Mehmet Akif Cenkci
Bursa’dan çıkacak çağrı Türkiye’yi sarsabilir! Kademeli emeklilik geliyor mu?
Türkiye’de emeklilik artık sadece bir sosyal güvenlik başlığı değildir. Emeklilik, milyonlarca insanın hayatına dokunan, geçimle, umutla, insan onuruyla ilgili bir adalet meselesidir. Bugün ülkemizde öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki, bir insan sadece bir gün farkla emekliliğe 17–20 yıl daha geç ulaşabiliyor. Evet, yalnızca bir gün… Bir gün yüzünden bir ömür beklemek zorunda bırakılan yüzbinler, milyonlar var. Bu ne hukukla açıklanabilir, ne sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır, ne de vicdanların kabul edebileceği bir eşitsizliktir.
İşte bu yüzden Emeklilikte Adalet Derneği’nin yıllardır sürdürdüğü mücadele yalnızca bir hak arayışı değil, aynı zamanda Türkiye’nin en büyük sosyal adalet çağrılarından biridir. İnsanlar lütuf istemiyor. Ayrıcalık talep etmiyor. Sadece hakkaniyet istiyor. Aynı yıllarda çalışmaya başlayan, aynı primleri ödeyen, aynı yükün altına giren insanların sırf takvimdeki bir tarih çizgisi yüzünden uçurum gibi ayrıştırılmasına itiraz ediyor.
Bugün sistemin söylediği şudur: “Sen 8 Eylül’de işe başladıysan emeklisin, sen 9 Eylül’de başladıysan 17–20 yıl daha bekle.” Bu düzen sosyal güvenlik değil, sosyal adaletsizlik üretmektedir. Bu kadar ağır bir fark, bu kadar büyük bir mağduriyet, bu kadar derin bir kırılma hiçbir şekilde izah edilemez. Çünkü emeklilik yaşı bir rakam değildir; emeklilik, insanın hayatıdır, alın teridir, gençliğidir.
15 Şubat 2026 Pazar günü, saat 13.00 ile 17.00 arasında Bursa Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Muradiye Salonu’nda düzenlenecek Ulusal Kademeli Emeklilik Konferansı bu nedenle sıradan bir toplantı değildir. Bu buluşma, görmezden gelinen bir gerçeğin, ötelenen bir mağduriyetin, bastırılmaya çalışılan bir toplumsal talebin güçlü bir şekilde yeniden dile gelişidir. Bursa’dan yükselecek ses, yalnızca salonda bulunanların değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki milyonların sesidir.
Bu mesele yalnızca bir kesimin sorunu değildir. Bugün emeklilikte adalet yoksa, yarın hiçbirimizin hakkı güvende değildir. Çünkü adalet bir kez zedelendi mi, toplumun her alanına yayılır. İnsanlar yıllarca çalışıp prim ödedikten sonra, emekliliğe ulaşmak yerine yoksulluğa mahkûm ediliyorsa burada devletin sosyal adalet sınavı vardır. Bu sınavı görmezden gelmek mümkün değildir.
Emeklilikte Adalet Derneği’nin mücadelesi tam da bu yüzden kıymetlidir. Bu mücadele, mağdurun sesidir. Bu mücadele, hukukun vicdanıdır. Bu mücadele, toplumun hafızasıdır. Ve 15 Şubat’ta Bursa’da gerçekleşecek konferans, bu yürüyüşün çok önemli bir adımı olacaktır.
Bir günle çalınan 20 yıl kabul edilemez. Bu ülkenin insanı çalıştı, üretti, prim ödedi, omuz verdi. Şimdi istediği tek şey adil bir geçiş, insanca bir emeklilik ve hakkaniyetli bir düzenlemedir. Bursa’daki buluşma, “Hakkımız için buradayız” diyenlerin kararlılığını gösterecektir. Kademeli emeklilik çıkana kadar bu ses dinmeyecek. Çünkü bu sadece emeklilik meselesi değil, Türkiye’nin vicdan meselesidir.