28 vekil istifa etti CHP'li Emre butlan yönetimine seslendi! "PM düştü, karar alırsanız suç işlersiniz"
CHP Lideri Özgür Özel ekibinden 28 isim PM’den etmesinin ardından CHP’li Zeynel Emre, Parti Meclisi’nin düştüğünü belirterek butlan yönetimine “Karar alırsanız suç işlersiniz” uyarısında bulundu.
Kılıçdaroğlu cephesinin 9 CHP’liyi ihraç talebiyle disipline sevk etmesinin ardından CHP’deKİ butlan süreci bir aşamaya taşındı. CHP Lideri Özgür Özel’in ekibi Parti Meclisi’nden (PM) istifa etti. CHP’nin seçilmiş sözcüsü Zeynel Emre, PM’nin düştüğünü belirterek olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. Emre, istifaların kabul edilmemesi halinde Kılıçdaroğlu cephesinin suç işleyeceğini açıkladı.
CHP’nin seçilmiş sözcüsü Zeynel Emre, istifaların ardından yaptığı açıklamada, Parti Meclisi’nin artık düştüğünü savundu. Emre, Kılıçdaroğlu cephesinin bu istifaları kabul etmemesi halinde suç işleyeceğini söyledi.
"HİÇBİR KARAR ALAMAZLAR ÇOK AÇIK"
Emre, şunları ifade etti:
“Şimdi değerli arkadaşlar, bakın, bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur.
Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık.”
“CHP BÜYÜK BİR KUMPASIN İÇERİSİNDE”
Zeynel Emre, CHP’nin kurumsal kimliğini hedef alan bir süreçle karşı karşıya olduğunu belirtti. Mahkemenin verdiği “butlan” kararını sert sözlerle eleştiren Emre, kararın yalnızca CHP’yi değil, Türkiye siyasetini de etkileyen büyük bir kriz yarattığını söyledi.
Emre, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli arkadaşlar, kıymetli yurttaşlarımız. Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir butlan kararı verildi.”
Emre, bu karar doğrultusunda CHP’nin son geçerli kurultayının 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildiğini söyledi. O tarihte seçilen Parti Meclisi’nin asil ve yedek üyelerle birlikte 75 kişiden oluştuğunu belirtti.
Emre, sürecin yalnızca parti içi bir tartışma olmadığını savunarak şöyle konuştu:
“Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü üçüncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir.”
“İYİ NİYETLE PM TOPLANTISINA KATILMA KARARI ALMIŞTIK”
Zeynel Emre, Özgür Özel ekibinin başta Parti Meclisi toplantısına katılma kararı aldığını söyledi. Amaçlarının krizi parti içinde çözmek olduğunu belirten Emre, 9 milletvekili hakkında alınan disiplin kararının ardından sürecin değiştiğini ifade etti.
Emre, toplantıya katılma kararlarını şu sözlerle anlattı:
“Gerçekten iyi niyetle amacımız şuydu: Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük.”
Ancak Emre, 9 CHP’linin yetkisiz biçimde disipline sevk edildiğini savundu. Bu kararın Parti Meclisi’ni devre dışı bıraktığını belirten Emre, milletvekilleri ve PM üyeleri için disiplin sürecinde tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyledi.
“BU TÜZÜKLER AYAKTADIR, HANGİSİNİ KABUL EDERSEN”
Emre, açıklamasında CHP tüzüğüne dikkat çekti. Hem eski hem yeni tüzükte milletvekilleri ve Parti Meclisi üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu’na sevki için yetkili organın Parti Meclisi olduğunu vurguladı.
Emre, bu bölümde şu ifadeleri kullandı:
“Tedbir kararının da gerekçesi yanımızda var. Tedbir kararı, gelen heyete "Ben sizi göreve gönderiyorum, gidin anayasayı çiğneyin, kanunu çiğneyin, tüzüğü çiğneyin, yönetmeliği takmayın, istediğiniz gibi yönetin, karar yeter sayısını umursamayın, imzalar toplanırsa olağanüstü kurultay kararı almayın, ben sizi oraya ebedi bir şekilde atadım" dememiştir. Bu tüzükler ayaktadır, hangisini kabul edersen.”
Emre, 9 milletvekilinin disipline sevk edilmesindeki amacın PM’de çoğunluğu değiştirmek olduğunu savundu.
“28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK”
Zeynel Emre, 2020’de seçilen PM’nin süreç içinde 57 kişiye kadar düştüğünü söyledi. Tüzüğe göre Parti Meclisi’nin üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi halinde olağanüstü kurultay sürecinin başlaması gerektiğini belirtti.
Emre, bu nedenle 17 istifanın yeterli olduğunu, ancak noter aracılığıyla 28 istifa aldıklarını açıkladı.
Emre, şöyle konuştu:
“Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24. maddesinin 3. fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır.
Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık.”
TÜZÜK MADDESİNİ OKUDU
Emre, CHP Tüzüğü’nün 24. maddesinin 3. fıkrasını da hatırlattı. Söz konusu maddede, Parti Meclisi’nde yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısının üçte ikinin altına düşmesi halinde Genel Başkan’ın 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırması gerektiği belirtiliyor.
Emre, maddeyi şu şekilde okudu:
“Parti Meclisinde boşalan üyelikler sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra üye sayısı üye tam sayısının üçte ikisinin altına düştüğünde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan 45 gün içinde kurultayı toplantıya çağırır.”
Emre, maddenin hiçbir istisna içermediğini belirtti.
