Gözlük Takmadan Görmek Mümkün mü? Katarakt Ameliyatında Mercek Seçimi Neden Önemli?

Sabah uyandığınızda ilk iş gözlüğünüzü aramak, telefon ekranını görmek için gözlüğü takmak, dışarı çıkarken yanınıza alıp almadığınızı kontrol etmek, restoranda menüyü okumak için yeniden ihtiyaç duymak…

Halk TV sizin sesiniz! Tıklayın güvenilir kaynağınıza ekleyin
Gözlük Takmadan Görmek Mümkün mü? Katarakt Ameliyatında Mercek Seçimi Neden Önemli?

Peki katarakt ameliyatından sonra gözlüğe olan ihtiyacı azaltmak mümkün mü?

Veni Vidi Göz Grup ,Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, günümüzde katarakt cerrahisinin yalnızca bulanıklaşan doğal göz merceğinin değiştirilmesinden ibaret olmadığını, ameliyat öncesinde kişinin ameliyat sonrası görme beklentilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

“Bize katarakt nedeniyle başvuran hastalarımızın önemli sorularından biri, ‘Ameliyattan sonra yine gözlük kullanacak mıyım?’ oluyor. Bugün farklı göz içi mercek seçenekleri sayesinde uygun hastalarda gözlüğe olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyebiliyoruz. Ancak bunun cevabı herkes için aynı değil. Katarakt ameliyatında hangi merceğin kullanılacağı, hastanın göz yapısı kadar günlük yaşamıyla da ilgili bir karardır.”

Katarakt aslında gözün kendi merceğinin bulanıklaşması

Kataraktın çoğunlukla yaşla birlikte ortaya çıktığını belirten Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, hastaların zaman içerisinde renkleri daha soluk görme, ışıklardan rahatsız olma, gece görüşünde zorlanma veya gözlük numarası değişmesine rağmen yeterince net görememe gibi şikâyetler yaşayabildiğini ifade ediyor.

Katarakt ameliyatında saydamlığını kaybeden doğal göz merceği çıkarılıyor ve yerine yapay bir göz içi mercek yerleştiriliyor.

Kavalcıoğlu, tam da bu noktada hastaların bilmesi gereken önemli bir ayrıntı olduğuna dikkat çekiyor:

“Katarakt ameliyatında gözün içine zaten yeni bir mercek yerleştiriyoruz. Asıl önemli konulardan biri, bu merceğin hastanın görme ihtiyaçlarına göre nasıl seçileceği.”

Tek odaklı mercek mi, akıllı lens mi?

Günümüzde katarakt cerrahisinde farklı özelliklere sahip göz içi mercekler kullanılabiliyor. Tek odaklı merceklerin yanı sıra farklı mesafelerde görmeyi desteklemek amacıyla geliştirilen EDOF ve trifokal mercekler de seçenekler arasında bulunuyor. Bu mercekler halk arasında sıklıkla “akıllı lens” olarak adlandırılıyor.

Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, akıllı lens kavramının doğru anlaşılması gerektiğini vurguluyor:

“Akıllı lensi, herkesi tamamen gözlüksüz bırakacak tek bir mercek gibi düşünmemek gerekir. Farklı merceklerin farklı optik özellikleri vardır. Uygun hastalarda yakın, orta ve uzak mesafelerde gözlüğe duyulan ihtiyacın azaltılması hedeflenebilir. Ancak her hastanın beklentisi ve göz yapısı aynı olmadığı için mercek seçimi de kişiye özel yapılmalıdır.”

“Gözlük takmadan görmek istiyorum” demek tek başına yeterli değil

Katarakt ameliyatı öncesinde hastanın yalnızca göz numarasının değil; kornea ve retina yapısının, göz yüzeyinin ve genel göz sağlığının da değerlendirilmesi gerekiyor.

Bunun yanında hastanın yaşam tarzı da mercek seçiminde önem taşıyor.

Op. Dr. Kavalcıoğlu bunu günlük hayattan örneklerle açıklıyor:

“Bir hastamız gününün büyük bölümünü bilgisayar başında geçirirken bir başkası sık araç kullanıyor. Bir kişi kitap okumayı çok önemsiyor, bir başkası için uzak görüş daha öncelikli olabiliyor. Bu nedenle hastaya ‘Gözlük kullanmak istemiyor musunuz?’ diye sormak yetmez. Telefonu ne kadar kullanıyorsunuz, bilgisayar başında ne kadar zaman geçiriyorsunuz, araç kullanıyor musunuz, yakın görme sizin için ne kadar önemli? Bunların hepsini konuşuyoruz.”

Gözlüksüz bir yaşam mümkün mü?

Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, özellikle bu konuda gerçekçi beklenti oluşturmanın önemli olduğunun altını çiziyor:

“Uygun göz yapısına sahip hastalarda doğru göz içi mercek seçimiyle günlük yaşamın birçok alanında gözlüğe duyulan ihtiyaç önemli ölçüde azaltılabilir. Bazı hastalar günlük aktivitelerinin büyük bölümünü gözlüksüz sürdürebilir. Ancak hiçbir mercek için ‘Bu ameliyattan sonra kesinlikle bir daha gözlük kullanmayacaksınız’ demek doğru değildir.”

Bu nedenle ameliyat öncesinde merceklerin sağlayabileceği avantajların yanı sıra olası optik etkilerin ve kişinin ameliyat sonrasındaki görme beklentilerinin de hekimle ayrıntılı biçimde konuşulması gerekiyor.

Katarakt ameliyatından önce kendinize şu soruyu sorun

Katarakt cerrahisindeki gelişmelerle birlikte hastaların ameliyat öncesinde sorduğu soruların da değişmeye başladığını belirten Op. Dr. Özer Kavalcıoğlu, sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Eskiden katarakt ameliyatında temel beklenti bulanıklığın ortadan kaldırılmasıydı. Bugün hastalarımızla bunun yanında ameliyattan sonraki görme ihtiyaçlarını da konuşabiliyoruz. Yakını, bilgisayar mesafesini ve uzağı günlük hayatınızda nasıl kullanıyorsunuz? Gözlüğe ne kadar bağımlı olmak istiyorsunuz? Bunların yanıtı mercek seçiminde önemli. Bu nedenle katarakt ameliyatından önce yalnızca ‘Ameliyat olmalı mıyım?’ diye değil, ‘Ameliyattan sonra nasıl görmek istiyorum?’ diye de sormak gerekiyor.”

Çünkü katarakt ameliyatında artık yalnızca bulanıklığın giderilmesi değil, ameliyat sonrası görme beklentisinin doğru planlanması da önem taşıyor.

Kaynak: Tanıtım Bülteni
Basın