Dünyada sadece tek bir yerde yetişiyor: Kesince içi kıpkırmızı, başka toprağa ekince beyazlıyor!
Yok olma eşiğindeyken köylülerin kurduğu dernekle kurtarılan armut türü, kırmızı içiyle dikkat çekiyor. Başka yere dikildiğinde pembe rengini kaybederek beyazlayan asırlık tür, iklim krizine bağlı kuraklık nedeniyle tehdit altında.
İtalya'nın kuzeyindeki dağ kasabasında yetişen ve kesildiğinde içi parlak kırmızı rengiyle karpuzu andıran pera cocomerina, dünyanın en nadir meyveleri arasında yer alıyor. Floransa'ya yaklaşık iki saat uzaklıktaki Apenin Dağları eteklerinde kurulu Ville di Montecoronaro kasabasına özgü bu asırlık miras, yok olma eşiğinden dönerek yerel halkın çabasıyla yeniden hayat buldu.
Başka bir toprağa taşındığında tüm kimliğini yitiren sıra dışı meyve, yalnızca bu vadiye özgü mikroklima ve gece gündüz arasındaki keskin sıcaklık farkı sayesinde kıpkırmızı rengine kavuşuyor.
Yüzyıllardır bölge halkı tarafından tüketilmesine karşın meyvenin dünyadaki benzersizliği ilk kez 2001 yılında hazırlanan bir üniversite teziyle anlaşıldı. Yürütülen saha araştırmalarıyla birlikte dünyada eşi bulunmayan bu armudun sayısının 40'tan aza kadar indiği belirlendi.
Gördükleri tehlike üzerine hızla örgütlenen kasaba sakinleri, Pro Ville derneğini kurarak asırlık ağaçları koruma altına aldı. Yıllar süren ortak çaba sonucunda korunan ağaç sayısı günümüzde 150 ile 200 arasına kadar ulaştı.
Süreci anlatan Pro Ville üyesi Simone Mercatelli, geçmişte ağacın önemini yeterince kavrayamadıklarını belirtti. Mercatelli, "Bahçelerimizde, ormanlarımızda, tarlalarımızda pera cocomerina ağaçları vardı. Kendimizi bildik bileli onu biliyorduk; bu yüzden potansiyelini ama aynı zamanda kırılganlığını anlayamamıştık" dedi.
Yürüttükleri kurtarma seferberliğini özetleyen Mercatelli, "Ağaçların sayımını yaptık, 40'tan azdılar. Biz de onları korumaya, meyvelerini toplayıp dönüştürmeye başladık" ifadelerini kullandı.
Bölge dışına çıkarılan fidanların aynı sonucu vermediğini gören köylüler, doğanın bu özel hediyesini kasaba sınırlarında tutmayı başardı. Başka topraklara dikilen fidanlar pembe ve kırmızı dokusunu tamamen kaybederek sıradan, büyük ve beyaz meyvelere dönüştü.
İçerdiği yoğun şeker sebebiyle dalından koptuktan sonra çok kısa ömre sahip olan ürün, yerel tariflerle marmelat, dondurma ve liköre işleniyor. Meyvenin saklama koşullarındaki zorluğa dikkat çeken Simone Mercatelli, "Bu meyvenin özelliği, olgunlaştıktan sonra yüksek şeker içeriği nedeniyle dört ila beş gün içinde tüketilmesi gerekmesidir" diye konuştu.
Üretim hacminden ziyade türün devamlılığını önceliklendirdiklerini vurgulayan Mercatelli, "Yoğun bir meyve hasadıyla ilgilenmiyoruz, meyvenin varlığını sürdürmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Akdeniz havzasını etkisi altına alan iklim krizi, asırlık ağaçların biyolojik dengesini de doğrudan sarstı. Yaz aylarında yaşanan yoğun sıcak hava dalgaları nedeniyle erkenci türlerin hasadı normal takviminden tam 20 gün önceye çekildi. Kuraklık sebebiyle rekolte kaybı yaşayan kasaba halkı, gelen yoğun talebe yetişemediği için resmi çevrim içi satış kanalını siparişlere kapatmak zorunda kaldı.