açığa çıkarılmaya çalışıldığını bildirdi. Ailesinin evinde yaşanan asılsız ihbar kaynaklı silahlı polis müdahalesi de tartışmayı yeni bir boyuta taşıdı. Olayın ardından yeniden açılan ceza soruşturması artık eyalet düzeyinde yürütülüyor.

OLAY SIRASINDA HAFIZA KAYBI YAŞADI

Olay, 19 Ekim 2024 gecesi Cornell Üniversitesi’nin Ithaca’daki kampüsünde bulunan Chi Phi kardeşlik cemiyetinin binasında yaşandı. O sırada 20 yaşında olan Jane Doe, dava dilekçesinde alkol aldıktan sonra binaya gittiğini, burada uyuşturucu ve alkol tüketmeye yönlendirildiğini ve bilincinin ciddi biçimde etkilendiği saatlerde birden fazla erkeğin cinsel saldırısına uğradığını ileri sürdü.

Genç kadın, yaşananların saatler boyunca sürdüğünü ve olay sırasında hafıza kayıpları yaşadığını anlattı. Dosyada yer alan mesajlaşmalar ve polis görüşmelerinin kayıtları da kamuoyundaki tartışmanın önemli parçaları hâline geldi. Associated Press’in incelediği kayıtlara göre Doe, kampüs polisine verdiği ifadede daha sonraki cinsel eylemlerin rızası dışında gerçekleştiğini belirtti ve tecavüze uğradığından emin olduğunu söyledi.

OLAYLARIN MERKEZİNDE YEDİ ÖĞRENCİ VAR

Dava dilekçesinde yedi öğrenci, Chi Phi kuruluşu, Cornell Üniversitesi ve başka kurumlar çeşitli sorumluluklarla suçlandı. Ancak iddialar henüz mahkeme tarafından karara bağlanmadı. Hakkında dava açılan erkekler suçlamaları reddetti; bazıları cinsel ilişkinin rızaya dayandığını, bazıları ise olaylara katılmadığını savundu.

SAVCILIĞIN KARARI NEDEN TARTIŞMAYA AÇILDI?

Jane Doe, olayın ardından kampüs polisine başvurdu. Üniversite kendi disiplin soruşturmasını yürütürken yerel emniyet birimleri de dosyayı inceledi. Ancak Tompkins Bölgesi Savcısı Matthew Van Houten, başlangıçta ceza davası açmamaya karar verdi.

Karar, genç kadının 2026’da hukuk davası açmasıyla yeniden gündeme geldi. Savcılığın ilk değerlendirmesinde, kampüs polisinin hazırladığı ve genç kadının imzaladığı ifade özeti esas alındı. Associated Press’in aktardığına göre savcı, ilk aşamada tam görüşme kayıtlarına ulaşmadığını ve özet belgede cinsel saldırı iddiasının bazı önemli ayrıntılarının bulunmadığını söyledi.

DELİLLER DİKKATE ALINMADI

Bu ayrıntılar, soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne ilişkin ciddi sorular doğurdu. Özellikle genç kadının polisle yaptığı görüşmelerin tam dökümlerinin ve diğer delillerin ilk kararda ne ölçüde dikkate alındığı tartışma konusu oldu. Savcılık daha sonra dosyayı yeniden açtı.

Jane Doe’nun avukatı ise müvekkiline soruşturmanın devam ettiği yönünde bilgi verildiğini ve sürecin işleyişi konusunda yanıltıldığını ileri sürdü. Böylece dava, yalnızca cinsel saldırı iddialarını değil, emniyet ve savcılık makamlarının dosyayı ele alış biçimini de mercek altına aldı.

ÖLÜM TEHDİTLERİ ALMAYA BAŞLADI

Eylül 2026’da açılan hukuk davasının kamuoyunda geniş yankı uyandırmasının ardından Jane Doe’nun adı sosyal medyada gündeme taşındı. Avukatı Giuffra, genç kadının davadan vazgeçmesini isteyen tehditler aldığını ve kimliğinin ifşa edilmeye çalışıldığını açıkladı.

