Erdoğan'dan "terörsüz bölge" mesajı: Herkesi çözümün parçası olmaya çağırıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyp Erdoğan, Ahlat'ta gerçekleştirilen Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamalarda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuştu. Erdoğan bölgesel anlamda da bu sürecin önemli olduğunu vurguladı.

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Erdoğan'dan "terörsüz bölge" mesajı: Herkesi çözümün parçası olmaya çağırıyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında bulunduğu Bitlis'in Ahlat ilçesinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ne başkanlık etti. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan'ın gündeminde "Terörsüz Türkiye" süreci, bölgesel barış ve Türkiye'nin dış politikası öne çıktı.

Erdoğan, Kabine toplantısında dış politika, ticaret, güvenlik ve Terörsüz Türkiye süreci başta olmak üzere Türkiye'yi ilgilendiren kritik başlıkların ele alındığını söyledi.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZ ÇOK CİDDİ GÜÇ KAZANMIŞTIR"

Erdoğan, Meclis'te önceki hafta kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanuna atıfta bulunarak, düzenlemenin 467 oyla kabul edilmesini "tarihi bir mutabakat" olarak nitelendirdi.

Bu uzlaşının Terörsüz Türkiye sürecine güç verdiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır."

Erdoğan, farklı siyasi partilerin Türkiye'nin geleceğine ilişkin bir meselede aynı paydada buluşmasını önemli bir kazanım olarak değerlendirdi.

"TÜRKİYE'NİN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR"

Söz konusu mutabakatın demokrasiyi güçlendireceğini ve sivil siyasetin kapasitesini artıracağını savunan Erdoğan, Türkiye'nin sorunlarını çözebilecek siyasi olgunluğa sahip olduğunu söyledi:

"Bu mutabakat aynı zamanda demokrasimizi güçlendirecek, sivil siyasetin kapasitesini artıracak, Türkiye'yi vesayet dönemi tortularından kurtaracak yeni adımların cesaretle atılmasına zemin hazırlamıştır. Şu bir gerçek ki Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir. Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa ziyadesiyle sahiptir. Bunu Türkiye'miz adına çok müstesna bir kazanım olarak görüyoruz.

"BÖYLE HAYATİ BİR MESELEYİ ENFEKTE ETMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR"

Tabii burada şu noktaya da dikkatlerinizi çekmek durumundayım. Son 2 yılda birçok kritik eşiği suhuletle aşmakla birlikte önümüzde halen dikkatle yürünmesi ve yürütülmesi gereken bir yol bulunuyor. Herkesin bu süreçte çok daha özenli bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması, milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor. Siyaset her gün yapılır. Ama Türkiye'yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz. Aynı durum medya kuruluşlarımız ve gazetecilerimiz için de geçerlidir. Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir. Bu mesele bir devlet meselesidir. 86 milyonun ortak meselesidir. Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir. Biz de bu sorunu çözmekte, gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız."

ERDOĞAN YİNE TERÖRSÜZ BÖLGE VURGUSUNDA BULUNDU

Erdoğan, konuşmasının ilerleyen bölümünde Terörsüz Türkiye hedefini bölgesel barış ve güvenlik perspektifiyle birlikte ele aldı.

Türkiye'nin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politika izlediğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin yalnızca kendi sınırları içerisinde değil, çevresinde de terör ve çatışmanın sona ermesini istediğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadelerle konuşmasını sonlandırdı:

"Birileri istemiyor, birileri endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz. Biz, elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek de değiliz. Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin belirlediği istikamette Türkiye'nin çıkarlarını korumak için çalışmaya devam edeceğiz. Şu gerçeği bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bizim bölgemizin tamamında barıştan, adaletten, istikrar ve huzurdan öte hiçbir amacımız, hedefimiz, gayemiz yok. Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, gizli bir niyetimiz de yok. Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır.

Bizim gayemiz bizim bölgemizin her karışında adalet, güvenlik ve refahın tesis edilmesidir. Coğrafyamız şu anda su gibi, hava gibi barışa ihtiyaç duyuyor. Buna kavuşacağı günlerin hasretini çekiyor. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak Suriye'den Irak'a, Lübnan'dan Filistin'e, Körfez'den Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya kadar gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında tarih bizi birbirimize kardeş eyledi diyor, bu ebedi kardeşliği yüceltmenin mücadelesini veriyoruz. İnşallah bu mücadeleyi zaferle taçlandırana dek elimizin ulaştığı her yerde canla başla çalışmaya devam edeceğiz. "

Kaynak: Halk TV Haber Merkezi
Terör Türkiye Cumhurbaşkanı