Camilerin kapısı Atatürk’e açılacak mı?

Ali Erbaş 2017 yılının 17 Eylül günü Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğuna oturdu. O yıl 10 Kasım Cuma gününe denk gelmişti…

Saat dokuzu beş gece saygı duruşundaydık.

Kimimiz Anıtkabir’e gitti…

Kimimiz Dolmabahçe’ye koştu…

İki mekân da doldu taştı… Aynı safta omuz omuza yürüdük. Öğlen hep birlikte cuma namazına gittik. Cumada yeniden bir araya geldik. Yine omuz omuzaydık.

Zannettim ki; imam vaazında Atatürk’ü anlatacak...

Zannettim ki; imam vaazında Cumhuriyet’in kazanımlarına değinecek…

Zannettim ki; imam vaazının sonunda bu ülkenin kurucusu için Fatiha okuyacak, okutacak…

Nerde!...

İmam adını bile anmadı. Dedim ki, herhalde hutbede Atatürk anılacak. Çünkü; hutbe imamların inisiyatifinde değil. Diyanet Başkanlığı hazırlıyor, müftüler aracılığıyla imamlara dağıtılıyor.

Bu sayede her camiden farklı ses çıkmıyor. Bütün camilerde hutbede aynı metin okunuyor.

İmam hutbede de Atatürk’ün adını anmadı…

O an içim acıdı…

Diyanet Atatürk’ü yok saymıştı… Hutbede her konuya değinen, her konuda hutbe hazırlayan, kimi zaman subliminal mesajlar bile veren Diyanet İşleri, Atatürk’ün ölüm yıl dönümünü görmezden geldi.

Ruhuna bir Fatiha okumayı çok gördü…Diyanet İşleri Başkanı’nın cevabını merak ediyorum.

Atatürk’ün adını camilerde anmamasını, hutbede yer vermemesini, ruhuna bir Fatiha okutmamasını bakalım nasıl izah edecek?

Yoksa sessiz kalıp, üstüne mi yatacak?

Kuvvetle muhtemel…

Bu yazıyı 2017 yılında çalıştığım Milliyet gazetesinde kaleme aldım. Erbaş’ın ilk icraatı Atatürk’ü yok saymak olmuştu…

Aradan sekiz yıl geçti.

Ne 10 kasımlarda, ne 29 ekimlerde, ne 30 ağustoslarda ne 19 mayıslarda. İmamlar hiçbir vaazda hiçbir hutbede Atatürk’ün adını anmadı.

Camilerde Atatürksüz Cumhuriyet Bayramı…

Atatürksüz 3O Ağustos zaferi anlatıldı…

Çanakkale savaşında Atatürk yoktu… 19 mayıslarda Atatürk’ün Samsun’a çıkışından söz bile edilmedi…

Erbaş sekiz yıl boyunca camilerin kapısını bu ülkenin kurucusu Atatürk’e kapattı. Erbaş bugün evine dönüyor. Bu sebeple hayırla anmayacağım. Benim gibi Atatürk konusunda hassasiyeti olan kahir ekseriyette hayırla anmayacaktır.

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Salim Argun ile İstanbul Müftüsü Safi Arpaguş en kuvvetli iki adaymış. Hangisi olur bilemem benim merakım şu: O koltuğa kim oturursa otursun bakalım camilerin kapısını Atatürk’e açacak mı açmayacak mı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Tezkan Arşivi

Türkiye öyle değil böyle kurtulur

23 Şubat 2026 Pazartesi 05:10

Öcalan Komisyonu havlu attı

17 Şubat 2026 Salı 05:10

200 liralık ülke olduk

13 Şubat 2026 Cuma 05:20

Sert otokrat rejimin ayak sesleri!..

12 Şubat 2026 Perşembe 05:05

Siyasetin dejenere yüzü!..

10 Şubat 2026 Salı 05:15

Suriye’de barışı Öcalan mı sağladı?

05 Şubat 2026 Perşembe 05:10

Bahçeli’nin yol haritası

04 Şubat 2026 Çarşamba 05:05