Son Dakika | DEM Parti ve Saray arasında sürpriz görüşme! Bir saat sürdü
Son dakika... DEM Parti Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaklaşık 1 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.
DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi. Görüşmenin yaklaşık 1 saat sürdüğü açıklandı.
Toplantıda Takip ve Değerlendirme Kurulunun yaptığı iki görüşme ile kurulan dört alt kurulun çalışmaları ele alındı. Heyetin süreçle ilgili görüş ve önerilerini de ilettiği belirtildi.
DEM PARTİ'DEN AÇIKLAMA
DEM Parti’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
"DEM Parti İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile yaklaşık 1 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi.
Bugün yapılan görüşmede heyetimiz, Takip ve Değerlendirme Kurulunun gerçekleştirdiği iki toplantı ve kurulan dört alt kurulun işleyişi hakkında bilgi aldı, görüş ve önerilerini iletti."
PERVİN BULDAN EKİM AYINI İŞARET ETMİŞTİ
Buldan, PKK'nın lideri Öcalan’ın durumuna ilişkin detaylı açıklamalarda bulunmuştu. MA'ya konuşan Buldan kurulun, sürecin “atar damarı” olacak. Hem silahsızlanmayı hem de siyasallaşma sürecini aynı çatı altında yürütecek.
Öcalan’ın gazeteciler, yazarlar ve STK temsilcileriyle görüşmesine ilişkin de Buldan, ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması gerektiğini söyledi. Buldan önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişme yaşanabileceğini ifade etti.
Buldan'ın röportajından öne çıkanlar da şöyleydi:
-Sayın Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Kurulu’nu nasıl koordine edecek? Kimler yer alacak? Çalışma alanı nasıl oluşturulacak?
“Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek.”
Sayın Öcalan sadece silahsızlanma değil, aynı zamanda geleceğin siyasal ve demokratik inşasında da rolünü oynayacağını çok iyi biliyoruz. Bu kapsamda, Sayın Öcalan hem silahsızlanma sürecinde hem de siyasal ve demokratik inşa sürecinde koordinatörlük görevini üstlenecek. Bunun için kurulan kurulun koordinesini sağlaması, toplumun farklı kesimleriyle görüşmesi, özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Kurulun bileşimi ve çalışma usulü, tarafların ortak aklıyla ve karşılıklı mutabakatla belirlenecek konulardır. Bizim önerimiz, kurulun hem sürecin taraflarını hem de sürece katkı sunacak kişilerden, kesimlerden oluşacak bir yapıda olmasıdır. Kurulun görevini yerine getirebilmesine imkân tanıyacak fiziki ve hukuki koşullarla tanımlanması gerekiyor.
-Bu kurul, sürecin ilerlemesi ve şekillenmesinde nasıl bir role sahip olacak?
Kurul, sürecin ilerlemesinin deyim yerindeyse atar damarı olacak. Kurul hem silahsızlanma süreçlerini yönetecek hem de siyasallaşma sürecinde aktif rol alacak. Bu iki alanın aynı kurul çatısı altında ele alınması, birbirini tamamlayan adımların eşgüdüm içinde atılmasını sağlayacak. Silahsızlanmada atılan her adım siyasal alanı genişletecek; siyasal alanda sağlanan her güvence de silahsızlanma sürecine güven katacak. Bu yönüyle kurulun başarısı, sürecin bütününe duyulan güvenin de teminatı olacaktır.
-Sürecin bundan sonraki takvimi nasıl işleyecek, öngördüğünüz somut adımlar ne zaman sahada işlemeye başlar?
Süreçle ilgili çerçeve yasada öngörülen bir işleyiş söz konusuydu. Bu işleyişin hızla hayata geçmesi, Meclis’ten çıkan o güçlü iradenin gereğidir. Demin bahsettiğim gibi karşılıklı adımlarla sürecin ivmesini artırmalıyız. Bu çerçevede yasanın yürürlüğe girmesini sağlayacak MGK kararının gecikmeden çıkmasını bekliyoruz. Meclis’in açılmasıyla birlikte hem çerçeve yasa kapsamındaki adımların hem de kayyımlara son verilmesi ve AİHM kararlarının uygulanması gibi çerçeve yasanın dışındaki adımların atılması sürecin itici gücü olacak. Bu konuda artık daha fazla gecikme olmaması gerekiyor. Gecikmelerin toplumda yaratabileceği soru işaretlerini de hep birlikte dikkate almamız gerekiyor. Yıllarca bu meselenin bedelini ödemiş aileler, gençler, bu ülkenin her kesimi somut adımları görmek istiyor. Atılacak her adım sürece duyulan güveni büyütecek, sürecin toplumsal zeminini güçlendirecektir. Biz de bu adımların atılması için Meclis’te ve Meclis dışında bütün taraflarla diyalog halindeyiz.
-Sayın Öcalan hangi zaman aralığında gazeteciler, yazarlar ve STK temsilcileri ile görüşme yapacak? Bir öngörünüz veya süreç içerisinde böyle bir planlama var mı?
Sayın Öcalan’ın hem görüşmeler yapması hem de sürece dair özgür çalışma ile iletişim koşullarının sağlanması sürecin başarısını belirleyecek en temel parametredir. Süreçte geldiğimiz aşama itibariyle Sayın Öcalan’ın toplumun tüm kesimleriyle görüşmeler gerçekleştirmesi artık kaçınılmazdır. Bu görüşmelerin yalnızca süreç açısından değil, toplumsal diyaloğun güçlenmesi açısından da büyük katkısı olacak. Farklı kesimlerin doğrudan görüş alışverişinde bulunması önyargıları azaltacak, sürecin toplumsal meşruiyetini güçlendirecektir. Ekim ayıyla birlikte bu görüşmelerin başlaması ve hukuki güvencelerle sürekliliğinin sağlanması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde bu konuda somut bir gelişmeye tanıklık edebiliriz.
“Öcalan kurulda üye değil, koordinatör olacak” iddiası