Mehmet Tezkan
Karar sandıktan çıkacak
İmamoğlu davası Türkiye tarihinin en önemli davalarından biri. Çünkü siyasetin yarını belirlemeden öte, Türkiye’nin rejimini belirleyecek; bu dava siyası davadır demiştik…
Nereden bakarsanız bakın. Hangi safta olursanız olun, siyasi düşünceniz ne olursa olsun sonuç değişmez…
Bu dava siyasi dava…
Dün ilk duruşmada davanın siyasi olduğu bir kez daha kanıtlandı. Çok gergin başladı, o gerginlikte hakim yoklama yapmayı unuttu. Yoklama bugün yapılacak… Duruşmanın ikinci günü!..
Savunmalar başlayınca gerginliğin daha da artacağını, gizli tanıkların ifadeleriyle gizli tanıklara yönetilen sorularla had safhaya ulaşacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok…
İmamoğlu 106 sırada savunmasını yapacak. Tahminen bir ay sonra. Savunması iki hatta üç gün sürecekmiş. İktidar yanlıları şimdiden şov yapacak diye yayına başladı. Savunmaya şov kılıfı geçirmeye çalışıyorlar…
Çünkü onlarda davanın siyasi olduğunu biliyorlar. Hakkında 142 suçtan 2 bin 352 yıla kadar hapis istenen kişi susup otursun mu? Kendini savunmasın mı? İddialara tek tek yanıt vermesin mi?
Şunu herkes biliyor. Mahkemenin vereceği karar ne olursa olsun dava Silivri’de başladı ama Silivri’de kapanmayacak…
Yargı eliyle yapılan hesaba göre istinaf ve Yargıtay aşaması dahil dava 4 bin 600 gün sonra sonuçlanacak…
12 yıl 6 ay sonra…
Kim öle kim kala…
Demem o dur ki; yargının sonuca varması çok uzun yıllar alacak.
Demem o dur ki; Silivri’deki mahkeme noktayı koymayacak/koyamayacak…
Peki noktayı kim koyacak, nihai kararı kim verecek?
Bir başka mahkeme; vicdan mahkemesi…
İmamoğlu sadece ağır ceza mahkemesinde yargılanmıyor vicdanlarda da yargılanıyor. İmamoğlu için sadece 40. Ağır Ceza Mahkemesi karar vermeyecek. Bu topraklarda yaşayanların vicdanları da karar verecek…
Şimdi diyeceksiniz ki, mahkemenin kararını er veya geç öğreneceğiz, vicdanların kararını nasıl öğreneceğiz, nasıl bileceğiz?
Sandıkta… Seçmen eliyle, seçmen oyuyla öğreneceğiz.
Seçmen CHP’nin üzerini çizer iktidara yola devam derse İmamoğlu’nu suçlu buluyor anlamı çıkar…
Seçmen CHP’ye destek verip iktidara dur derse İmamoğlu’nu haklı buluyor demektir. İmamoğlu’nun mağdur olduğunu onaylıyor demektir…
Tabii ilk seçim sonucu sadece İmamoğlu’nun suçlu olup olmadığını değil, Türkiye’nin geleceğini de belirleyecek. Türkiye’nin geleceği de oylanacak…
Demokrasi mi, otokrasi mi?
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adını verdikleri tek adam yönetimi mi?
Parlamenter sisteme geçişle, Batı tipi demokrasiye dönüş mü?
Sandık sadece ülkeyi kimin yöneteceğini belirlemeyecek.
Yeni rejimin adını da koyacak, İmamoğlu hakkındaki hükmünü de verecek…
Sonuç almak için 4 bin 600 gün beklemeye gerek yok. Sandık seçmenin önüne konulduğu gün karar sandıktan çıkacak…
(Yazının sonunda yine parantez açma ihtiyacı duydum. Dün İran’dan ülkemize ikinci füze atıldı. Yine NATO tarafından havada imha edildi. Milli Savunma Bakanlığı her türlü önlemin alındığını söyledi ama S/400’lerden bahsetmedi. Biz bu sistemi hava savunmamız daha güçlü olsun diye almadık mı? Niye hangardan çıkarılıp aktif hale getirilmiyor? S/400’leri bugünler için satın almadık mı? Bugün kullanmayacaksak ne zaman kullanacağız?