Oscar ödüllü yönetmenlerden olay yaratacak Gazze belgeseli! İsrailli askerler “sivil ölüm hesabını” anlattı
İsrailli yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor, Oscar ödüllü No Other Land’ın ardından bu kez Gazze’deki operasyonların perde arkasını İsrail ordusunun içinden anlatan NAZA belgeseliyle gündeme geldi.
Oscar ödüllü No Other Land belgeselinin yönetmenlerinden Yuval Abraham ve Rachel Szor, yeni filmleri NAZA ile İsrail ordusunun Gazze’deki operasyonlarının perde arkasına odaklandı. Venedik Film Festivali’nin yarışma programındaki tek belgesel olan yapım, İsrail ordusunda görev yapmış 24 istihbaratçı ve askerin anlatımlarına yer verdi.
İsrailli yönetmenler, Variety’ye verdikleri röportajda filmi hazırlama sürecini ve askeri personelden nasıl gizli tanıklıklar topladıklarını anlattı. Üç yıl boyunca tamamen gizlilik içinde çalıştıklarını belirten Abraham, projeyi İsrail devletinin kendilerini engellemeye çalışabileceği ihtimalini göze alarak yürüttüklerini söyledi.
24 GİZLİ TANIK KONUŞTU
Belgeselde konuşan 24 kişi, Gazze’de sivillerin gözetlenmesi, hedef belirleme süreçleri ve uzaktan gerçekleştirilen saldırılarla bağlantılı görevlerde bulunmuş asker ve istihbaratçılardan oluştu. Güvenlikleri nedeniyle tamamının kimlikleri gizlendi; görüntüleri ve sesleri dijital yöntemlerle değiştirildi.
BELGESELE ADINI VEREN"NAZA" KELİMESİ
Filmin adını aldığı “NAZA” kelimesi, belgeselde İsrail istihbarat sisteminde kullanılan bir kısaltma olarak aktarılıyor. Yönetmenlerin anlatımına göre ifade, bir hava saldırısında “yan hasar” kapsamında kaç sivilin öldürülebileceğine ilişkin öngörüyü ifade ediyor.
Rachel Szor, özellikle insanların yaşadıkları evlerde aileleriyle birlikte hedef alınmasının kendisi açısından belgeselin en çarpıcı bölümlerinden biri olduğunu söyledi.
Szor, istihbarat birimlerinin evleri haritalandırması ve hedefleri belirlemesinin rastlantısal değil, sistematik bir süreç olduğunu savundu. Yönetmene göre bu yöntem, Gazze’deki sivil ölümlerinin boyutunu anlamak açısından kritik önem taşıyor.
“YAPAY ZEKA KULLANILARAK HEDEF SEÇİLİYOR”
Belgeselde yalnızca hava saldırılarındaki hedef belirleme süreçleri değil, yapay zekanın kullanımı da ele alındı.
Szor, filmin yapay zekanın kimin hedef alınacağına karar verilmesindeki rolüne, insani yardım dağıtım noktalarındaki saldırılara ve yerlerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine dönerken vurulmasına ilişkin tanıklıklara yer verdiğini belirtti.
Yönetmenler, bu anlatımlarla tek tek askerlerin yaptığı hatalardan ziyade, İsrail ordusunun ve istihbarat sisteminin işleyişindeki yapısal mekanizmayı ortaya koymayı amaçladıklarını ifade etti.
ÜÇ YIL BOYUNCA GİZLİ ÇALIŞTILAR
Yuval Abraham, kendisinin aynı zamanda araştırmacı gazetecilik yaptığını ve İsrail güvenlik sisteminin içerisinden kaynaklarla uzun yıllardır temas halinde olduğunu söyledi.
Abraham'a göre NAZA, daha önce The Guardian, +972 Magazine ve Local Call tarafından yayımlanan araştırmaların da üzerine inşa edildi. Ancak belgesel için yapılan görüşmelerin tamamı büyük bir gizlilik içerisinde gerçekleştirildi.
