Üniversitedeki 'koltuk çarkı' ortaya çıktı! Daire başkanına sekreterlik sekreterliğe şef
Sayıştay raporu, Bursa Uludağ Üniversitesi'ndeki zincirleme vekâlet çarkını belgeledi. Daire başkanları pasife çekilip yerlerine alt unvanlar vekil yapıldı. Benzer yöntemle 5 üniversitede 89 dolu kadronun gasp edildiği ortaya çıktı.
Sayıştay Başkanlığı’nın TBMM'ye sunduğu 2025 yılı denetim raporları, kamu idaresinde benzeri az görülen bir görevlendirme zincirini belgeledi. Üniversite yönetim kadrolarında liyakat ve görev unvanı dengesini bozan bu sistemde; daire başkanlıklarına mühendis ve uzmanlar, fakülte sekreterliklerine ise şefler ve bilgisayar işletmenleri vekil olarak atandı. Kadroların asıl sahipleri ise ya görev tanımları dışındaki işlere kaydırıldı ya da tamamen pasife çekilerek atıl bırakıldı.
DAİRE BAŞKANI SEKRETERLİĞE SÜRÜLDÜ, KOLTUĞUNA UZMAN OTURTULDU
Memurlar.Net'te yer alan habere göre Sayıştay denetçilerinin Bursa Uludağ Üniversitesi raporuna yansıttığı tablo, görevlendirmelerin birbirine zincirleme bağlandığı bürokratik bir mekanizmayı gözler önüne serdi. Raporda yer alan somut zincirleme görevlendirme örnekleri şöyle kayıtlara geçti:
Daire Başkanlığı Zinciri: Strateji Geliştirme Daire Başkanı, Devlet Konservatuvarı'ndaki dolu olan yüksekokul sekreterliği kadrosuna vekil olarak görevlendirildi. Daire başkanının boşalttığı asıl makama ise bir mali hizmetler uzmanı vekil yapıldı.
Sekreterlikler Arası Zincir: İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nin dolu durumdaki sekreterlik kadrosuna, Sosyal Bilimler Enstitüsü sekreteri vekil olarak verildi. Boşalan enstitü sekreterliğine başka bir yüksekokul sekreteri kaydırıldı; o yüksekokul sekreterinin kendi asıl kadrosuna ise bir şef vekil olarak getirildi.
Raporda kadrolarından fiilen uzaklaştırılan yöneticilerin durumu şu net tespitle açıklandı:
"Bursa Uludağ Üniversitesinde, çeşitli kadroları işgal eden bazı personele esas kadrosu dışında başka bir görev verildiği ya da pasif halde tutulduğu, dolu olan bu kadrolara başka personelin vekaleten atandığı görülmüştür. Oysa esas olan, kadroyu işgal eden kişi tarafından ilgili görevin yürütülmesidir."
YÖNETİM KOLTUKLARINA ALT UNVANLAR VEKİL YAPILDI
Bursa Uludağ Üniversitesi raporundaki döküm, vekaleten görevlendirilen personelin kendi kadro unvanları ile oturtuldukları makamlar arasındaki tezatlığı ortaya koydu. Yönetim kadrolarına, mevzuat ve hiyerarşi açısından daha alt kademelerde bulunan personelin vekil yapıldığı belirlendi:
Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı'na bir mühendis,
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı'na bir yurt müdürü,
Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı'na bir mali hizmetler uzmanı,
İdari ve Mali İşler ile Öğrenci İşleri daire başkanlıklarına birer şube müdürü,
Hastane müdür yardımcılığına bir sağlık teknikeri,
Gemlik, İnegöl, Orhangazi, Teknik Bilimler ve Yenişehir meslek yüksekokullarının sekreterliklerine ve Eğitim Bilimleri Enstitüsü sekreterliğine şefler,
Ziraat Fakültesi sekreterliğine bir şef,
Fen-Edebiyat Fakültesi sekreterliğine bir bilgisayar işletmeni,
Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı'ndaki şube müdürlüklerine bir öğretim görevlisi ve iki tekniker,
Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı'ndaki bir şube müdürlüğüne bir bilgisayar işletmeni vekil yapıldı.
Bursa Uludağ raporunda, 17 Nisan 2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar'ın 6'ncı maddesi hatırlatılarak, personelin zam ve tazminat alabilmesi için unvanının gerektirdiği hizmetleri "fiilen yapması zorunludur" hükmüne dikkat çekildi.
