Tasfiye davası

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki iddianame kamuoyuna yansıdı.

İmamoğlu hakkında 828 ila 2 bin 552 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İddianamede suç örgütü kurmak ve yönetmekten, para aklamaya kadar birçok suçlama yer alıyor.

Ayrıca iddianamede CHP’nin kapatılması için ihbar da yer alıyor.

İmamoğlu hakkındaki davaların asıl amacının siyasi olduğu biliniyor.

İmamoğlu’nun tutuklanması, hakkında birçok dava açılması, üniversite diplomasının iptal edilmesinin hedefi cumhurbaşkanı adayı olmasını önlemek.

Bu bir tasfiye operasyonu.

İktidar cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma olasılığı yüksek olduğu için İmamoğlu’nu tasfiye edecek her yolu deniyor.

Davalardan İmamoğlu’nu siyasetten tasfiye edecek bir mahkûmiyet çıkmazsa düşüncesiyle üniversite diplomasını iptal ederek işi garantiye almak istediler.

Aynı şekilde yine cumhurbaşkanlığı seçimini kazanma şansı yüksek olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a da gözdağı veriyorlar.

İktidar, cumhurbaşkanlığı seçimini kazanabilmek için kendine göre yol temizliği yapıyor.

Bu konuda kararlı.

Bu süreç anayasal bir hak olan seçme ve seçilme hakkının ortadan kaldırılması anlamına geliyor.

Tabii aynı zamanda seçmenin iradesi de yok sayılıyor.

Ancak iktidar büyük bir yanılgı içinde.

Bugün İmamoğlu’nun yarın Yavaş’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına engel olsalar bile bu iki ismi de siyaseten tasfiye etmeleri mümkün değil.

Tarihte örnekleri olduğu gibi halk iradesi buna izin vermez.

Zamanı gelince halk bu yasakları kaldırır.

İki ismin de siyasette önünü açar.

İki ismi de liderleştirir.

Bu halk çok daha ağır koşullarda bunu yaptı.

12 Eylül 1980 darbesi siyasi liderleri yasakladı, siyasi partileri kapattı.

Ancak halk bu kararları kabul etmedi.

Bir süre sonra liderlerin siyasi yasağını kaldırdı, kapatılan siyasi partileri de yeniden açtı.

Darbenin yasakladığı Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş siyasete döndüler.

Demirel önce başbakan sonra cumhurbaşkanı oldu.

Ecevit başbakan oldu.

Erbakan ve Türkeş başbakan yardımcısı oldular.

Siyaset halkın istediği gibi şekillendi.

Bu deneyimler ortadayken rakipleri yasaklayarak siyaset yapmak yine sandıkta halktan dönecektir.

Halka rağmen siyaset yapmak, iktidarda kalmak mümkün değildir.

Bu gerçeğin bugünkü iktidar tarafından da görülmesi gerekir.

İktidar bu gerçeği unutsa bile halk sandıkta mutlaka hatırlatır.

Siyasetçileri ancak halk sandıkta tasfiye eder.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Fikret Bila Arşivi

En çok ezilen iki kesim

07 Ocak 2026 Çarşamba 05:05

ABD’nin yaptığı darbe

05 Ocak 2026 Pazartesi 05:10

Yeni Yıldan Beklentiler

02 Ocak 2026 Cuma 05:20

Devreden sorunlar

31 Aralık 2025 Çarşamba 05:10

Demokratikleşme sorunu

29 Aralık 2025 Pazartesi 05:15

Yoksulluğa mahkûm etmek

26 Aralık 2025 Cuma 05:15

Bütçenin dili

24 Aralık 2025 Çarşamba 05:10

Dört Rapor

22 Aralık 2025 Pazartesi 05:15

Suriye'nin Bölünmesi

19 Aralık 2025 Cuma 05:15

Ucuz otellerde emekli yaşamı

15 Aralık 2025 Pazartesi 05:15