İBB davasında 49. gün! Elif Güven: Savcı, ‘İstediğim gibi konuşmuyor, içerde kalsın’ dedi

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında olduğu 110 kişinin tutuklu yargılandığı İBB davasının 49. duruşması başladı. Elif Güven savunmasında etkin pişmanlıktan yararlanmadığını ve ifadesinin çarpıtıldığını söyledi.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
İBB davasında 49. gün! Elif Güven: Savcı, ‘İstediğim gibi konuşmuyor, içerde kalsın’ dedi

İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 110 kişinin tutuklu yargılandığı İBB davasında 49. duruşma görüldü.

İBB davasında dün görülen 48. duruşmada tutuklu eski Kültür A.Ş. İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan ve iş insanı Mustafa Nihat Sütlaş savunma yaptı. Mahkeme heyeti 18 haziran tarihinde tutukluk incelemesi yapacak.

Medya A.Ş. Reklam Alanları Müdürü Elif Güven ve Fatoş Ayık savunma yapıyor. Elif Güven, "Hakkımdaki iddiaların hepsi hukuki dayanaklardan yoksundur. Savcı bana 'Sana yardımcı oluruz Elif Güven' dedi. Herhalde iftiracı olsam çıkacaktım o gün, onu gördüm gözlerinde" diye konuştu.

Halk TV muhabiri Gamze Altunay İBB davasının 49. duruşmasında yaşananları anbean aktardı...

SONA ERDİ

Duruşma savcı ve hakim sorularının ardından sona erdi.

"EMEĞİMİN KARŞILIĞI OLAN MAAŞIM DIŞINDA TEK KURUŞUM OLMADI"

Fatoş Ayık, 2010 yılından beri İBB'de çalıştığını söyledi. Ayık ifadesine şöyle devam etti:

"Rahmetli Kadir Topbaş'ın web tabanlı bir şehir televizyonu projesi vardı. Bugün adı İBB TV olan ama o dönem İSTV markasıyla kurulan bir televizyon internet üzerinden yayına başlamıştı. Öncelikle kurum içerisinden başvurular toplandı. Ben de mezuniyetim bu alanda olduğu için buraya başvurdum. O dönemki basın danışmanı Ahmet Faruk Yanardağ ile yaptığım 2 mülakattan sonra bu projeye kabul edildim. 4-5 ay bu projede çalıştım. O dönem Medya A.Ş. henüz yoktu.

Eylül ayında o zamanki adı İstanbul Dijital Medya A.Ş. olarak şirket kuruldu. 9 Eylül 2011 yılında kurulduğunda 5 kişi ilk sigortalanmıştı. O 5 kişiden bir tanesi bendim ve sicil numaram da 4'tü. Kısacası 2011 yılının Eylül ayında İstanbul Dijital Medya A.Ş. kuruldu ve ilk günden gözaltına alındığım güne kadar hep Medya A.Ş.'de çalıştım. İBB yönetiminin hangi siyasi partide olduğu fark etmeksizin her dönemde elimden gelen bütün gayreti gösterdim. Hiçbir zaman bir usulsüzlüğün parçası olmadım. Personel kadrosu ile başladığım Medya A.Ş.'de her dönemde terfi ettim. Terfi ile hep iş süreçlerini geliştirmeye çalıştım. Özellikle müdür olduğum birimde ihale süreçlerinin mevzuata uygun şekilde işletilmesi için satın alma ve gelir getirici satış prosedürlerinin, şirketin iç yönergesinin geliştirilmesini sağladım. Mevzuata uygunluk, hesap verilebilirlik ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı için kısacası iş süreçlerini geliştirmeye çalıştım. Sayın Başkanım, öncelikle belirtmeliyim ki ben hayatım boyunca hiçbir zaman bir örgüte üye olmadım, bir örgüt adına hareket etmedim, kimseden bir talimat almadım, herhangi bir örgütün varlığından dahi haberdar olmadım ve emeğimin karşılığı olan maaşım dışında uhdeme geçen tek bir kuruş dahi olmamıştır."

