Polise sığındı 20 gün sonra parkta çocuğunun gözü önünde vuruldu! 'Geliyorum' diyen kadın cinayeti
Diyarbakır’da darbedilip polise giden Sultan Akdemir, 20 gün sonra "Çocuğumu göreceğim" bahanesiyle çağrıldığı parkta evladının gözü önünde katledildi. Katil zanlısı susma hakkını kullanırken, silahı kimin temin ettiği sorusu yanıtsız kaldı.
Diyarbakır'da 4 yıllık evliliğini şiddet nedeniyle sonlandırmak isteyen ve yaklaşık 2 aydır eşinden ayrı yaşayan 32 yaşındaki Sultan Akdemir, boşanmayı kabullenmeyen Ersan Akdemir (30) tarafından uzun süredir baskı görüyordu.

Genç kadının ailesinin avukatı Feyza Nur Işık'ın aktardığı detaylar, cinayetin göz göre göre geldiğini ortaya koydu. Olaydan yaklaşık 20 gün önce Ersan Akdemir ve annesi, Sultan'ı konuşma bahanesiyle eve çağırdı. Ancak bu buluşma bir uzlaşmayla değil, anne ile oğlunun genç kadına uyguladığı fiziksel şiddetle bitti. Canını zor kurtaran Sultan Akdemir, yaşadığı darp üzerine doğrudan güvenlik güçlerine giderek şikâyetçi oldu. Fakat bu başvuru, ne şiddet döngüsünü kırdı ne de saldırganı durdurmaya yetti.
ÇOCUĞUNUN GÖZÜ ÖNÜNDE VURULDU
Takvimler 26 Ağustos'u gösterdiğinde Ersan Akdemir, bu kez en hassas noktayı; çocuklarını öne sürdü. "Çocuğumu görmek istiyorum" diyerek boşanma aşamasındaki eşini Şehitlik Mahallesi İstasyon Bulvarı üzerindeki bir parkın önüne çağırdı. Sultan Akdemir buluşma yerine giderken yanında iki küçük akraba çocuğu daha vardı. Ancak avukatının anlatımına göre bir tehlike sezen genç kadın, yanındaki diğer iki çocuğu geri göndererek yalnızca kendi evladıyla buluşma noktasına ilerledi.

Parkın önüne gelindiğinde Ersan Akdemir, çocuğu alıp hızla bölgeden uzaklaşmak istedi. Sultan'ın buna itiraz etmesiyle başlayan tartışma, saniyeler içinde ölümcül bir saldırıya dönüştü. Yanında getirdiği tabancayı çıkaran Ersan Akdemir, genç kadına namluyu doğrulttu. Çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan kayıtlarda; Sultan'ın son bir hamleyle eşinin silah tutan elini kavramaya çalıştığı, yaşanan kısa arbedenin ardından kurşunların hedefi olarak yere yığıldığı görüldü. Saldırgan ise kanlar içinde kalan eşini arkasında bırakıp, olaya tanıklık eden çocuğunu kucaklayarak kaçtı.

Çevredekilerin çağrısıyla bölgeye gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Sultan Akdemir, kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Hastanesi'nde doktorların tüm çabasına rağmen yaşamını yitirdi. Cenazesi, Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından Yeniköy Asri Mezarlığı'nda toprağa verildi.

"BU MÜNFERİT DEĞİL TASARLANMIŞ BİR ZİNCİR"
Katil zanlısı Ersan Akdemir, Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yakalanıp sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sultan Akdemir'in aile avukatı Feyza Nur Işık, cinayetin arkasındaki ihmaller zincirine ve planlı yapıya dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Biz Sultan'ın cinayetinin bir şiddet döngüsünün, bir şiddet zincirinin ürünü olduğunu düşünüyoruz. Sultan, eşiyle 4 yıllık bir evlilik süreci geçirdi. Fakat son süreçte boşanma aşamasında olmaları nedeniyle sürekli olarak bir anlaşmazlıkları vardı. Ne yazık ki ülkedeki bütün kadınlar gibi Sultan da boşanma aşamasında ve ayrılmakta zorlanıyordu. Çünkü eski eşi kendisine defalarca kez boşanmaması yönünde ısrarlarda bulunuyordu. Olay gününden yaklaşık 20 gün önce Sultan ile fail arasında yine bir tartışma geçiyor ve yaklaşık 20 gün öncesinde fail ile failin annesi Sultan'ı evine davet ediyor. Bu yapılan ilk çağrı değil. Daha önce defalarca kez çağrı yapılıyor Sultan yönünden. Biz bunun da yaşanılan bu ölüm neticesinde bir tasarlamanın ürünü olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık 20 gün öncesinde zaten eve çağrılıyor ve burada Sultan'a fiziksel şiddet uyguluyorlar. Sultan da kolluğa gidiyor."
Işık, annesinin vuruluşuna tanık olan çocuğun durumuna da işaret ederek, "Sultan, olay akşamı hissetmiş olacak ki diğer çocukları geri gönderiyor ve kendi çocuğuyla beraber failin yanına gidiyor. O sırada tartışırlarken fail silahı çıkarıp soğukkanlı bir şekilde Sultan'a ateş ediyor. Küçük bir çocukta belki yıllar boyu devam edecek bir travma bıraktı. Bu durum öncelikli olarak vicdanlara aykırı. Bir çocuğun travmatik süreci belki de ömür boyu kendisini etkileyecektir. Şu an müşterek çocuk bakanlığın gözetimi altında" dedi.
SİLAH KİMDEN, YARDIM KİMDEN?
Cinayetin ardından tutuklanan saldırganın sorgusunda susma hakkını kullandığını belirten Avukat Işık, sürecin yalnızca bir tetikçiyle sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizdi. Olaydaki cezasızlık algısına ve organize ihmale değinen Işık, adaletin sağlanması için kamuoyu desteğinin önemini vurguladı:
"Fail tutuklu ama maalesef ki susma hakkını kullanmış ve olayla ilgili bu aşamada herhangi bir beyanda bulunmak istemediğini belirtmiş. Biz soruşturma aşamasında birçok delilin toparlanabilmesi için savcılığa gerekli olan taleplerimizi ilettik. Kanundan, mahkemeden ve savcılıktan en büyük beklentimiz budur ki failin silahı nasıl elde ettiği ve kim tarafından temin edildiği, ayrıca kaçma aşamasında kimin yardım ettiğinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Ailesi, bu işin içerisinde ne kadar var? Gerçekten de bir iştirak ilişkisi var mı yok mu? Biz bunların toparlanmasını istiyoruz. Kamuoyunun da bu anlamdaki ilgisinin Sultan'ın dosyası için yararlı olacağını düşünüyorum."
Bedriye Naz'ın ölümünde kan donduran iddia! "Öldürdüm gelin kızınızı alın"