Abraham, “Bu film üzerinde toplam üç yıl boyunca tamamen gizlilik içinde çalıştık” diyerek İsrail devletinin veya başka devlet kurumlarının projeyi engellemeye çalışabileceğini düşündüklerini anlattı.
GÖRÜŞMELER NEDEN TEL AVİV ÇATILARINDA YAPILDI?
Belgeselin dikkat çeken yönlerinden biri de askeri personelle yapılan görüşmelerin Tel Aviv'deki çatılarda, gece saatlerinde gerçekleştirilmesi oldu.
Szor, görüşülen kişilerin kimliklerinin gizlenmesi gerektiği için çekimlerin karanlıkta yapılmasının tercih edildiğini belirtti. Tel Aviv'in seçilmesinin ise sembolik bir anlamı da bulunuyordu.
İsrail'in başlıca askeri karargahlarının kentte bulunduğunu belirten Szor, röportaj yapılan istihbarat görevlilerinin önemli bölümünün de bu bölgede görev yaptığını söyledi.
Böylece film, Gazze'de yaşananlarla yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Tel Aviv'deki günlük hayat arasındaki çarpıcı tezatı da göstermeyi hedefledi.
Gazze görüntülerini filmin büyük bölümünde göstermemeyi tercih ettiklerini belirten Szor, Tel Aviv'de insanların savaştan fiziksel olarak uzak bir hayat sürdüğünü ancak operasyonlarla ilgili kararların aynı şehirdeki bilgisayarlar üzerinden verildiğini ifade etti.
“İSRAİL'DEKİ DEĞİŞİM GAZZE'Yİ DEĞİŞTİRMEYEBİLİR”
Röportajda İsrail'deki seçimlerin Gazze politikalarında değişiklik yaratıp yaratmayacağı da gündeme geldi.
Yuval Abraham, Netanyahu hükümetinin değişmesinin İsrailli Yahudiler açısından bazı siyasi sonuçlar doğurabileceğini ancak Filistinliler açısından büyük bir değişim beklemediğini söyledi.
Abraham, daha önce iktidara gelen farklı bir hükümet döneminde de Batı Şeria'daki ev yıkımlarının ve yerleşimci şiddetinin arttığını, Gazze politikasının ise büyük ölçüde değişmediğini savundu.
İsrail'deki iktidar ve muhalefet partilerinin Filistinlilere yönelik askeri politikalar konusunda geniş bir mutabakat içerisinde olduğunu ileri süren Abraham, bu nedenle uluslararası baskının önem taşıdığını ifade etti.
“FİLMİN İSRAİL'DE GÖSTERİLMESİNİ İSTİYORUZ”
Yönetmenler, NAZA'nın İsrail'de gösterilmesini de istediklerini söyledi.
Abraham, filmin İsrail toplumunun ordunun ve hükümetin Gazze'deki eylemleriyle yüzleşmesi açısından önemli olduğunu belirterek yapımı ülkede göstermek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Belgeselde yer alan asker ve istihbaratçıların olası misillemeler nedeniyle kimliklerinin gizlendiğini belirten yönetmenler ise kendilerinin de İsrail'e döndüklerinde herhangi bir devlet müdahalesiyle karşılaşabileceklerini düşündüklerini ancak ülkelerinde yaşamaya devam etmek istediklerini dile getirdi.
Abraham, filmin amacının Gazze'de yaşananlara ilişkin inkârı zorlaştırmak olduğunu söyledi. Yönetmene göre belgesel, İsrail ordusunun içerisinden gelen tanıklıklarla saldırıların nasıl planlandığına ve uygulandığına dair tartışmayı yeniden gündeme taşımayı hedefliyor.
İsrail'in adaleti: Oscar ödüllü Filistinliyi öldürene ev hapsi verildi