En sarsıcı gelişmelerden biri ise ailenin evinde yaşanan silahlı polis müdahalesi oldu. Avukatın açıklamasına göre, asılsız bir ihbar üzerine eve gelen ağır silahlı polisler aile üyelerine silah doğrulttu. Yaşananlar, genç kadının güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Giuffra, tehditlerin müvekkilinin yaşamını ciddi biçimde etkilediğini ve üniversite eğitimini bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

PROTESTOLAR BÜYÜDÜ

Ünlü okuldaki toplu cinsel istismar skandalı ABD'yi sarstı! Protestolar ülke geneline yayıldı - Resim : 2

Jane Doe’nun kimliğinin korunması için sosyal medyada da kampanya başlatıldı. “I Am Jane Doe” sloganıyla yürütülen dayanışma hareketi, cinsel şiddet mağdurlarının kimliklerinin ifşa edilmesine ve dava açan kişilerin hedef gösterilmesine karşı çıktı. 8 Ekim’de New York’ta düzenlenen gösterilere yüzlerce kişi katılırken, ülkenin farklı kentlerinde de protestolar yapıldı.

Skandal, kampüs sınırlarını aşarak ABD genelinde de protesto dalgasına dönüştü. Genç kadına destek veren öğrenciler yemekhanelerde oturma eylemleri düzenlerken, yüzlerce kişi “I Am Jane Doe” sloganıyla sokaklara çıktı. Akademisyenler ve öğrenciler, yönetimin cinsel saldırı iddialarını ele alış biçimini sorgularken, protestocular hem mağdurun korunmasını hem de soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesini talep etti.

ÜNİVERSİTENİN CEZALARI MERCEK ALTINDA

Cornell yönetiminin olaydan sonra yürüttüğü iç soruşturma da eleştirilerin odağına yerleşti. Üniversite, Chi Phi şubesini kampüsten uzaklaştırdı ve bazı öğrenciler hakkında okuldan atılma veya uzaklaştırma dâhil disiplin yaptırımları uygulandığını açıkladı. Ancak hangi öğrenciye ne ceza verildiğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuyla paylaşılmadı.

Tartışmanın bir başka başlığı, bazı öğrencilere davranışları nedeniyle deneme yazıları yazma veya eğitim programlarına katılma gibi yaptırımlar uygulandığı iddiası oldu. Üniversite ise cinsel saldırı iddiasından sorumlu bulunmayan bazı öğrencilerin başka davranış ihlalleri nedeniyle bu tür yaptırımlarla karşılaştığını belirtti.

REKTÖRE İSTİFA ÇAĞRISI

Ünlü okuldaki toplu cinsel istismar skandalı ABD'yi sarstı! Protestolar ülke geneline yayıldı - Resim : 3

Davanın yarattığı tepki kampüsün dışına da taştı. Öğrenciler ve akademisyenler yönetimin olay karşısındaki tutumunu sorgularken, üniversite rektörü Michael Kotlikoff üzerindeki istifa baskısı arttı. Cornell ayrıca cinsel saldırı iddialarına nasıl yanıt verildiğini incelemek üzere ABD Adalet Bakanlığı’nın eski yetkililerinden Sally Q. Yates liderliğinde bağımsız bir değerlendirme başlattı.

DOSYA DEVREDİLDİ

Tepkilerin büyümesi üzerine New York Valisi Kathy Hochul, yerel soruşturmanın yürütülüşüne duyduğu güvenin sarsıldığını açıkladı ve dosyanın incelenmesi için Eyalet Başsavcısı Letitia James’i özel savcı olarak görevlendirdi. Böylece soruşturma, yerel makamların ötesinde yeni bir aşamaya geçti.

Ancak bu atama da yeni bir hukuki tartışma yarattı. Davalılardan biri, James’in daha önce yaptığı açıklamaların tarafsızlığı konusunda soru işaretleri doğurduğunu savunarak özel savcı görevinden alınmasını talep etti. Başsavcılık ise soruşturmanın hukuk ve deliller çerçevesinde sürdürüleceğini belirtti.

Cornell’deki olay, ABD üniversitelerinde cinsel saldırı iddialarının nasıl soruşturulduğu, üniversitelerin öğrencileri koruma sorumluluğu ve adalet arayan kişilerin güvenliği konularını yeniden ülke gündemine taşıdı.

Kaynak: Halk TV Dış Haberler Servisi
ABD Üniversite Cinsel Saldırı Cinsel İstismar Tecavüz Dava Kadın