DÖRT ÜNİVERSİTEDE 89 DOLU KADROYA AYNI YÖNTEMLE VEKİL ATANDI
Bursa'da işletilen bu yönetim modelinin diğer üniversitelerde de yaygın bir personel politikası haline geldiği Sayıştay bulgularıyla kesinleşti. Raporda sayı verilen dört üniversitede toplam 89 dolu kadronun bu yöntemle baypas edildiği tespit edildi:
Pamukkale Üniversitesi: Toplam 28 kadronun asıl sahibi başka işlerde çalıştırıldı ve yerlerine vekiller getirildi (11 şube müdürlüğü, 6 fakülte sekreterliği, 6 yüksekokul sekreterliği, 2 daire başkanlığı, 2 enstitü sekreterliği, 1 genel sekreter yardımcılığı).
Bursa Uludağ Üniversitesi: Kişilerin baş harfleriyle birlikte daire başkanlığı, şube müdürlüğü, hastane müdür yardımcılığı ve sekreterlik kadrolarında 27 dolu kadroya vekil atandı.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi: Daire başkanı, enstitü, fakülte ve yüksekokul sekreteri kadrolarında 18 görevlendirme yapıldı.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi: Enstitü, fakülte, yüksekokul sekreteri ve işletme müdürü kadrolarında 16 personele benzer görevlendirmeler uygulandı.
Sakarya Üniversitesi: Daire başkanı, enstitü, fakülte, yüksekokul sekreteri ve şube müdürü kadrolarına aynı usulle atama yapıldı; raporda toplam sayı belirtilmedi.
SAYIŞTAY: REKTÖR KANUNUN ÜSTÜNE ÇIKAMAZ
Sayıştay denetçileri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86'ncı maddesini temel göstererek dolu kadronun yasal çerçevesini çizdi:
"Dolu kadro, kadronun halen başka bir memur tarafından kullanılıyor olması hali olup dolu kadroya vekalet ancak, kadroda bulunan memurun kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işinden geçici olarak ayrılması halinde mümkündür."
İncelemelerde, üniversitelerdeki bu 89 kadronun hiçbirinde söz konusu dört yasal durumun (kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası, görevden uzaklaştırma) bulunmadığı ortaya kondu.
Üniversite yönetimleri ise görevlendirmeleri 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13/b-4 maddesinde rektöre tanınan "personelin görev yerini değiştirme" yetkisiyle savundu. Pamukkale ve Sakarya üniversiteleri rektörün takdir yetkisini gerekçe gösterirken; Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi yargı içtihatları doğrultusunda ve kamu zararı doğurmayacak şekilde hareket edildiğini savundu, gerekli işlemlerin kısmen yerine getirildiğini bildirdi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi işlemlerin kısmen tamamlandığını ifade ederken, Bursa Uludağ Üniversitesi "çeşitli sebeplerle" bu yola gidildiğini bildirdi.
Sayıştay, rektörlerin "takdir yetkisi" savunmasını Pamukkale raporundaki şu hükümle reddetti:
"Her ne kadar söz konusu dolu kadroya vekaleten görevlendirmelerin Rektörün 2547 sayılı Kanunun 13'üncü maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen takdir yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ifade edilmişse de (...) dolu kadroya vekalet ancak kadroda bulunan memurun kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işinden geçici olarak ayrılması halinde mümkündür ve kadroya bağlı hakları kendisine ödenen memurun görev ve sorumluluklarını yerine getirmesinin engellenmemesi gerekmektedir."
Aydın Adnan Menderes, Sakarya ve Tokat Gaziosmanpaşa raporlarında da dolu kadroya kanun dışı vekil atanmasının "personel mevzuatı ile ilgili temel düzenleme niteliği taşıyan mevzuata aykırı" olduğu karara bağlandı.
ATIL PERSONEL VE HARCAMA YETKİSİNDE BÜYÜK KAOS UYARISI
Sayıştay raporunda, üniversitelerde kurulan bu sistemin kamu idaresine faturası iki temel tehlikeyle açıklandı. Kadroların fiili sahipleri varken vekillerin devreye sokulmasının harcama ve yönetim krizine yol açtığı vurgulandı:
"Kanuna aykırı olarak dolu kadroya yapılan vekaleten görevlendirme uygulaması, aynı kadroyu birden fazla personel işgal ettiği için bazı personelin atıl kalmasına, dolayısıyla insan kaynağından en verimli şekilde faydalanılamamasına yol açmaktadır. Aynı zamanda bu durum özellikle harcama yetkisini kullanmak bakımından hukuki sonuçları olabilecek bir yetki karmaşasına da sebep olabilmektedir."
Sayıştay, denetlenen beş üniversitede de 657 sayılı Kanun'un sınırları aşılarak yapılan tüm vekaleten görevlendirmelere son verilmesini istedi.
Sayıştay raporunda ortaya çıktı: BDDK'da atamalar performansa bakmadan yapılmış