Kaşif Kozinoğlu'nun son 30 dakikasında kan donduran detaylar ortaya çıktı!
Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki ölümüne ilişkin belgeler, sağlık ekibinin yaklaşık 30 dakika geciktiğini, ambulansın görev yerinde olmadığını ve olay yerinin saatlerce korunmadığını ortaya koydu.
MİT yetkilisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki ölümüne ilişkin belgeler, ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin gelişine kadar yaklaşık 30 dakika geçtiğini ve acil müdahalede ciddi aksamalar yaşandığını ortaya koydu.
FETÖ’nün kumpas davaları kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri (Marmara) Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden dönemin MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Cezaevi kayıtları, kamera görüntüleri, görevli ifadeleri, 112 kayıtları ve Adli Tıp Kurumu raporları; sağlık müdahalesindeki gecikmeleri, görevlilerin çelişkili beyanlarını ve olay yerinin korunmasındaki eksiklikleri gözler önüne serdi.
11 ŞÜPHELİ HAKKINDA OPERASYON
Olay gecesi acil durum alarmını yüksek radyo sesiyle bastırdığı öne sürülen firari gardiyan Ferhat Veysi Gül’ün hareketleri kamera kayıtları üzerinden incelendi.
Soruşturma kapsamında Gül’ün de aralarında bulunduğu 11 şüpheli hakkında operasyon kararı verildi. Gül dışındaki 10 şüpheli gözaltına alındı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ebubekir Efe tarafından yürütülen soruşturmada, Kozinoğlu’nun mezarının açılarak feth-i kabir işlemi yapılmasına da karar verildi.
RAHATSIZLANDIKTAN SONRA YARDIM İSTEDİ
Sabah’ın haberine göre Kozinoğlu, Silivri 1 No’lu L Tipi Cezaevi’nin B Blok B-1 koğuşunda, emekli Albay Hasan Atilla Uğur ve eski Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile birlikte kalıyordu.
Kamera kayıtlarına göre Kozinoğlu, olay günü saat 16.04 sıralarında avluda yürümeye başladı. Yaklaşık bir saat sonra odasında egzersiz yaptı. Duş aldıktan sonra saat 18.01’de gazete ve kahveyle odasına geçti.
Saat 18.09.36’da odasından hafif sendeleyerek çıkan Kozinoğlu, Hasan Atilla Uğur’un odasına gitti. Ardından kendi odasına döndü. Saat 18.12 sıralarında tansiyonu 205/127 olarak ölçüldü. Kozinoğlu göğüs ağrısı yaşadığını söyledi ve kendi isteğiyle Isordil 5 miligramlık dil altı ilacı aldı.
KOĞUŞ KAPISI YAKLAŞIK 10 DAKİKA SONRA AÇILDI
İlk acil çağrı düğmesine saat 18.13.24’te basıldı. Çağrı birkaç kez tekrarlandı. Koğuş kapısına vuruldu ve kameraya işaret verildi.
Görevliler kapıyı ancak saat 18.23.13’te açtı. Böylece ilk çağrı ile görevlilerin koğuşa ulaşması arasında 9 dakika 49 saniye geçti.
Kozinoğlu saat 18.26’da yürüyerek odasından çıktı. Bir dakika sonra sedyeyle koğuştan çıkarıldı ve 18.30.48’de mahkûm kabul bölümüne götürüldü. 112 Acil Çağrı Merkezi ise saat 18.30’da arandı.
SAĞLIK EKİBİ YARIM SAAT SONRA ULAŞTI
Görevlendirilen sağlık ekibi saat 18.43 sıralarında Kozinoğlu’na ulaştı. İlk yardım çağrısından sağlık personelinin müdahalesine kadar toplam 29 dakika 36 saniye geçti.
Tanık anlatımlarına göre Kozinoğlu bu sırada terlediğini, üşüdüğünü ve ellerinde uyuşma olduğunu söyledi. Kelime-i şehadet getirdiği de belirtildi.
Bazı cezaevi görevlileri ambulans gelene kadar Kozinoğlu’nun hareket ettiğini ve nefes aldığını öne sürdü. Ancak 112 ekibi ulaştığında nabız ve solunum tespit edilemedi. Kozinoğlu’nun vücudunda morarma başladığı ve kalp-solunum durması yaşadığı belirlendi.
Sağlık ekibi kalp masajı, suni solunum, damar yolu, adrenalin ve atropin uyguladı. Monitörde şok verilebilir ritim görülmediği için defibrilasyon yapılmadı. Destek sağlık ekibi de müdahaleye katıldı.
Saat 19.12’de Silivri Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Kozinoğlu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ölüm saati 19.30 olarak kayıtlara geçti. Adli Tıp Kurumu, 10 Şubat 2012 tarihli kesin raporunda ölümün kalp damar hastalığından kaynaklandığını bildirdi.
AMBULANS GÖREV YERİNDE DEĞİLDİ
Soruşturma belgelerine göre cezaevi kampüsünde görevli ambulans, olay sırasında normal bekleme noktasında bulunmuyordu. Ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği belirlendi.
Ambulansın görev yerinde olması hâlinde Kozinoğlu’na yaklaşık 3-4 dakika içinde ulaşılabileceği ifade edildi.
İdari inceleme raporunda bir başka çelişkiye de dikkat çekildi. Cezaevi personeli sağlık birimine bilgi verildiğini savunurken nöbetçi doktor olaydan haberdar edilmediğini söyledi.
Sağlık ekibi gelmeden önce cezaevi personelinin Kozinoğlu’na etkili bir ilk yardım uyguladığına ilişkin herhangi bir kayıt da bulunamadı.
OLAY YERİ SAATLERCE KORUNMADI
Kozinoğlu hastaneye götürüldükten sonra koğuş arkadaşlarının kaldığı odaya birden fazla kez girdiği belirlendi. Gazete ve kahve fincanı gibi bazı eşyaların odadan çıkarıldığı tespit edildi.
Oda ancak saat 22.07 sıralarında kilitlendi. Olay yeri incelemesi ise saat 23.20’den sonra yapıldı. Bu bulgular, ölümün ardından delillerin korunmasına ilişkin yeni soru işaretleri doğurdu.