SUÇLAMALARI REDDETTİ

"Hakkımdaki tüm dolandırıcılık suçlamaları mesnetsizdir. Kabul etmiyorum" diyen Ayık, ihalelere davet edilen firmaları kendisinin belirlemediğini, Reklamist firmasının sahibi Nihat Sütlaş ile Murat Ongun'un ilişkisini bilmesinin mümkün olmadığını da belirtti. Ayık, "Murat Ongun'un Reklamist'in gizli ortağı olduğu iddiasını ifadelerden duydum" dedi.

FATOŞ AYIK KÜRSÜDE

Medya A.Ş. bünyesinde Satın Alma İhale Müdürü Fatoş Ayık savunma yapmak üzere kürsüye çıktı.

ARA SONA ERDİ

Verilen aranın sona ermesinin ardından kürsüye çıkan Elif Güven'in avukatları savunma yaptı.

ARA VERİLDİ

Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Aradan sonra Elif Güven'in iki avukatı daha savunma yapacak.

"İDDİANAME ÇÖKTÜ"

Sorgunun ardından Elif Güven'in avukatı Ruşen Gültekin'in savunması başladı:

"Devletin soruşturma makamı, buldozer gibi geçti. Kimse derdini anlatamadı. Ne masumiyet karinesi kaldı ne lekelenmeme hakkı kaldı. Soruşturma aşamasında savcılarımız bize düşman hukuku uyguladılar.

Her gün duruşmalarda Ekrem İmamoğlu'nun ne kadar liyakatli insanlarla çalıştığını yaşayarak görüyoruz. Türkiye'nin en önde gelen başarılı kadınları, buna müvekkilim Elif Güven de dahildir, Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne üye diye tarifleniyor. Kaç kişi beyanını değiştirdi. İddianame bu beyanlara dayanıyordu. Bu sebeple iddianamenin çöktüğünü söyleyebilirim. Bu iddianame artık sakatlanmıştır, zehirlenmiştir."

"CHP'YE KAYYUM ATANAN KİŞİYİ DE KINIYORUM"

Ekrem İmamoğlu: Sayın Başkan, sayın heyet; elbette talebim hala aynı şekilde geçerlidir takipçisi de olacağım ama bunun, bu uygulamaların kadına şiddete eğilimi olan insanlar tarafından, kendi menfaatleri için kullanılabilecek bir eylem tipi olduğunu düşünüyorum. İster adı başsavcı olsun, ister savcı olsun, ister kim olursa olsun…

Bu eylemlerin hiçbir hukuki yanı, hiçbir idari yanı olmadığını düşünüyorum. Bunun bu kadar kamuoyuna açık bir şekilde duyurulduktan sonra kılını dahi kıpırdatmayan ve kıpırdatamayacağını bildiğim bakanları da kınıyorum. Aynı şekilde ana muhalefet partisinin başına kayyum atanan kişiyi, siyasi savcıyı da kınıyorum. Hükümetin başındaki kişiyi de kınıyorum. Kadına şiddet önemli bir konudur. Elif Hanım'dan aldığım sorunun cevabının karşılığında da bunu kamuoyuna paylaşmak benim sorumluluğumdur. Çünkü bu insanlar İmamoğlu suç örgütünün üyesi olarak hapse atıldı, bu uygulamalar onun için yapıldı Sayın Başkan. Ben herhangi biri olarak soru sormuyorum. Şu anda karşımda gördüğüm, tanışmadığım hanımefendi 5 aydır hapiste Sayın Başkan.

İMAMOĞLU SORU YÖNELTTİ

Güven'in savunması bitti. Ekrem İmamoğlu şu soruları yöneltti:

İmamoğlu: Bunu sormak zorundayım, bir toplantı yaptık mı sizinle? Sima olarak tanıyorum sizi ama inanın burada tanışınca karışıyor.

