AfD'nin zaferi Almanya'daki Türkleri korkuttu! "Ülkeyi terk etmeyi düşünüyorlar"
Saksonya-Anhalt'ta AfD'nin oyların neredeyse yarısını alması Almanya'daki Türkleri de tedirgin etti. Türk esnaf arasında ülkeyi terk etme düşüncesi konuşulurken, NSU benzeri saldırıların yeniden yaşanabileceği korkusu büyüyor.
Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) seçimlerden büyük bir başarıyla çıkması, yalnızca siyasi dengeleri değil, ülkede yaşayan göçmenlerin geleceğe ilişkin kaygılarını da yeniden gündeme taşıdı. DW Türkçe'nin haberine göre AfD'nin oyların neredeyse yarısını alarak elde ettiği sonuç, Almanya genelinde de ciddi endişeye neden oldu. Seçimin ardından yapılan bir ankette Almanların yaklaşık üçte ikisinin sonuçtan kaygı duyduğu görüldü.
BÖLGEDEKİ TÜRKLER ENDİŞELİ
Göç ve göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen AfD'nin yükselişi özellikle ülkedeki Türk kökenli topluluk tarafından yakından takip ediliyor. Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Gökay Sofuoğlu, seçim öncesinde Saksonya-Anhalt'ta yaşayan Türkiye kökenlilerle görüştüğünü belirterek, AfD'nin zafer ilan etmesinin ardından bölgedeki tedirginliğin daha da arttığını söyledi.
Sofuoğlu'na göre bazı Türk esnaf, seçim sonucunun ardından iş yerlerini kapatıp önce Saksonya-Anhalt'tan, ardından Almanya'dan ayrılmayı dahi düşünmeye başladı. Ancak bu düşüncelerin şimdilik daha çok ilk şokun yarattığı duygusal tepkiler olduğunu belirten Sofuoğlu, görüştüğü kişilerin hükümetin nasıl şekilleneceğini görmek için beklediğini aktardı.
"MESELE YALNIZCA TÜRKLERİN SORUNU DEĞİL"
Sofuoğlu, AfD'nin güç kazanmasının yalnızca göçmenleri ilgilendiren bir gelişme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Ona göre partinin yükselişi, Almanya'nın demokratik düzeni ve gelecekteki siyasi istikrarı açısından daha geniş bir sorun oluşturuyor.
AfD'nin göçmenleri siyasi söyleminin merkezine yerleştirdiğini belirten Sofuoğlu, partinin nihai hedefinin Almanya'nın anayasal düzeni ve demokrasisi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Türk toplumunun gelişmeleri yalnızca kendi çıkarları açısından değerlendirmemesi gerektiğini söyleyen Sofuoğlu, aşırı sağa karşı farklı demokratik kesimlerin ortak hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
"NSU SALDIRILARI YENİDEN YAŞANABİLİR" KORKUSU
AfD'nin yükselişiyle birlikte Almanya'daki Türkler arasında geçmişte yaşanan aşırı sağcı saldırıların yeniden gündeme gelmesi de dikkat çekti.
Sofuoğlu, özellikle Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) adlı aşırı sağcı terör hücresinin geçmişte gerçekleştirdiği saldırıların benzerlerinin tekrar yaşanabileceğine ilişkin bir korkunun bulunduğunu söyledi. Endişenin yalnızca saldırı ihtimaliyle sınırlı olmadığını belirten Sofuoğlu, olası saldırıların arka planının yeterince araştırılmamasından da kaygı duyulduğunu aktardı.
TGD'nin AfD'nin seçim başarısının ardından yaptığı açıklamanın sonrasında ise tehdit mektupları aldığını da söyleyen Sofuoğlu, aşırı sağın hedefinde göçmenlerin yanı sıra Müslümanlar, Yahudiler ve LGBTİ+ bireylerin de bulunduğuna dikkat çekti.
"AfD KÖTÜ DEMEK YETMEZ"
AfD'nin yükselişini araştıran hukukçu ve sivil toplum çalışanı Alaz Sümer ise seçim sonucunun kendisini kaygılandırdığını ancak yalnızca AfD'yi eleştirmenin sorunun nedenlerini açıklamaya yetmeyeceğini düşünüyor.
