Parti devletiydik MGK kararıyla kişi devleti olduk

Yayınlanma:
Güncelleme: 26 Kasım 2021 10:00

Sorunun adını doğru koyalım: Bu rejim krizidir.

Ekonomik kriz gibi görünse de ekonomiyle alakası yok.

Resmen tek adam rejimi krizi…

Erdoğan dün Milli Güvenlik Kurulu’na izlemek istediği ekonomik politikayı onaylattı.

Bu bir ilk…

Tek kişilik iktidarın dünyada eşi benzeri olmayan deneysel ekonomik politikası Milli Güvenlik Kurulu kararıyla devlet politikası haline getirildi.

Akıl alınır gibi değil.

Parti devletinin ötesine geçtik.

Resmen kişi devleti olduk…

MGK bildirisindeki şu satırlara bakın.

“Türkiye’nin inşa ettiği sağlam altyapı üzerinde, hedeflerine uygun şekilde yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomi politikalarını hayata geçirme sürecinde karşılaştığı ve karşılaşabileceği sınamalar ile tehditler değerlendirilmiştir”

Siz bugüne kadar iktidarların ekonomi politikasını milli güvenlik sorunu ilan eden bir MGK bildirisi gördünüz mü?

Çok tehlikeli satırlar. Otokrat rejimin diktatörlüğe geçmesinin alt yapısı gibi, hazırlığı gibi…

MGK bildirisinde yer alan tek kişilik hükümetin uyguladığı ihracata dayalı ekonomik politikasının hayata geçirilmesinde karşılaşacağı sınamalar ve tehditler ne demek?

Yüksek kur rejimine karşı çıkan devletin güvenliğini tehdit ediyor demek…

Türk lirasına sahip çıkan devleti yıkmaya çalışıyor demek…

Erdoğan’ın uyguladığı bu modele karşı çıkmak vatan hainliği demek…

Var mı başka izahı!..

Varsa söyleyin ama yok…

Soruyorum: Bildirideki; Erdoğan’ın yeni ekonomik modelini hayata geçirmekte karşılaşacağı tehditler ifadesinin anlamı ne?

Amacı ne?

Muhalefet partilerinin düzenleyeceği mitinglerin önünü kesmek mi?

Sivil toplum kuruluşlarının örgütleyeceği protesto eylemlerini yasa dışı saymak mı?

Sokağa çıkanları iktidarı devirmeye teşebbüs etmek suçundan hapse atmanın hazırlığı mı?

Gazeteleri, televizyonları sansür etmenin ilanı mı?

MGK diyor ki; ihracata dayalı ekonomik politikasına karşı çıkmak güvenlik tehdididir.

Ürkütücü, daha da ötesi korkunç…

CHP Mersin’de tek kişilik hükümetin yüksek kur politikasına karşı çıkan miting yaparsa milli güvenliği tehdit mi edecek?

Bu MGK bildirisinden sonra evet!

Mersin Valisi büyük ihtimalle mitinge izin vermeyecek herhalde.

Gelin şimdi de. Ekonomik politikasını MGK kararı yapan Erdoğan’ın tek adam olduktan sonra yaptıklarına bakalım…

Saray faizi bir arttırdı, sonra alelacele indirdi.

Sonra yine çıkardı, sonra yine hızla indirmeye çalıştı.

Hepsine bir kişi karar verdi.

İndirin dedi indirdiler, çıkarın dedi çıkardılar.

Kuru sabit tutun ki enflasyonu dizginleyelim dedi; 128 milyar doları çatır çatır harcadılar.

Şimdi kuru serbest bırakın ki enflasyonu dizginleyelim diyor.

Bi söylediği bi söylediğiyle tutmuyor.

Yüksek kur mu iyi, düşük kur mu?

TL’nin değerli olması mı yerlerde sürünmesi mi?

Enflasyonla mücadele etmek için faizi yükseltmek mi gerekir, düşürmek mi?

Bazen öyle bazen böyle.

Erdoğan hepsini denedi hiçbirinde istediği sonucu alamadı. Çünkü bilime inanmıyor.

Şimdi yeni bir model deniyor. Dünyada bir ilk!..

Ama köşeye öyle sıkışmış ki, uygulamaya çalıştığı iktisat bilimiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan kararını devlet kararı yaptı.

MGK’dan karar çıkarttı.

Devlet politikası ilan etti.

Bu bildiriye imza atan bakanlara, bürokratlara, askerlere soruyorum; sizce Erdoğan’ın üç yıldır sürekli değiştirdiği politikaların hangisi doğru?

Neden o kararlar için MGK bildirisi yayınlanmadı, neden şimdi!..

Yüksek kur politikasına karşı çıkmak milli güvenliğimizi tehdit ediyorsa polis neden doları artırmak için spekülasyon yapanların peşine düşüyor?

Soru çok..

Vesayet rejimine karşı olduğunu söyleye söyleye iktidara gelen Erdoğan dün vesayet rejimi ilan etti.

MGK’nın arkasına sığınarak kendi vesayetini resmileştirdi.

Önceki ve Sonraki Yazılar