Baronlar savaşı yargıya sıçradı

İranlı Naci Şerifi Zindaşti ve 'Hayalet' lakaplı Orhan Ünğan'ın baronlar savaşı 2014'te güpegündüz işlenen bir cinayetle başladı. O gün Zindaşti'nin kızı ve yeğeni öldürüldü.

Karşılıklı suikastlerle devam eden hesaplaşmaya kamu görevlileri de dahil oldu.

Birazdan yargı tarihinin en utanç verici skandallarından birini belgesiyle anlatacağım.

İlk önce hafızaları tazeleyelim.

2014 yılında Türkiye'den Yunanistan'a varan bir gemide iki ton uyuşturucu yakalandı.

İddiaya göre bu kokainin sahibi olan Ünğan, Zindaşti tarafından ihbar edildiğini düşünerek diş biledi.

Aynı günlerde, Zindaşti'nin kızı ve yeğenine suikast gerçekleştirildi.

İranlı, cinayetten Ünğan'ı sorumlu tuttu. Ancak Ünğan, kokainlerin kendisine ait olduğu ve cinayeti azmettirdiği iddialarını reddetti. 

Ünğan, 2015'te Belçika'dan Türkiye'ye getirilerek tutuklandı.

2017'de avukatı Kudbettin Kaya infaz edildi.

2018'de tutuklanan Zindaşti altı ay sonra tahliye edilince İran'a kaçtı.

Ve en son 2019'da Ünğan'ın kardeşi İlhan öldürüldü.

'Açıklarsam yer yerinden oynar'

Suç duyurusunda bulunan Ünğan, Cumhurbaşkanlığı Hukuk İstişareleri Kurulu üyesi Burhan Kuzu'nun, Zindaşti'nin tahliye edilmesi için hakimler ve savcılara baskı yaptığını öne sürdü. Ünğan, kendisinin yargılandığı Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde davada salıverilmemesi için Kuzu'nun devreye girdiğini savundu.

Soruşturma açıldı ve Ünğan'ın 7 Mart 2019'da ifadesi alındı.

Ünğan, üç kez tahliye edildiği halde savcının itirazıyla kararın kaldırıldığını iddia etti.

Ünğan, Kuzu’nun talimatıyla hareket eden dönemin Bakırköy Adalet Komisyonu Başkanı Recep Karaman tarafından, tahliye edilmemesi için davaya bakan hakim M.A.’ya baskı yapıldığını ileri sürdü. Aynı şekilde Ünğan, Bakırköy Başsavcıvekili Zülkarneyn Kısık’ın verilen tahliye kararlarına itiraz etmesi için duruşma savcısına müdahale ettiğini savundu.

Ünğan, ifadesinde "Bu bilgileri kimden aldığımı açıklarsam yer yerinden oynar" dedi.

'Ben değil, İstanbul Grubu yaptı'

Aynı günlerde Türkiye'ye giriş yapan ve Ünğan ile bağlantılı oldukları iddia edilen iki kişinin üzerinden Karaman ve Kısık'ın adresleri çıktı. İki hukukçuya "Ünğan sizi öldürecek" haberi ulaştırıldı.

Karaman, derhal Ünğan'ın avukatını kahvaltıya çağırdı.

Karaman, iddiaya göre bu görüşmede, Ünğan'ın tahliyesi kendilerinin değil; iktidar yanlısı kimi hakim, savcı, avukat ve emniyetçilerden oluşan İstanbul Grubu'nun engellediğini ileri sürdü. Kuzu ile "İstanbul Grubu'nun adamı" diye suçladığı Bakırköy Başsavcı Sırrı Topluyıldız'ın hakim ve savcılara baskı yaptığını savunan Karaman, avukattan bu bilgileri Ünğan'a aktarmasını istedi.

Avukat, anlatılanları cezaevindeki Ünğan'a iletti.

