Mehmet Akif Cenkci
Staj ve çıraklık sigortası mağdurları Ankara’da tarih yazmaya hazırlanıyor
Staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti, yıllardır çözüme kavuşturulmayan ama her geçen gün daha fazla insanı etkileyen bir adaletsizlik olarak büyüyor. Eğitim adı altında çalışma hayatına dahil edilen binlerce genç, üretimin içinde yer aldı, sorumluluk üstlendi; ancak bugün o yıllar emeklilik hesabında yok sayılıyor.
Bu durum artık teknik bir eksiklik olarak açıklanamaz. Aynı işyerinde çalışan, aynı işi yapan kişilerden birinin sigorta başlangıcı kabul edilirken diğerinin görmezden gelinmesi, açık bir eşitsizliktir. Sorunun özü de tam olarak burada yatıyor: Çalışma var, emek var, ama karşılığı yok.
Bu tabloya karşı uzun süredir mücadele veren Ankara Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği ile Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu, 10 Mayıs 2026’da Ankara’da geniş katılımlı bir etkinlik düzenliyor. Bu organizasyon yalnızca bir basın açıklaması değil; yılların birikiminin, sabrının ve kararlılığının sahaya yansıdığı büyük bir buluşma niteliği taşıyor.
Ankara’da gerçekleşecek bu etkinlik, dağınık seslerin birleştiği, görünmeyen bir sorunun görünür hale geldiği bir eşik olacak. Çünkü mesele artık bireysel değil; toplumsal bir boyut kazanmış durumda.
Bu noktaya gelinmesinde ciddi bir emek var. Dernek ve federasyon, uzun süredir bu konuyu gündemde tutmak için sistemli bir çaba yürütüyor. Sahada yapılan çalışmalar, hazırlanan raporlar ve kamuoyuna yönelik bilgilendirmeler, bu mücadelenin tesadüfi olmadığını gösteriyor.
Bu süreçte anlatılan temel gerçek değişmedi: Staj ve çıraklık, kağıt üzerinde ne olarak tanımlanırsa tanımlansın, fiilen bir çalışma biçimidir. Bu emeğin yok sayılması ise yalnızca bireysel hak kaybı değil, sistemsel bir sorundur.
10 Mayıs’ta Ankara’da yapılacak bu buluşma, zamanlama açısından da dikkat çekici. Yıllardır dile getirilen taleplerin artık daha geniş bir kesim tarafından sahiplenildiği bir dönemde gerçekleşiyor. Bu da etkinliği sıradan bir organizasyon olmaktan çıkarıp, bir dönüm noktası haline getiriyor.
Anıtkabir ziyaretiyle başlayacak ve Ulus Meydanı’nda devam edecek program, sembolik anlamı güçlü bir çerçeveye sahip. Bu tercih, verilen mesajın sadece bir hak talebiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir adalet çağrısı içerdiğini gösteriyor.
Staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti, yalnızca bu süreci yaşamış kişilerin meselesi değil. Bugün yaşanan bu eksiklik, yarın farklı alanlarda başka mağduriyetlerin de ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Bu nedenle konu, daha geniş bir toplumsal duyarlılık gerektiriyor.
Bu buluşma, sessiz kalanların değil, sözünü söyleyenlerin günü olacak. Katılım arttıkça mesele daha görünür hale gelecek, görünür oldukça da çözüm ihtiyacı daha güçlü hissedilecek.
Ankara’da gerçekleşecek bu etkinlik, bir hatırlatma niteliği taşıyor: Bu ülkede emek verildiğinde, o emeğin karşılığı da teslim edilmek zorundadır. Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, yıllardır dile getirdikleri taleplerin artık duyulmasını istiyor. Bu talep, ertelenebilecek bir beklenti değil; karşılanması gereken bir haktır.