Bu beş ayın hesabını kim verecek?

Büyükçekmece Belediye Başkan Yardımcısı Rıza Can Özdemir tutuklandı.
3 Haziran 2025’te cezaevine girdi.
154 gün tutuklu kaldı.
Aylar sonra tahliye edildi.
Ve nihayet mahkeme kararını verdi:
Beraat.
Yani suç yok.
Peki şimdi sormak gerekiyor.
Bu beş ayın hesabını kim verecek?
Bu süreci başlatan ihbarı yapan kişi mi?
Dosyayı hazırlayan, soruşturmayı yürüten ve
“tutuklama talebiyle mahkemeye sevk eden savcı mı?”
Yoksa dosyayı önüne alıp
“tutuklansın” diye karar veren hâkim mi?
Türkiye’de sistemin cevabı maalesef şu:
Hiçbiri.
Eğer beraat ederseniz devlet size der ki:
“Tazminat davası açabilirsiniz.”
Yani özgürlüğünüzün karşılığı olarak size bir miktar para ödenebilir.
Ama o parayı:
İhbarcı ödemez.
Savcı ödemez.
Hâkim ödemez.
Devlet öder.
Yani aslında halk öder.
Oysa burada basit bir gerçek var.
Bir insanın hayatından 154 gün alınmıştır.
Bu 154 gün:
Ailesinden çalınmıştır
Mesleğinden çalınmıştır
İtibarından çalınmıştır
Hayatından çalınmıştır
Ve sonra tek bir cümle kurulur:
“Beraat.”
Hukuk sadece beraat kararı vermek değildir.
Hukuk, yanlış yapılmışsa
o yanlışın sorumluluğunu da üstlenmektir.
Çünkü aksi halde toplum şu soruyu sormaya devam eder:
Rıza Can Özdemir’in hayatından alınan o 154 günün hesabını gerçekten kim verecek?
Ve bu soruya cevap bulunamadıkça,
mahkeme dosyaları kapanır.
Ama adalet duygusu kapanmaz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Sedat Kaya Arşivi

Fenerbahçe'de büyü mü var?

01 Mart 2026 Pazar 22:13

Alın size diploma

27 Şubat 2026 Cuma 15:18