Pehlevi iddiaları büyürken ABD sessizliğini bozdu! "Trump'ın asıl hedefi..."
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pehlevi iddialarını reddederek Trump yönetiminin İran'da rejim değişikliği peşinde olmadığını ve Washington'ın tek önceliğinin Tahran'ın nükleer programını sona erdirmek olduğunu söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump yönetiminin İran'a yönelik stratejisinin merkezinde rejim değişikliği değil, nükleer faaliyetlerin durdurulmasının bulunduğunu söyledi. Son dönemde gündeme gelen, İran'ın sürgündeki eski veliaht prensi Rıza Pehlevi'nin ülkenin başına getirilebileceği yönündeki iddialara da doğrudan yanıt veren Vance, Washington'ın böyle bir hedef taşımadığını vurguladı.
Gazeteci Megyn Kelly'nin programında konuşan Vance, Başkan Donald Trump'ın hiçbir zaman İran'da yeni bir lider belirleme amacıyla hareket etmediğini belirterek, "ABD Başkanı hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi'yi İran'ın yeni lideri yapmak olduğunu söylemedi." dedi.
"İRAN'IN GELECEĞİNE HALK KARAR VERECEK"
İran'daki siyasi geleceğin İran halkının vereceği bir karar olduğunu ifade eden Vance, olası bir halk hareketine ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Trump'ın yaklaşımını aktaran Vance, "Trump İran halkı ayaklanmak isterse bunun harika ancak onların meselesi olduğunu ve bunun, İran halkı ile hükümetleri arasındaki bir konu olduğunu söyledi." ifadelerini kullandı.
"ÖNCELİĞİMİZ NÜKLEER MESELESİ"

ABD yönetiminin önceliğinin İran'ın nükleer kapasitesini ortadan kaldırmak olduğunu kaydeden Vance, bu hedefe öncelikle diplomatik yollarla ulaşmayı istediklerini ancak gerekmesi halinde askeri seçeneklerin de masada olduğunu dile getirdi.
Vance ayrıca ABD ile İran arasında varılan son mutabakatın yalnızca iki ülkeyi ilgilendiren bir anlaşma olmadığını savundu. Söz konusu çerçevenin İran'ın yanı sıra Körfez ülkeleri, İsrail ve Lübnan'ı da içine alan daha geniş kapsamlı bir bölgesel düzenleme niteliği taşıdığını belirten Vance, anlaşmayı "bölgesel barış anlaşması" olarak tanımladı.
"ORTADOĞU İÇİN TARİHİ BİR ANLAŞMA"
İran'ın yükümlülüklerine bağlı kalması halinde ortaya çıkacak tablonun Ortadoğu açısından tarihi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Vance, "İran yükümlülüklerini yerine getirirse Ortadoğu için gerçekten dönüştürücü bir anlaşma ortaya çıkacak. Aksi halde herhangi bir ekonomik fayda elde edemeyecekler." dedi.
MARSHALL PLANI İLE KARŞILAŞTIRDI

Anlaşmanın geçmişte Avrupa'nın yeniden inşasında uygulanan Marshall Planı ile karşılaştırılmasına da karşı çıkan Vance, iki süreç arasında temel bir fark bulunduğunu belirtti. Vance, "Marshall Planı büyük ölçüde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. Bu ise Amerikan vergi mükelleflerinin parası değil." sözleriyle yeni düzenlemenin farklı bir ekonomik model üzerine kurulduğunu savundu.
Başkan Yardımcısı, İran'ın ekonomik kazanımlar elde etmesinin ancak uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, özellikle uranyum zenginleştirme faaliyetleri ile kapsamlı doğrulama ve denetim mekanizmalarının anlaşmanın en kritik başlıkları arasında yer alacağını ifade etti.
İran'ın sürgün prensine Almanya'da domatesli protesto! "Tanrı Amerika'yı korusun" demişti