Anne babalar dikkat! Çocuğunuzun en yakın sırdaşı sandığınızdan çok farklı olabilir

Toplumsal tahammülsüzlük gençleri dijital sığınaklara itiyor. Eleştirilmekten korkan gençlerin beşte biri derdini yapay zekaya anlatırken, uzmanlar ebeveynleri yasaklamak yerine bu yalnızlaşmanın asıl nedenini anlamaya davet ediyor.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Anne babalar dikkat! Çocuğunuzun en yakın sırdaşı sandığınızdan çok farklı olabilir

Gece yarısı, bir lise öğrencisi odasında yalnız. Günün stresi, gelecek kaygısı veya sosyal çevresindeki bir anlaşmazlık zihnini meşgul ederken, derdini anlatmak için yan odaya geçip ailesinin kapısını çalmak veya bir arkadaşını aramak yerine telefonunun ekranını aydınlatıyor. Karşısında onu eleştirmeyecek, yorgun olduğunu söylemeyecek ve anında yanıt verecek bir dinleyici var: Yapay zeka.

Bu tablo, bireysel bir tercih olmanın ötesinde, destek sistemlerinin yetersiz kaldığı modern toplum yapısında geniş çaplı bir sosyolojik dönüşüme işaret ediyor. Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hatice Kumcağız’ın dikkat çektiği güncel araştırmalara göre, bugün her 5 gençten 1’i kişisel problemlerini çözmek için insanlara değil, algoritmaların sunduğu arayüzlere başvuruyor.

'SIFIR RİSKLİ' BİR SIĞINAK ARAYIŞI

Verilerin arka planında, yargılanma korkusu ve anlaşılamama endişesi yatıyor. Prof. Dr. Kumcağız, gençlerin çevrelerindeki yetişkinler veya uzmanlar yerine yapay zekaya yönelmelerinin temelinde; eleştirilme, etiketlenme ve zayıf görünme kaygısının bulunduğunu belirtiyor. Gerçek ilişkilerin doğasında her zaman bir risk barındırdığına dikkat çeken Kumcağız, “Acaba gözlerinden düşer miyim?” sorusunun gençleri "sıfır toleranslı", steril ve risksiz bir güven alanı aramaya ittiğini ifade ediyor.

Gündelik ekonomik ve sosyal telaşlar içindeki yetişkinlerin aksine, yapay zeka "Şu an seni dinleyemem" veya "İşim var" demiyor. Haftanın 7 günü, günün 24 saati ulaşılabilir olan bu sistemler, gençlere sınırsız bir sabır ve algoritmik bir şefkat sunuyor.

Anne babalar dikkat! Çocuğunuzun en yakın sırdaşı sandığınızdan çok farklı olabilir - Resim : 1

HAKLILIK ÇEMBERİ VE TERAPİNİN EKSİKLİĞİ

Ancak uzmanlara göre, yapay zekanın sağladığı bu kesintisiz erişim ve anlık rahatlama hissi, derin yapısal sorunları beraberinde getiriyor. Empatiyi başarılı bir şekilde taklit eden algoritmalar, kullanıcıya çoğunlukla duymak istediklerini söyleyecek şekilde programlanıyor. Prof. Dr. Kumcağız, bu durumun gerçek bir psikolojik desteğin yerini alamayacağının altını çiziyor.

Profesyonel bir psikolojik danışmanlığın, kişinin savunma mekanizmalarıyla yüzleştiği ve kendi çelişkilerini gördüğü sancılı bir süreç olduğunu belirten Kumcağız, yapay zekanın ise genci sürekli bir "haklılık çemberi" içerisinde muhafaza ederek sahte ve konforlu bir alan yarattığını vurguluyor.

PÜRÜZSÜZ İLETİŞİMİN BEDELİ: SOSYAL İZOLASYON

Çatışmasız ve pürüzsüz ilerleyen bu dijital diyaloglar, gerçek dünyanın dinamikleriyle uyuşmuyor. İnsanı yaralayan şeyin de iyileştiren şeyin de gerçek ilişkiler olduğunu hatırlatan Kumcağız, söz kesmeyen, küsmeyen, farklı fikir öne sürmeyen ve sırtını dönmeyen bir algoritmaya alışan gençlerin, gerçek hayattaki en ufak bir anlaşmazlıkta savunmasız kaldığına dikkat çekiyor. Veriler, yapay zekayı bir sığınak olarak kullanan gençlerin, ilerleyen süreçlerde reddedilme duygusuyla baş edememe, çatışmaları yönetememe, sosyal kaygı yaşama ve giderek yalnızlaşma riskleriyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor.

YASAKLAMAK YERİNE 'NEDEN' SORUSUNU SORMAK

Ortaya çıkan bu tablo karşısında ebeveynlerin ve eğitim sisteminin vereceği tepki, sürecin gidişatını belirleyecek kritik bir faktör konumunda. Prof. Dr. Kumcağız, çocuğunun veya öğrencisinin dertlerini bir makineye anlattığını fark eden yetişkinlerin, cihazlara el koymak veya paniklemek yerine, "Bu çocuk neden bu steril alanı tercih ediyor?" sorusunu sorması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, gençleri suçlamak yerine, onları ekranların arkasındaki o yargısız alana iten toplumsal iletişimsizliğin ve tahammülsüzlüğün masaya yatırılması gerektiği görüşünde.

Gelecek nesillerin duygusal yüklerini silikon çiplerin ve dil modellerinin omuzlarına bıraktığı bu yeni dönemin özeti ise, Prof. Dr. Kumcağız’ın şu sözlerinde saklı:

“Yapay zeka bize kusursuz bir ayna sunuyor ama bu aynayı sunarken bizi kucaklayamıyor. Çocuklarımızın bir robota sığınmasını istemiyorsak, onlara gerçek dünyada yapay zekadan daha sabırlı, daha şefkatli ve daha yargısız bir şekilde sarılmayı başarmak zorundayız.” (DHA)

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Yapay Zeka Anne Baba