Kurtlar Vadisi'nde itiraf depremi sürüyor: Abidin Yerebakan'dan çarpıcı sözler
Eski MİT'çi Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında FETÖ hükümlüsü Bayram Özbek'in tutuklanması sonrası gözlerin çevrildiği Kurtlar Vadisi'nde itiraf depremi sürüyor; Emin Olcay'ın zehir zemberek açıklamalarına Abidin Yerebakan da katıldı.
Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında, ‘Kurtlar Vadisi’ dizisinin senaryosunda dahli olduğu tespit edilen FETÖ hükümlüsü Bayram Özbek, ‘Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme’ ve ‘Kasten öldürmeye azmettirme’ suçlarından tutuklandı.
Soruşturma çevrevesinde gözler diziye çevrilmiş dizinin Ömer Baba'sı Emin Olcay'ın zehir zemberek sözlerinden sonra oyuncu Abidin Yerebakan'dan da açıklama geldi. Bir döneme damga vuran dizinin oyuncularının yaptığı açıklamalar gündemden düşmüyor.
Soruşturma süreci devam ederken, dizinin unutulmaz figürlerinden "Ömer Baba" karakterine hayat veren usta oyuncu Emin Olcay çarpıcı ifadeler kullandı:
"OSMAN SINAV AYRILDIKTAN SONRA DİZİ SİYASETE EVRİLDİ"
Yapımın yönetmen Osman Sınav'ın ayrılışıyla birlikte kabuk değiştirdiğini vurgulayan Olcay, "Osman Sınav'ın ardından proje tamamen politik bir çizgiye kaydı. Türkiye'nin karanlık ve bilinmeyen noktalarına doğru sürüklendik. Bu durum giderek daha belirginleşti ve senaryonun kalitesi bozulmaya başladı" ifadelerini kullandı.
Rahatsızlığını senaryo ekibine iletmeye çalıştığını ancak karşılık bulamadığını belirten usta oyuncu, "Konuşma girişimlerim yanıtsız kalınca ben de sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak şüphelerim vardı; dışarıdan birilerinden bilgi almadıkları sürece bu detayları nasıl kaleme aldıklarını sorguladığım çok oldu. Bir yerlerden bir şeyler aktarılıyordu ki bu sahneler yazılıyordu" dedi.
"SENARYOLAR GELDİĞİNDE ŞAŞKINLIK YAŞIYORDUM"
Çekim öncesi metinleri okuduğunda büyük şaşkınlık yaşadığını ifade eden Olcay, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bölüm senaryoları elime ulaştığında hayretler içinde kalıyordum. Yeşil karakterinin yapıma dahil edilmesine ne gerek vardı? Yeşil neden girdi? Sonrasında Cumhurbaşkanı figürü neden senaryoya eklendi? Tüm bunlara anlam veremiyorduk. Öte yandan Harp Okulu'nda dört yıl boyunca her sene sahnelenen oyunları yönettim. Bu süreçte zamanımın en az üç ayı Harp Okulu'nda geçiyordu. Ergenekon döneminde bazı öğrencilerime FETÖ tarafından nasıl tuzaklar kurulduğunu, neler yaşatıldığını bizzat duyuyordum. Tüm bu yaşanmışlıklardan ötürü dizideki bu yön değişimi beni son derece rahatsız ediyordu. Kendilerini uyarmak istesem de senarist ekibi egoları yüzünden kimseyi dinlemiyordu. Zaten projeden ayrılmak istiyordum; fakat beni kadroda tutmak için sürekli vaatlerde bulundular ama hiçbirini yerine getirmediler."
"DİZİ OSMAN SINAV SONRASI JAMES BOND FİLMLERİNE DÖNDÜ"
Yapımın geldiği son noktayı da eleştiren Olcay, "Dizi, Osman Sınav sonrasında âdeta bir James Bond filmine dönüştü. İngiliz, KGB ve FBI ajan tiplemeleri sürekli senaryoya girip çıkıyordu. Bu tarz kurgular ülkemizin gerçekliğiyle bağdaşmıyordu. Tabii bu senaryo akışı içerisinde Polat Alemdar da her defasında vatanı kurtaran tek kahraman konumuna getiriliyordu" şeklinde konuştu.
"DİZİDE İZLEDİĞİMİZİ ÜÇ GÜN SONRA YAŞIYORDUK"
Oyuncu Abidin Yerebakan da, çekimlerin yapıldığı yıllarda yaşananları ve senaryodaki çarpıcı unsurları yorumlayan Yerebakan, geçmişe bakıldığında birçok olayın bugün çok daha net anlaşıldığını ifade etti.
O dönemdeki tablonun farkında olmadıklarını belirten oyuncu, "O zamanlar büyük resmi okuyamıyorduk. Yapımda izlediğimiz sahneleri üç gün geçmeden gerçek hayatta bizzat tecrübe ediyorduk" dedi.
"KİMSE KEHANETTE BULUNAMAZ"
Günümüzde yaşananları hayretle izlediğini kaydeden Yerebakan, Kaşif Kozinoğlu karakterinin işlendiği dönemde kadroda yer almadığını ve toplamda 97 bölümde oynadığını hatırlattı.
Sözlerine devam eden Yerebakan, "Bugün geriye dönüp baktığımda herkes gibi benim de kafam karışıyor. Neticede kimse kahin değil, geleceği göremez. Gaybı yalnızca Allah bilir. Fakat bir olay izliyorduk ve çok geçmeden birebir yaşıyorduk. Bu durumu defalarca tecrübe ettik. Bu insanlar bu bilgileri nereden alıyordu, bu senaryoları nasıl yazabiliyorlardı?" ifadelerini kullandı.
Senaryo ekibinin öngörü kabiliyetine vurgu yapan oyuncu, "Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan gerçekten sıradışı işlere imza attılar. Bugün bakıldığında taşlar yerine oturuyor; çünkü o dönem resmi bütünsel olarak göremiyorduk" açıklamasında bulundu.