Güven: Yok Başkanım biz sizinle etkinliklerde tanışırdık.

İmamoğlu: Örgüt yöneticisini tanımayan, örgüt üyesini tanımayan bir örgütten bahsedildiğinin altını çizmem gerekiyor.

"GİZLİ TANIKLAR DOĞRU KONUŞMUYOR"

Gizli tanık Çınar'ın kendisi hakkında 'Medya A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi' dediğini aktaran Güven şunları söyledi:

"Ben bunun için tutukluyum. Medya A.Ş. Yönetim Kurulu üyesi değilim. Bu savcılığın 15 dakikada ulaşacağı bir bilgi. Bunu bile şu an burada söylüyorum. Bu beyandan da anlaşılacağı gibi gizli tanıkların doğru bilgi vermediği ortadadır."

"İFTİRACI OLSAM ÇIKACAKTIM"

Etkin pişmanlıktan yararlanmadığının altını çizen Güven şunları söyledi:

"Herhalde iftiracı olsam çıkacaktım o gün, onu gördüm gözlerinde.

Bir kişinin hayatını idame ettirebilmesi için çalışması ne zamandan beri örgüt üyeliği oluyor ben onu anlamıyorum? Haberim olmayan bir örgüte ben nasıl üye olabilirim. Bu arada bahsedilen şema her şirkette vardır, her iş yeri için geçerlidir. O zaman ben bundan önce Star TV örgütündeydim. Her iş yerinde talimat almak normal bir şeydir."

"SAVCI, 'İSTEDİĞİM GİBİ KONUŞMUYORSUN' DEDİ"

Elif Güven, savcı ile arasında geçen konuşmaları şöyle aktardı:

"Tutukluluğumun 20. gününde infaz koruma memuru geldi, 'Hazırlan seni doktora götüreceğiz' dedi. Koridorda tam ring aracına bineceğiz, 'Savcı seni çağırmış' dediler. Şaşırmıştım, o an ne cevap vereceğimi de bilemedim. Gidilir mi, gidilmez mi…

Benim emniyet sorgusundan sonra ek ifade talebim yoktu. Cezaevi aracına bindirildim, Çağlayan’a götürüldüm. O zamanki avukatıma sabah haber vermişler. Savcının kendisine 'Daha 2,5 yıl biz bu iddianameyi yazmayız söyle bildiklerini anlatsın' dediğini söyledi.

'Ben muhbir olamam bildiğim bir şey de yok' dedim avukatıma. Yine de bir şeyler soracakmış bir istersen dedi. Savcı bana 'Sana yardımcı oluruz Elif Güven' dedi.

İftiracı olmayacağımı, bildiğimi anlattığımı söyledim. Ancak hiçbiri zapta geçmedi. Sorgu da değil sohbet şeklinde oldu ve kendisinin azarıyla karşı karşıya kaldım.

'Hala istediğim gibi konuşmuyorsun Elif' diyor savcı. Hissiyat çok soruluyor orada bir de. Mesela bana savcı 'Size şu şirketlere ihale ver deniyor muydu?' diye sordu. Gayet net bir soru. Ben de 'hayır' dedim ancak 8 ay sonra iddianamede bakıyorum ki bağlamından koparılmış her şey. Delil gibi konulmuş. Mesela soruyor savcı, gördün mü görmedim. Duydun mu? duymadım. Sonra soruyor hissettin mi?

'Bak yine istediğim gibi konuşmadın, bak yine konuşmuyorsun' dedi. Tamamen bir baskı halinde, ben anlamadım yani ne söylemem gerekiyor.

Sonunda savcı yüzüme karşı 'İstediğim gibi konuşmuyor, kalsın içerde' dedi. O zaman anladım ki bu hakkımızda aleyhimize konuşanlar hep iftiracı maalesef.

