Mehmet Akif Cenkci

Mehmet Akif Cenkci

En Düşük Emekli Maaşına Refah Payı Verilecek Mi?

Emekliler yine rakamların konuşulduğu, hayatın ise susturulduğu bir dönemin içinden geçiyor. Açıklanan oranlar kâğıt üzerinde düzenli, tablolar üzerinde makul görünebilir. Ancak mutfakta, pazarda, eczanede ve kira gününde bu rakamların hiçbir karşılığı yok.

SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19, memur emeklilerine ise yüzde 18,61 oranında artış yapılacaktır. Bu oranlar tartışılırken asıl mesele bilinçli şekilde geri planda bırakılıyor: En düşük emekli maaşı ne olacak?

Bugün en düşük emekli maaşı 16.881 TL. Yüzde 12,19’luk enflasyon farkı bu tutara uygulanırsa, matematik bizi 18.940 TL rakamına götürüyor. Ancak bu artış otomatik değildir. Kendiliğinden olmaz. Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne açık ve net bir kanun teklifinin gelmesi gerekir. Meclis iradesi yoksa, en düşük maaş artmaz. Emekli yine enflasyonun altında bırakılır.

Şunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir: Enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı, emeklinin altı ay boyunca yaşadığı kaybın gecikmeli ve eksik telafisidir. Fiyatlar yükselmiş, alım gücü düşmüş, emekli yoksullaşmıştır. Şimdi bu yoksullaşmanın bir kısmı rakamla düzeltilmeye çalışılmaktadır. Buna refah denemez.

Kanun teklifiyle en düşük emekli maaşı 18.940 TL seviyesine çıkarılabilir. Çıkarılmazsa ne olur? Milyonlarca emekli, açıklanan enflasyon artışının fiilen dışında bırakılır. Bu da sosyal devlet anlayışıyla, eşitlik ve adalet söylemleriyle bağdaşmaz.

Üstelik 18.940 TL bir refah sınırı değildir. Bugünün Türkiye’sinde bu rakam, yoksulluğun güncellenmiş hâlidir. Kira, gıda ve sağlık harcamaları karşısında emekli hâlâ ay sonunu değil, ay ortasını hesaplamak zorunda kalmaktadır. Bu tablo sürdürülemez.

Tam da bu nedenle emekliler susmuyor. Tam da bu nedenle EYT ve Emekliler Federasyonu yıllardır sahada, meydanda, kamuoyunun karşısında hak mücadelesi veriyor. Görmezden gelinen, ötelenen, “sonra bakarız” denilen her başlık, bugün emeklinin sofrasında eksilen lokma olarak geri dönüyor.

Bu mücadelenin önemli duraklarından biri 11 Temmuz Pazar günü, Bakırköy Özgürlük Meydanı olacak. EYT ve Emekliler Federasyonu, emeklilerin sesi olmak için saat 14.00’te burada bir basın açıklaması yapacak. Bu açıklama, yok sayılan milyonların ortak itirazıdır.

Geçinemeyen, sesi duyulmayan, hakkı ertelenen herkesin orada olması gerekir. Emeklinin kaderi masa başında değil, meydanlarda değişir. Bugün susanlar yarın daha azıyla yetinmeye zorlanır.

EYT ve Emekliler Federasyonu’nun verdiği bu mücadele, bir grubun değil, bütün emeklilerin mücadelesidir. Hak verilmez, alınır. Ve o hak, yan yana durmadan, omuz omuza gelmeden alınmaz.

Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda buluşmak, sadece bir çağrıya uymak değil; emekliliğin onurunu savunmaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Akif Cenkci Arşivi