İlk kez görüldü: ABD'de bulaşıcı kanser vakası için alarm verildi
ABD ve Kanada sınırındaki Memphremagog Gölü'nde yaşayan yayın balıklarında tespit edilen siyah tümörlerin, balık türlerinde belgelenen ilk bulaşıcı kanser vakası olduğu ortaya çıktı.
ABD ve Kanada sınırında yer alan 48 kilometre uzunluğundaki Memphremagog Gölü, bilim dünyasını sarsan sıra dışı bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki balıkçıların 10 yılı aşkın süredir gözlemlediği siyah lekeli yayın balıklarında yapılan genetik incelemeler, ezber bozan bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.
Uzmanlar, balıklardaki doku bozulmalarının sıradan bir hastalık olmadığını, genetik olarak özdeş klonlardan oluşan bulaşıcı bir cilt kanseri türü olduğunu belirledi. Nature dergisinde yayımlanan araştırma, söz konusu hastalığın tatlı su canlılarında görülen dünyadaki ilk bulaşıcı kanser vakası olduğunu kanıtladı.
Göldeki kahverengi boğa başı yayın balıklarının yaklaşık üçte birini etkisi altına alan salgının boyutu her geçen gün büyüyor.
ÖLÜMÜN SESSİZ BULAŞMA ROTASI
Hastalığın bulaşma mekanizmasını inceleyen ekipler, balıkların biyolojik davranışlarına odaklandı. Üreme döneminde sığ sularda kümelenen balıkların, göğüs yüzgeçlerinde bulunan keskin dikenlerle birbirlerini yaraladıkları saptandı.
Vermont Üniversitesi genetikçisi Julie Dragon, sürecin sanıldığından çok daha hızlı ilerlediğini belirterek bulaşma mekanizmasını şöyle aktardı:

"Büyük kümeler halinde toplanıyorlar, birbirlerinin üzerinde hareket ediyorlar ve göğüs yüzgeçlerinin arkasında oldukça keskin dikenleri var. Kazara birbirlerini çizdiklerini ve bunun kanser hücrelerinin yeni bir konakçıya girmesi için olası bir yol olduğunu düşünüyoruz."
Araştırmacılara göre, yıllar önce tek bir balıkta beliren atasal kanser hücresi, yaralanmalar vasıtasıyla popülasyonun geneline yayıldı.
BİLİM DÜNYASI İKİYE BÖLÜNDÜ
Nadir görülen bu salgın, bilim insanları arasında da sert tartışmalara yol açtı. Cambridge Üniversitesi bulaşıcı kanser uzmanı Elizabeth Murchison, ellerindeki genetik veriler doğrultusunda hiçbir şüphe olmadığını ve popülasyonda tek bir klonun hızla yayıldığını ifade etti. Northwest Araştırma Enstitüsü'nden Michael Metzger ise durumun ezber bozduğunu dile getirerek şunları söyledi:
"Bu durum, bu tür süreçlerin nasıl işlediğini yeniden düşünmemizi sağlıyor."
Diğer yandan, kirlilik faktörünün göz ardı edilmemesi gerektiğini savunan eski USGS balık patoloğu Vicki Blazer, sudaki arsenik gibi toksik maddelerin balıkların bağışıklık sistemini çökelttiğini ve hastalığı tetiklediğini öne sürdü.
Doğada daha önce sadece Tazmanya canavarları, köpekler ve bazı deniz kabuklularında rastlanan bulaşıcı kanser türlerinin, tatlı su ekosisteminde ilk kez belirmesi çevre örgütlerini de alarm durumuna geçirdi.
Balık pazarından kurtarıldı, piyanist oldu: 6 aylık eğitimin ardından akvaryumda konser verdi