Bana bir şey biliyormuşum gibi davrandı halbuki ben bildiklerimi zaten anlatmıştım. Cümlelerimi kısaltıp istediği gibi yazdı. Söylediklerimin bağlamından çıkarılarak yazması beni çok rahatsız etti. Acemiliğimden duruma itiraz edemedim.

Ben 'Etkin pişmanlıktan yararlandım, geri çekiyorum' gibi bir durum yok yani ortada. Öyle bir şey yok çünkü."

"2019 ÖNCESİNE BAKIN"

Elif Güven, bir suç işlenmişse geriye doğru tamamına bakılması gerektiğini söyleyerek 2019 öncesine dikkat çekti.

Güven şöyle konuştu:

"2019 öncesine bakılmaması siyasi saiklerle yapıldığının kanıtıdır. 2019 öncesine bakılsa 2019 sonrasının pirüpak olduğu ortaya çıkacaktır.

'NEDEN CEZAEVİNDEYİM?'

İddianamede belirtildiği gibi Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü iddiasını ne bilirim ne de kabul ederim. Kendisi İBB Başkanı idi. Biz de tarafımıza verilen görevleri en iyi şekilde yapıyoruz. Asla Ekrem İmamoğlu'nun suç örgütü iddiasına para sağlansın diye ihalelere fesat karıştırmadık, kamu zararı yapmadık. Ben para dolu çantalar görmedim, duymadım. Benden kimse iddia edilen bir örgüte para sağlamam için veya menfaat için ihalede fesat karıştırmamı istemedi.

Siyasi olarak özel bir kimliğim yok CHP üyesi bile değilim. Suçsuz günahsız neden bu kadar zamanımı hapiste geçirdiğimi sorgularsam delirebilirim ama delirmiyorum. iddia makamının sunduğu somut tek bir delil yok o zaman ben neden cezaevindeyim? Benim yetkim de yok."

ELİF GÜVEN SAVUNMASI İÇİN KÜRSÜDE

Elif Güven, savunması için söz aldı. Güven şöyle konuştu:

"20 yıldır iş hayatımda profesyonel olarak çalışıyorum. Hiçbir suç işlemedim. Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak oluşturdum. Bugün karşınıza özgürlüğümden mahrum bırakılarak tutuklu sanık olarak çıkıyorum.

Hakkımdaki iddiaların hepsi hukuki dayanaklardan yoksundur. Mesnetsiz iddialarla suçlanmak şahsımı derinden üzmüştür. Emek verdiğim kariyerimin bu kadar asılsız iddialarla yerle bir edilmesi…

'KENDİ AYAĞIMLA DÖNDÜM'

Annem haberi duyunca fenalaştı. Annemi sakinleştirdim, hemen sonra toparlandık ve beraber Türkiye’ye döndük. Havalimanında gözaltına alınmış oldum. Kaçma şüphesiyle tutuklandım. Soruyorum başkanım, yurt dışındayken kendi ayağıyla dönen ben kaçma şüphesiyle tutuklandım.

Derdim neden yargılandığım değil derdim usulle ilgili. Bir insanın ömründen, özgürlüğünden 1,5 yıl çalmak bu kadar kolay mı?

Haklarımız yerle bir edildi, bize en yakın insanların bile suçlu olduğumuza inanması istendi. Benim özelimde tek bir sözde örgüt konuşması olmamıştır çünkü ben sözde örgüt üyesi dahi olduğumu bilmiyorum Sayın Başkan."

ŞAHAN'IN DOĞUM GÜNÜ

Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın doğum günü olduğu öğrenildi. İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Şahan'a sarılarak doğum gününü kutladı.

FATOŞ AYIK VE ELİF GÜVEN KONUŞACAK

Bugün Fatoş Ayık ve itirafçılık ifadesini geri çeken Elif Güven’in savunma yapması bekleniyor.

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
İBB Davası Ekrem İmamoğlu