Yaklaşık dokuz yıl önce eğitim amacıyla Almanya'ya gelen ve doktora çalışmasında sağ radikal partileri inceleyen Sümer, Rusya-Ukrayna savaşı, ekonomik sıkıntılar ve sosyal devletin zayıflaması gibi sorunların mevcut siyasi partiler tarafından yeterince ele alınmadığını savundu.
Sümer'e göre "AfD kötü ve tehlikeli" demek kolay olan yol. Asıl tartışılması gereken ise partinin neden bu kadar geniş bir seçmen kitlesine ulaşabildiği.
Sümer ayrıca AfD'ye karşı düzenlenen protestoların veya partinin kapatılması yönündeki girişimlerin beklenenin aksine aşırı sağı daha da güçlendirebileceği görüşünde. Partinin kapatılması halinde benzer siyasi yapıların ortaya çıkabileceğini ve radikal unsurların yeraltına çekilebileceğini savunan Sümer, bunun göçmenler açısından daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
"ZAFER SÜRPRİZ OLMADI"
Leipzig'de yıllarca yaşayan ve Saksonya-Anhalt sınırına yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan kentte öğrenci olarak hayatını sürdüren Irmak Boztürk de AfD'nin başarısını beklenmedik bulmadı.
DW'ye konuşan Boztürk, aşırı sağın bölgede yüksek oy alacağının uzun süredir görüldüğünü belirterek, hükümetin halktan uzak politikalarının da seçim sonucunda etkili olduğunu söyledi.
Ancak Boztürk, AfD'nin yükselişinin Almanya'nın ihtiyaç duyduğu yabancı iş gücü gerçeğini değiştirmeyeceği görüşünde. Özellikle nüfusu yaşlı olan Saksonya-Anhalt'ta işçi ve genç nüfusa duyulan ihtiyacın devam edeceğini belirten Boztürk, buna karşın göçmenler açısından oturum işlemleri, bürokrasi ve günlük yaşamda ırkçılık gibi sorunların ağırlaşabileceğini ifade etti.
Boztürk, Almanya genelindeki tablonun ise Başbakan Friedrich Merz'in CDU'nun AfD'ye yaklaşması yönündeki siyasi çizgiyi sürdürüp sürdürmeyeceğine bağlı olduğunu savundu.
TÜRK NÜFUSU OLDUKÇA DÜŞÜK
AfD'nin güçlü olduğu Saksonya-Anhalt, Almanya'nın diğer büyük eyaletlerine kıyasla göçmen nüfusunun daha düşük olduğu bölgelerden biri.
Federal İstatistik Kurumu verilerine göre yaklaşık 2 milyon kişinin yaşadığı eyalette 2025 itibarıyla yaklaşık 249 bin göçmen kökenli kişi bulunuyor. Bu rakam nüfusun yaklaşık yüzde 12'sine denk geliyor. Göçmen nüfusunun oranı Kuzey Ren-Vestfalya'da yüzde 36, Bavyera'da ise yüzde 32 seviyesinde bulunuyor.
Türk kökenli nüfus ise Saksonya-Anhalt'ta çok daha sınırlı. Resmi verilere göre 2025 sonu itibarıyla eyalette yaklaşık 6 bin 120 Türkiye kökenli kişi yaşıyor.
Almanya'nın tamamında ise Türkiye kökenli nüfusun çeşitli kaynakların hesaplamalarına göre 3 ila 4 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.
Saksonya-Anhalt seçimleri böylece yalnızca bir eyaletteki iktidar mücadelesinin ötesine geçerek, Almanya'nın aşırı sağla ilişkisi, göç politikaları ve ülkede yaşayan milyonlarca göçmenin geleceği açısından yeni bir tartışmanın kapısını aralamış oldu.
Aşırı sağın yükselişi Almanya’yı sokağa döktü! Berlin’de binlerce kişi tek noktada toplandı