Cezaevine sır ziyaret

Bu arada içlerinde savcı ve polislerin de olduğu üç kişi de Ünğan'ı cezaevinde ziyaret etti. Ziyaretçilerden biri Ünğan'a, "Başsavcı Topluyıldız'ın hiçbir suçu yok. Tahliyeni Karaman ve Kısık engelledi" diye bilgi verdi.

Bu bilgi Karaman ve Kısık'a da ulaştı.

Ve yargıda kılıçlar çekildi.

Tenzili rütbe diye adlandırılacak şekilde Karaman, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesi Başkanlığına, Kısık ise Büyükçekmece Başsavcı Vekilliğine getirildi.

Kısık: Bizi mafyaya hedef gösterdi

Karaman ve Kısık, 1 Kasım 2019'da Hakimler ve Savcılar Kurulu'na dilekçe vererek, bugün Adalet Bakan Yardımcısı ve HSK 1. Kurul üyesi olan, dönemin İstanbul Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz ile Bakırköy Başsavcısı Topluyıldız'ı suçladı.

Kısık, dilekçede, Ünğan'ı cezaevinde ziyaret eden kişilerin dönemin İstanbul Başsavcı Vekili Hasan Yılmaz, bir savcı ve Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden bir görevli olduğunu savunarak, şunları yazdı:

"Ünğan'ın Bakırköy Başsavcısı hakkında kanaatini değiştirmesi için Hasan Yılmaz'ın bir savcı ile Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden görevli ile ziyarete gittiği, sanığa 'Tahliye kararına itiraz talimatının Kısık tarafından verildiği, itiraza bakan mahkeme başkanını Karaman'ın yönlendirdiği ve Kuzu'nun yönlendirmesiyle tutuklu kalmasının sağlandığı' bilgisinin verildiğini öğrendim. Orhan, mahkemeye baskı yaparak tahliyesini önerdiğimizi ve "Artık kaybedecek bir şeyim yok" diyerek, intikam alacağı ihbarını içeren ve tahliyesini talep eden dilekçe vermiştir."

Dilekçesinde, Yılmaz ve Topluyıldız'ın kendilerini mafyaya hedef gösterdiğini iddia eden Kısık, şöyle devam ediyor:

"Ünğan'ın yargılandığı davada gerek soruşturma, gerekse kovuşturma esnasında ne benim, ne de komisyon başkanının müdahale etmediği, yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmediği bilinmesine rağmen mafya liderinin husumetini bize yöneltmesini, bizi hedef göstermeleri nedeniyle ihbarda bulunma mecburiyetinde kaldım."

Dilekçesinde, "Yaptığı değerlendirmenin yanlış olduğunu" belirtmek için Karaman tarafından Ünğan'a haber gönderildiğini kaydeden Kısık, şöyle dedi:

"Daha önce ihbarımıza karşı duyarlılık gösterilmeyeceği, ihbar ettiğimiz kişilerle ilgili müracaat etmemiz nedeniyle soruşturma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağımız inancıyla müracaat etmedim."

Kuzu gibi koronadan öldü

Kısık'ın ileri sürdüğü gibi Adalet Bakan Yardımcısı Yılmaz, Ünğan'ı ziyaret etti mi?

Ünğan'a yakın kaynaklar bu iddiayı kesin bir dille reddediyor.

Yılmaz ile hiçbir görüşmenin olmadığını belirtiyor.

Ancak Ünğan, bu sürecin sonunda Karaman ve Kısık'la ilgili şikayetini geri çekerken, tek sorumlu olarak Burhan Kuzu ve İstanbul Grubu'nu gördü ve gösterdi.

Dilekçenin akıbetine gelince...

Yargı çevrelerinden öğrendiğim kadarıyla rafa kaldırıldı.

Kısık, 26 Kasım 2020'de hayatını kaybetti.

Kadere bakın ki, korona virüsten öldü.

Ve Kuzu'dan 25 gün sonra!   

baronlar-savasi-1-1.jpg

baronlar-savasi-2-1.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar