Ayşenur Arslan
Alemin Efendisi Trump Sallanıyor... İmamoğlu Ayakta!
“Bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Bu sistemin derdi benimle. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Savunmamı yapmaya hazırım. Bu insanları tutuksuz yargılayın. Bu insanlar tutuksuz yargılansın. Anneler, çocuklarıyla buluşsun. Çocuklar, evlerine gitsin. İnsanlar, hasta. Şimdi bu kadar örnek varken; hastalar var, ameliyat olanlar var. Şu anda dizini bükemeyip yürüyemeyen, daha dün ameliyathaneden çıkmış insan var. Bu insan evine gitsin; en azından evinde tutulmasının ne sakıncası var? Kimi neyle test ediyorsunuz? Bu olmaz.. Gitsin, tedavilerini yaptırsın, duruşmalara gelsin. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu yaptığınız liste yanlıştır, uygulama yanlıştır.”
Tarih, Sokrates’ten Dreyfus’a.. Reichstag yangınının üzerine atıldığı Dimitrov’dan “Tarih beni aklayacaktır” diyen Castro’ya.. “Biz varlığımızı Türkiye halkına armağan ettik” diyen Deniz’e.. Haklı olmanın gücüyle yapılmış savunmaları yazdı.
Ekrem İmamoğlu da -nihayet söz alabildiğinde- unutulmaz savunmalardan birini yaptı.
“Sistemin derdi benimle”dedi. “Arkadaşlarımı evine yollayın, süreci benimle yürütün” dedi.
Duruşma salonunda değildim ama zihnimde canlandırabiliyorum. FETÖ’nün kumpas davalarında mahkeme heyeti renk vermeden dinler, hatta bazen sanıklara sempati duyduğunu zannedeceğiniz şeyler söyler..Ardından tutukluluğun devamına karar verirdi.
İBB davasının iki yıl tecrübeli hakimi de en fazla bunu yapmaya çalışmıştır.
Elbette İmamoğlu’na kulak vermeyecek.. Ne dediğini anlamayacak.. Çoktan dışarda olması gereken Aykut Erdoğdu ve aynı durumdaki sanıkları hücrelerde tutmaya devam edecek.
Günün birinde -çok yakında- İmamoğlu tarih önünde aklandığında ise muhtemelen hukuku çiğneyenler listesinde yerini alacak.
*. *. *
Tıpkı Reis ve uzaklardaki kankası Trump gibi.
Şaka değil, Trump’ın başı ciddi belada.
Dünyanın en etkili gazetelerinden Wall Street Journal, “Beyaz Saray’ın ÇIKIŞ PLANI” haberiyle Amerika’yı bombaladı:
“Trump’ın dün akşamki mesajlarının ardından danışmanlarının, kamuoyuna “hedeflere ulaşıldı” denilerek İran savaşından çıkış hazırlanmasını istediği ortaya çıktı. Tahran’ın geri adım atmaması, artan kayıplar, yükselen petrol fiyatları ve yaklaşan ara seçimler yönetimi sıkıştırıyor.”
Amerikan kamuoyu, hedeflere ulaşıldığına inanır mı? Çıkış Planı’nı satın alır mı?
Zor görünüyor.
Zira;
“Quinnipiac Üniversitesi tarafından düzenlenen geniş kapsamlı ankete göre, katılımcıların yüzde 74’ü.. Yani seçmenlerin ezici çoğunluğu İran’a karşı bir kara harekatı düzenlenmesine "hayır" dedi.
Anketin en çarpıcı yanlarından biri, halkın Başkan Donald Trump’ın askeri hamlelerine karşı duyduğu derin güvensizlik oldu. Katılımcıların yüzde 62’si, İran’a yönelik saldırıların gerekçelerinin net bir şekilde sunulmadığını savunurken, yüzde 59’u Trump’ın Kongre onayı almadan adım atmaması gerektiğini belirtti.”
Bir yandan Epstein dosyasındaki yeni -korkunç- belge ve fotoğraflar.. Bir yandan İran savaşında uğradığı hezimet.. Trump’ı frenler mi?
Mesela Küba’ya saldırmaktan vaz geçer mi, bilmiyorum. Umuyorum!
*. *. *
Bu arada İran medyasının gündeme getirdiği bir soruyu da not etmek lazım: “NETANYAHU NEREDE?”
Sahiden Netanyahu birkaç gündür ortalarda görünmüyor.
İran medyası da ortaya şöyle bir iddia atıyor:
“İsrail Başbakanı Netanyahu’nun son birkaç gündür basına görüntü vermemesi ve konutunun çevresinde güvenlik önlemlerinin artırılması dikkat çekti. Bu gelişmeler yaşanırken, ABD’nin Orta Doğu Temsilcisi Witkoff ile Kushner’ın İsrail’e yapmayı planladığı ziyaretin de herhangi bir gerekçe gösterilmeden iptal edildiği öne sürüldü.”
Dahası var. Önceki gün sosyal medyada bir görüntü yayıldı. Netanyahu’nun konutu olduğu iddia edilen bir villa alev alev yanıyordu.
Bölgenin tüm haber kaynaklarını an be an izleyen sevgili Hüsnü Mahalli’ye sordum. “Ev Netanyahu’nun evi mi bilmiyorum ama böyle bir söylenti var” dedi.
Söylentiler dünyayı sarınca Netanyahu ortaya çıktı. Ama yalnızca bir fotoğraf karesiyle. Acil Durum Operasyon Ofisi’ni ziyaret ettiği iddia edilen Netanyahu, neden çok sevdiği canlı yayında değil de fotoğraf ile görüntülenmişti. Çok önemli ziyaretler neden ertelenmiş ya da iptal edilmişti? Fotoğrafın ne zaman çekildiğini nereden bilecektik!
Sorulara Beyaz Saray’dan da yanıt gelmedi. Nasıl gelsin ki, Trump kendi kazdığı kuyudan nasıl çıkacağını düşünüyor. ABD ve dünya kamuoyunu ikna etmesini umduğu çıkış planı üzerinde çalışıyor.
Neymiş?
Çok güçlü silahların varmış! Dünyanın jandarmasıymışsın! Ne ülkende ne de dışarıda hukuk dinlemezmişsin! Dolarları basıp basıp küresel ekonomiyi parmağında oynatırmışsın.
Oysa..
Eşkiya dünyaya hükümdar olmazmış!
İmamoğlu da diyor ki nitekim: “Özgür iradesi olan insanların, bu millete ve bu memlekete hizmet edeceği günler yakındır.”