İzlanda Başbakanının Ankara'daki Saray şaşkınlığının nedeni belli oldu
NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da Saray'ı şaşkınlıkla izleyen İzlanda Başbakanının bakışlarının nedeni ülkesinde saklı. Genç başbakan eski bir cezaevinde, ülkesinin cumhurbaşkanı ise devlete bağışlanmış bir çiftlik evinde mesai yapıyor.
NATO Zirvesi için Ankara'ya gelen İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir'in, zirvenin yapılacağı Saray'ı incelerken kameralara yansıyan bakışları gündem oldu. Ülkesinde eski bir cezaevi binasını makam olarak kullanan Başbakan'ın uzun uzun baktığı SAray'ın, sadece bir yıllık bütçesiyle milyarlarca liralık ilk inşaat maliyetini geride bırakması, iki devletin yönetim binalarına ayırdığı kaynaklar arasındaki farkı gözler önüne serdi.
MAVİ HALIDA DİKKAT ÇEKEN BAKIŞLAR
Saray'da düzenlenen resepsiyona NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ile eşleri katıldı. Esenboğa Havalimanı'nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından karşılanan 38 yaşındaki İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğindeki resepsiyona geçerken sosyal medyada en çok konuşulan isim oldu. Makam aracından inip mavi halı üzerinde yürürken Saray'ı uzun süre inceleyen Frostadottir'in çevresine yönelik dikkatli bakışlarının ardında, ülkesindeki yönetim binalarının tarihi yatıyor.

ESKİ BİR HAPİSHANEDEN ÇIKIP SARAY'A GELDİ
Genç başbakan başkent Reykjavik'te, inşasına 1759'da Danimarka Kralı'nın kararnamesiyle karar verilen ve mahkumların iş gücü kullanılarak inşa edilen eski bir hapishane binasında (Stjórnarráðshúsið) mesai yapıyor. Halktan toplanan inek ve emlak vergisiyle yapılıp 1816'ya kadar cezaevi olarak kullanılan bu bina, 1904'ten bu yana İzlanda'nın yönetim merkezi konumunda bulunuyor. Frostadottir köle işçilerin inşa ettiği bu eski hapishaneden gelerek Ankara'daki devasa yerleşkeyi incelerken, Türkiye'nin yönetim merkezi için harcanan rakamlar resmi raporlarda yer alıyor.
BAĞIŞLANAN ÇİFTLİK EVİNE KARŞI 22,8 MİLYAR LİRALIK GÜNCEL MALİYET
İzlanda'da devlet başkanlığını temsil eden Cumhurbaşkanlığı Ofisi (Bessastaðir) ise 1000 yılına uzanan tarihiyle aslında eski bir çiftlik evi. Zamanında okul olarak kullanılan, edebiyatçıların yaşadığı bu çiftlik, 1941 yılında son sahibi Sigurður Jónasson tarafından devlete bağışlanarak cumhurbaşkanlığı konutuna dönüştürüldü.
İzlanda devletinin zirvesi devlete bağışlanan bu müstakil çiftlik evini kullanırken, Frostadottir'in incelediği Saray'ın yapımına 2012'de başlandı.

2014'te hizmete açılan Saray'ın toplam yapım maliyetini dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM tutanaklarına geçen açıklamasıyla 1 milyar 370 milyon TL olarak duyurdu. TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise ithal malzemeler, ek yerleşkeler, altyapı ve peyzajı da katarak bu rakamın yaklaşık 4 milyar 856 milyon TL olduğunu raporladı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon (TÜFE) verilerine göre, Ekim 2014'teki 1,37 milyar liralık resmi harcamanın Temmuz 2026 itibarıyla ulaştığı güncel alım gücü karşılığı yaklaşık 22 milyar 824 milyon TL'yi buluyor. TMMOB'un raporladığı 4,8 milyar liralık maliyetin güncel karşılığı ise 80 milyar 902 milyon TL seviyesine çıkıyor.
![]()
GÜNLÜK 58,8 MİLYONLUK BÜTÇE: 13 AYDA İNŞAAT MALİYETİNİ SIFIRLIYOR
İzlanda Başbakanı'nın Saray turunda karşılaştığı mimarinin yüksek günlük işletme maliyetleri de Türkiye'nin 2026 yılı bütçe verilerine net biçimde yansıyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın (SBB) "2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu" verilerine göre, yerleşkenin bakım, onarım, personel ve güvenlik masrafları için Cumhurbaşkanlığına tam 21 milyar 200 milyon TL ödenek tahsis edildi. Bu tahsisat, Saray'ın aylık yaklaşık 1 milyar 766 milyon TL, günlük ise 58,8 milyon TL harcadığını gösteriyor.

Ayrılan 21,2 milyar liralık dev bütçenin ekonomik dağılımı şu alt kalemlerden oluşuyor:
Mal ve hizmet alım giderleri (11,7 Milyar TL): Bütçenin en büyük dilimini kapsayan bu bölüm; tesisin elektrik, su, doğalgaz masrafları ile VIP makam araçları ve VIP uçak filosunun yakıt, sigorta ve periyodik bakım masraflarını karşılıyor.
Personel ve SGK giderleri (4,5 milyar TL): Saray personeli, danışman kadroları ve güvenlik güçlerinin maaş ile primlerini içeriyor.
Cari transferler ve diğer giderler (3 milyar TL): Bağlı kuruluş transferleri ve temsil/tanıtma giderlerine ayrılıyor.
Sermaye giderleri (2 milyar TL): Fiziki altyapı onarımları ve yeni donanım/demirbaş alımlarını kapsıyor.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 2026 yılı Küresel Ekonomik Görünüm Raporu verilerine göre kişi başına düşen milli geliri yaklaşık 84 bin dolar olan İzlanda, devleti eski bir cezaevi ile bağışlanmış bir çiftlik evinden yönetiyor. Aynı resmi verilere göre kişi başına düşen milli geliri 14 bin 500 dolar seviyesinde bulunan Türkiye'nin yönetim merkezinin sadece günlük işletme faturası için devlet hazinesinden 58,8 milyon lira harcaması, mavi halı üzerindeki o uzun bakışların ardındaki ekonomik çelişkiyi rakamlarla gözler önüne seriyor.
NATO Zirvesi başladı! İşte dakika dakika yaşananlar