“BU YANLIŞTAN DÖNÜN”
Zeynel Emre, Kılıçdaroğlu cephesine olağanüstü kurultay çağrısı yaptı. CHP’nin Türkiye’de demokrasi mücadelesi açısından kritik bir konumda olduğunu söyleyen Emre, bu sürecin yalnızca parti içi bir tartışma gibi görülemeyeceğini ifade etti.
Emre, şunları söyledi:
“O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz: Bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin üç tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz...”
Emre, basın mensupları ve sivil toplum kuruluşlarının da Türkiye’de demokratik mücadele açısından önem taşıdığını belirtti.
YARGITAY’A ÇAĞRI YAPTI
Zeynel Emre, açıklamasının sonunda Yargıtay’a çağrıda bulundu. Dosyayla ilgili kararın bir an önce verilmesini istedi.
Emre, şöyle konuştu:
“O nedenle buradan, bu ifade ettiğimiz nedenler ve bu gerçekler karşısında Yargıtay'a da son bir kez sesleniyoruz. Bir an evvel bu dosyayla ilgili karar verin ve yurttaşlarımız da bizler de 'Evet, Ankara'da hakimler varmış.' diyebilelim. Ülkemizin yaşadığı bu kriz de tarihimize bir kara leke olarak kalsın, bir daha da bu tür krizleri yaşamayalım. Değerli arkadaşlar, benim söyleyeceklerim bunlardan ibaret.”
“KURULTAYA GİDİLMESİ DIŞINDA SEÇENEK YOK”
Basın toplantısında Emre’ye, “tedbir kararı varken olağanüstü kurultay yapılamaz” iddiası da soruldu. Emre, bu görüşe sert tepki gösterdi.
Emre, şu yanıtı verdi:
“Şimdi bunu söyleyene şunu sormak lazım: Ben burada elimde anayasayı alıyorum, kanunu alıyorum, tüzüğü alıyorum, dersimi çalışıyorum, anlatıyorum. Bunu söyleyenin kaynağı nedir? Yani bunu söyleyen kendisini anayasadan üstün mü görüyor, kanunlardan üstün mü görüyor, tüzükten üstün mü görüyor? Neye dayanarak ifade ediyor bunu, nerede yazıyor bu? Bu koca bir bahanedir, aksi halde Yüksek Seçim Kurulu'na ne ihtiyaç var? Mahkemeler istediğini genel başkan ve yönetim atasın ve onlar da seçim yapmasınlar, bir ömür boyu yönetsinler istediği gibi. Bu olacak iş değil değerli arkadaşlar.”
Emre, CHP’nin olağanüstü kurultaya gitmesi dışında bir seçeneği olmadığını söyledi.
“26 TEMMUZ RİSKİ ALINABİLECEK BİR RİSK DEĞİL”
Emre’ye, CHP’nin seçime girme yeterliliği açısından 26 Temmuz tarihinin kritik olup olmadığı da soruldu.
Emre, Siyasi Partiler Kanunu’na göre partilerin iki yılda bir kurultay yapmak zorunda olduğunu, bu sürenin en fazla bir yıl uzatılabileceğini belirtti. CHP’nin son geçerli kurultayının 25 Temmuz 2020 kabul edilmesi halinde 25 Temmuz 2026 tarihinin kritik hale geldiğini söyledi.
Emre, şu ifadeleri kullandı:
“Şimdi, 'Efendim bu böyle değil tedbir var, bu mücbir sebep' diyenler kendi kaderini tamamen, sanki bağımsız tarafsız yargı varmış gibi, tamamen Sayın Erdoğan'ın iki dudağı arasına bırakmaktadır. Pekala bunu mücbir sebep diyenler, efendim 'tedbir var' diyenler, 'bu nedenle yapılmadı' diyenler, bunu böyle görmez ise ilgili yargı ve partinin seçime katılamayacağına, malların da hazineye irat kaydedileceğine karar verirse ne yapacaklar? Bu soruyu onlara sormak lazım. Bu risk alınabilecek bir risk midir? Sırf koltuk için.”
“HANGİ HAKLA ORADA OTURACAKSINIZ?”
Emre, kurultay çağrısı yapılmaması halinde hukuki süreci takip edeceklerini söyledi. Kurultaya gidilmemesi durumunda ise mevcut yapının meşruiyetinin kalmayacağını savundu.
Emre, şöyle konuştu:
“Efendim, çok nettir bakın bunlar çok nettir. Siz 'Ben onu tanımam, bunu tanımam' vesaire dediğinizde ne yapmış oluyorsunuz? Bir suç işlemiş oluyorsunuz. Çünkü kanuna göre, mevzuata göre yönetmemiş oluyorsunuz. Ben şimdi, yani tane tane anlatıyorum, mevzuattan bahsediyorum. E karar yeter sayısı yok, parti meclisi yeter sayısı yok, düşmüş bir yapı. Hangi hakla orada oturacaksınız? Yazılar yazacaksınız, harcamalar yapacaksınız. Hangi hakla? Neye dayanarak yapacaksınız bunu?”
MECLİS’TEKİ YAZILAR DA SORULDU
Basın toplantısında Emre’ye, CHP Grup Başkanvekillerinin odalarını boşaltmalarının istendiği yönündeki yazılar da soruldu.
Emre, Meclis Başkanlığı’nın bugüne kadar CHP Grubu içinde yapılan seçimlere saygı gösterdiğini belirterek şu yanıtı verdi:
“Şimdi Meclis Başkanlığı şu ana kadar bizim parti içerisinde yine mevzuata göre yaptığımız seçimler karşısında buna saygı gösterdi. Grup Başkanı ve Grup Başkanvekillerinin resmi olarak usulüne uygun seçildiğini ve böyle sisteme işlendiğini ifade etti. Bundan onun da bundan döneceğini düşünmek istemiyorum”