Seçim yeniden seçimi doğurabilir

Koalisyon ortakları (AKP/MHP)seçim yasasını değiştirmek istiyor. Gerçi daha Meclis’e göndermediler ama kamuoyuna açıkladılar.

Anayasamıza göre seçim yasasındaki değişiklikler paldır küldür yürürlüğe girmiyor. Üzerinden en az bir yıl geçmesi gerekiyor. 11 ay 29 gün bile olmuyor. 365 gün gerekli…

Koalisyon ortakları seçim yasasını değiştireceklerini açıkladığına göre demek ki 2023 yılının ilkbaharından önce seçim meçim yok.

Normal şartlarda böyle algılanması lazım. Seçim tartışmasının gündemden tamamen çıkması lazım. Seçim konuşulmaması lazım.

Tam tersi oldu. Daha çok seçim konuşulmaya başlandı. Çünkü ilan ettikleri yasa değişikliği Türkiye’yi kilitleyebilir. Sistemi felç edebilir.

Koalisyon ortaklarının yapmak istediği açık ve net; Millet İttifakı’nı dağıtmak. Altı partinin oluşturacağı sinerjinin yaratacağı siyasi gücü kaynağından kesmek. Meclis çoğunluğunu yasa avantajı ile sağlamak. Erdoğan’ın Meclis çoğunluğunu arkasına alarak ikinci turda Cumhurbaşkanı seçilmesine zemin hazırlamak. (İlgilisine not: Bu meseleyi dün ayrıntılarıyla ele aldım. Dün bu sitede çıkan yazıma bakabilirler)

Ama bu niyetle çıkılan yolculuk ülkeyi kilitleyebilir. Üstesinden güçlükle gelineceği siyasi krize yol açabilir. Ekonomik krizle boğuşan ve daha uzun süre boğuşacağı belli olan Türkiye’nin üzerine siyasi krize sürüklenmesi tahminlerin ötesinde erozyon yaratabilir.

Böyle bir tehlike var.

Nasıl mı?

Şöyle ki…

Diyelim ki muhalefetin adayı (Kılıçdaroğlu) Cumhurbaşkanı seçildi. AKP/MHP ittifakı da Meclis çoğunluğunu aldı. Seyreyleyin gümbürtüyü.

Erdoğan şu anda Cumhurbaşkanı kararıyla istediğini yapıyor. Çünkü arkasında Meclis çoğunluğu var.

(Bir parantez açmama müsaade edin. Cumhurbaşkanı kararı eski bakanlar kurulu kararı. Eskiden o kararı 20/25 kişilik heyet veriyordu. 20/25 kişi altına imza atarak sorumluluk paylaşıyordu şimdi tek kişinin imzası yetiyor. Üstüne üstlük attığı imzanın da sorumluluğu taşımıyor. Anayasa istediğin kararı çıkar yaptığım hiçbir icraattan seni sorumlu tutmayacağım diyor. Süper yetki sıfır sorumluluk. Bugünkü rejimin özeti)

Meclis Cumhurbaşkanı’nın icraatlarını kilitler.

Cumhurbaşkanı da Meclis’ten gelen yasaları veto ederek yasamayı kilitler.

Siyaset bilek güreşine döner.

Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı olur da Meclis çoğunluğu muhalefet partilerinde olursa durum değişmez. Yine benzer hadiseler yaşanır.

Kısaca her iki olasılıkta da ülke felç olur.

Çözüm?

Yeniden sandık.

Erdoğan biraz da bu olasılığa oynuyor gibi.

Meclis’te çoğunluğu almayı çok önemsiyor. Hayati görüyor. Planının içinde Meclis çoğunluğuna dayanarak ikinci turda yeniden Cumhurbaşkanı olmak var ama başaramazsa sistemi kilitleyip yeniden seçime götürmek de var.

2015 yılında yaptı.

Davutoğlu oyuna geldi, Erdoğan MHP Liderinin desteğini alarak ülkeyi beş ay sonra yeniden seçime götürdü. Ve oyun planı tuttu. Terörün azmasından, ekonominin bozulmasından korkan seçmen yeniden iktidar partisine sarıldı.

En kötü olasılık olarak aklında bu vardır. Bu sebeple Meclis’i garantilemek istiyor. Sırtını sağlama almak istiyor.

Yani seçim yeni bir seçimi doğurabilir.

(Bir parantez daha... Övünmek gibi olacak ama o kadar da olsun. 2015 haziran seçimi akşamı NTV’deydim. Sonuç aşağı yukarı belli olunca seçim seçimi doğurdu demiştim. Görürsünüz AKP ülkeyi yeniden seçime götürecek yorumunu yapmıştım.)

Şu notu da düşeyim. Benzer bir sonuç 2015’teki gibi olmaz. Daha sert geçer…

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Tezkan Arşivi