Mehmet Akif Cenkci
Deneme süresinde sigorta zorunlu mu?
Türkiye’de çalışma hayatında bazı cümleler vardır ki, neredeyse herkesin kulağına en az bir kez çalınmıştır. Bunların başında da şu ifade gelir: “Önce bir deneme süresi olsun, sonra sigortanı yaparız.” İlk bakışta sıradan, hatta normal gibi görünen bu cümle aslında çalışma hayatının en yaygın hak ihlallerinden birinin başlangıcıdır. Çünkü hukuken “deneme süresi” vardır ama “deneme süresinde sigortasız çalışma” diye bir kavram yoktur.
Ne var ki uygulamada bu gerçek çoğu zaman bilinmez ya da bilinmesine rağmen görmezden gelinir. İş arayan gençlerin, yeni mezunların, ekonomik sıkıntı içindeki insanların karşısına sık sık bu teklif çıkar. “Bir süre sigortasız çalış, seni deniyoruz” denir. Bazen birkaç gün, bazen birkaç hafta, bazen de bir ay boyunca sigortasız çalıştırılan insanlar vardır. Bu süre sonunda ise çoğu zaman işverenin kararı değişir ve işçi kapının önüne konulur. Ortada ne sigorta kaydı vardır ne de çalışılan günleri gösteren resmi bir belge.
Oysa mevzuat son derece açıktır. Bir işçi fiilen çalışmaya başladığı andan itibaren sigortalı olmak zorundadır. İşverenin görevi de çalışanı işe başladığı gün itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmek ve primlerini yatırmaktır. Deneme süresi, iş sözleşmesinin taraflara tanıdığı bir değerlendirme dönemidir. İşveren de işçi de bu süre içinde sözleşmeyi daha kolay sona erdirebilir. Ancak bu durum, işçinin sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaz. Deneme süresi, sigortasız çalıştırma için bir istisna değildir.
Buna rağmen Türkiye’de deneme süresi kavramı çoğu zaman bir istismar aracına dönüşmüş durumdadır. Özellikle küçük işletmelerde, hizmet sektöründe ve genç çalışanların yoğun olduğu iş alanlarında bu uygulamaya sıkça rastlanır. İşverenler çoğu zaman “önce seni deneyelim” diyerek çalışanları kayıt dışı çalıştırır. Bu durum yalnızca iş hukukuna aykırı değildir; aynı zamanda sosyal güvenlik sistemini zedeleyen bir uygulamadır.
Çünkü sigortasız geçirilen her gün aslında çalışanın geleceğinden eksilen bir gündür. Bir işçinin sigortasız çalıştırıldığı süreler emeklilik hesabına dahil edilmez. Bu da yıllar sonra emeklilik hakkına ulaşmayı zorlaştırır. Çalışanın prim gün sayısı eksik kalır, emeklilik yaşı ve şartları daha ağır hale gelir. Bir başka deyişle bugün sigortasız geçirilen birkaç gün ya da birkaç hafta, yarın emeklilik kapısının daha geç açılması anlamına gelir.
Dahası bu mesele yalnızca emeklilikle sınırlı değildir. Sigortasız çalışan bir kişi iş kazası geçirdiğinde ciddi bir hukuki boşluk ortaya çıkar. İş kazası bildirimi yapılmamış bir çalışan için hem işveren hem de çalışan açısından büyük sorunlar yaşanır. İşçinin sağlık güvencesi, iş göremezlik ödeneği gibi hakları tehlikeye girer. Hastalık durumunda ya da bir kaza sonrasında sosyal güvenlik sisteminin sağladığı koruma mekanizmaları devreye girmekte zorlanır.
Bu nedenle sigorta yalnızca bir bürokratik işlem değildir. Sigorta, bir çalışanın yaşam güvencesidir. İş kazasına karşı korumadır. Hastalık halinde dayanaktır. Yaşlılık döneminde gelir sağlayan emekliliğin temelidir.
Sorunun bir diğer boyutu ise çalışanların haklarını yeterince bilmemesidir. Birçok kişi deneme süresi boyunca sigorta yapılmamasını normal bir uygulama zannediyor. “Her yerde böyle” düşüncesi yaygın bir kabule dönüşmüş durumda. Oysa hukuken böyle bir durum söz konusu değildir. Bir çalışan işyerinde fiilen çalışmaya başladığı anda sigortalıdır ve sigorta bildiriminin yapılması işverenin yasal yükümlülüğüdür.
Çalışanların bu noktada bilmesi gereken en temel kural çok nettir: İş varsa sigorta da vardır. Deneme süresi, staj bahanesi, geçici çalışma gibi gerekçeler bu kuralı değiştirmez. Çalışan bir kişinin sigortasız bırakılması açık bir hak ihlalidir.
Sigorta bildiriminin yapılmadığını fark eden çalışanların başvurabileceği yollar da vardır. Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılacak bir başvuru ile durum incelenebilir. Ayrıca hizmet tespiti davaları yoluyla sigortasız çalıştırılan sürelerin tescil edilmesi mümkündür. Elbette en sağlıklı olanı bu süreçlerin hiç yaşanmamasıdır. Çünkü hukuki mücadele çoğu zaman uzun ve yorucu bir süreçtir.
Türkiye’de kayıt dışı istihdam yıllardır tartışılan bir sorundur. Devlet bu konuda denetim mekanizmaları kurmuş, çeşitli teşvikler ve yaptırımlar getirmiştir. Ancak sorun yalnızca mevzuat meselesi değildir. Aynı zamanda bir bilinç ve kültür meselesidir. Çalışanların haklarını bilmesi, işverenlerin de bu haklara saygı göstermesi gerekir.
Çalışma hayatında adalet yalnızca büyük reformlarla sağlanmaz. Bazen küçük gibi görünen ama milyonlarca insanın hayatını etkileyen uygulamaların düzeltilmesiyle sağlanır. Deneme süresi bahanesiyle sigortasız çalıştırma da işte tam olarak böyle bir sorundur.
Bir ülkede sosyal devlet anlayışı gerçekten var olacaksa, çalışanların en temel hakkı olan sosyal güvenlikten taviz verilmemelidir. Sigorta bir lütuf değildir. Bir ayrıcalık değildir. Bir çalışanın anayasal hakkıdır.
Bu nedenle deneme süresi bahanesiyle sigortasız çalıştırılan her işçi aslında yalnızca bir işyerinde değil, bir sistem içinde hakkını kaybetmektedir.