“İyi Görüyorum” Demek Gözlerinizin Sağlıklı Olduğu Anlamına Gelmeyebilir

Veni Vidi Göz Grup, Ataşehir hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı; Prof. Dr. Orçun Özdemir: “Göz muayenesi yalnızca kaç numara gözlük kullanacağınızı belirlemek için yapılmaz”

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
“İyi Görüyorum” Demek Gözlerinizin Sağlıklı Olduğu Anlamına Gelmeyebilir

Gözlük kullanmıyorsunuz, uzağı rahat görüyorsunuz, telefonunuzu okuyabiliyorsunuz ve gözlerinizle ilgili belirgin bir şikâyetiniz yok. Peki bütün bunlar gözlerinizin tamamen sağlıklı olduğunu söylemek için yeterli mi?

Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orçun Özdemir, bazı göz hastalıklarının erken dönemde kişinin günlük görmesini belirgin şekilde etkilemeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek, düzenli göz muayenesinin yalnızca görme problemi yaşayan kişiler için gerekli olmadığını belirtiyor.

“Hastalarımıza ‘En son ne zaman göz muayenesi oldunuz?’ diye sorduğumuzda bazen ‘Hocam, iyi görüyorum; ihtiyacım olmadı’ cevabını alıyoruz. Oysa göz muayenesinin amacı yalnızca hastanın ne kadar net gördüğünü ölçmek değildir. İyi görmek ile gözün sağlıklı olması her zaman aynı şey değildir.”

Göz hastalıkları her zaman belirti vermeyebilir

Gözde ağrı, kızarıklık veya belirgin görme kaybı olmadığında birçok kişi göz hekimine gitme ihtiyacı hissetmiyor. Ancak bazı hastalıklar başlangıç döneminde sessiz ilerleyebiliyor.

Prof. Dr. Orçun Özdemir, özellikle bu nedenle şikâyet oluşmasını beklemenin doğru bir yaklaşım olmadığını söylüyor:

“Örneğin glokomda kişi merkezi görmesi etkilenmeden önce görme alanındaki değişiklikleri uzun süre fark etmeyebilir. Retina ile ilgili bazı problemlerde de erken dönemde belirgin yakınmalar olmayabilir. Bizim için önemli olan, mümkün olduğunca hastalık ilerlemeden değişiklikleri fark edebilmektir.”

Göz muayenesi sadece gözlük numarası ölçmek değildir

Toplumda göz kontrolü denildiğinde ilk akla gelen işlemlerden biri göz numarasının ölçülmesi. Oysa kapsamlı bir göz muayenesinde görme düzeyinin yanı sıra gözün farklı yapıları da değerlendiriliyor.

Göz tansiyonu, kornea, gözün doğal lensi, retina ve görme siniri gibi yapıların değerlendirilmesi, kişinin yaşına ve risk durumuna göre farklı incelemelerin yapılması gerekebiliyor.

Prof. Dr. Orçun Özdemir, “Bazen hasta gözlük numarasını öğrenmek için geliyor ancak muayenede takip edilmesi gereken başka bir durum fark edilebiliyor. Bu nedenle göz kontrolünü yalnızca ‘Numaram değişmiş mi?’ sorusuna indirgememek gerekiyor” diyor.

“Bir şikâyetim olursa giderim” düşüncesi neden riskli?

Birçok hastalıkta vücudumuz bize ağrı veya başka belirtilerle erken uyarı verebiliyor. Ancak göz hastalıklarında her zaman böyle bir uyarı mekanizması bulunmayabiliyor.

Özellikle yaş ilerledikçe katarakt, glokom, sarı nokta hastalığı ve farklı retina problemleri açısından düzenli değerlendirme daha fazla önem kazanıyor.

Prof. Dr. Orçun Özdemir, ailede göz hastalığı öyküsü bulunanların ve diyabet gibi göz sağlığını etkileyebilecek sistemik hastalıkları olan kişilerin ise kontrollerini hekimlerinin belirlediği aralıklarla sürdürmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Gözler bazen başka hastalıklar hakkında da ipucu verebilir

Göz muayenesinin dikkat çeken özelliklerinden biri de gözün yalnızca kendi hastalıkları hakkında bilgi vermemesi.

Özellikle retina damarlarının değerlendirilmesi, bazı sistemik hastalıkların göz üzerindeki etkilerinin fark edilmesine yardımcı olabiliyor. Diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların zaman içerisinde gözde değişikliklere yol açabildiğini belirten Prof. Dr. Orçun Özdemir, düzenli takibin bu kişiler açısından ayrıca önem taşıdığını ifade ediyor.

“Göz, vücudun damar ve sinir yapılarını değerlendirebildiğimiz özel organlardan biri. Bu nedenle göz muayenesini genel sağlık takibinden tamamen bağımsız düşünmemek gerekir.”

“Geçen yıl sorun yoktu” demek bu yıl da olmayacağı anlamına gelmez

Göz sağlığı yaşam boyunca aynı kalmıyor. Göz numarası değişebiliyor, yaşla birlikte gözün doğal lensinde değişiklikler başlayabiliyor veya daha önce bulunmayan bazı riskler zaman içerisinde ortaya çıkabiliyor.

Bu nedenle geçmişte yapılan normal bir muayenenin ömür boyu geçerli bir “sağlıklı göz” sonucu olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

Prof. Dr. Orçun Özdemir, düzenli kontrollerin sıklığının kişinin yaşına, mevcut göz sağlığına, aile öyküsüne ve diğer risk faktörlerine göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Göz muayenesi için görmenin bozulmasını beklemeyin

Prof. Dr. Orçun Özdemir, göz sağlığında koruyucu yaklaşımın önemini şu sözlerle özetliyor:

“Gözlerimiz günlük yaşamımızın merkezinde ancak çoğu zaman onları ancak görmemiz bozulduğunda hatırlıyoruz. Oysa düzenli göz muayenesinin amacı, sadece bugün nasıl gördüğünüzü söylemek değildir; göz sağlığındaki değişimleri zamanında fark edebilmektir. Özellikle yaş ve kişisel riskler arttıkça kontrol aralıklarının hekim tarafından belirlenmesi önemlidir. ‘İyi görüyorum, gözlerimde sorun yok’ demek yerine, gözlerimizin gerçekten sağlıklı olup olmadığını muayeneyle değerlendirmek gerekir.”

Gözlerinizi kontrol ettirmek için bulanık görmeyi beklemeyin. Çünkü bazı göz hastalıklarında ilk belirti, sizin fark ettiğiniz bir şikâyet olmayabilir.

Kaynak: Tanıtım Bülteni
Basın