3 teröristi vuran polis katliamı 8 şarjör 4 silahla önledi
İsrail Başkonsolosluğu saldırısında 3 kişiyi vuran polisin ifadesi, çatışmanın boyutunu ortaya koydu. Mermisi bittikçe meslektaşlarından aldığı 4 ayrı silah ve 8 şarjörle çatışan polisin, katliamı nasıl önlediği tüm detaylarıyla kayda geçti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İsrail Başkonsolosluğu'na 7 Nisan'da yapılan terör saldırısına yönelik yürüttüğü soruşturma devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şubesi'nde olay yerinde bulunan 19 polisin ifadesi dosyaya girdi. Çatışmada üç saldırganı vuran ve sicil numarasından henüz 20'li yaşlarında olduğu anlaşılan genç polis memurunun anlattıkları, olay anında yaşananları kayıtlara geçirdi.
"SİLAH TUTUKLUK YAPTI BAĞIRARAK SİLAH İSTEDİM"
Hürriyet'ten Musa Kesler'in haberine göre TODA (Toplumsal Olaylara Destek Aracı) aracı içinde bir ekip arkadaşı ve komiseriyle beklediklerini belirten polis memuru, araca iki üç metre mesafede nöbet tutan kadın meslektaşının "Saldırı var" uyarısıyla aşağı indiğini belirtti. Genç polis memuru, saldırganla arasındaki 10 metrelik mesafede mermisinin bitmesi üzerine meslektaşlarının silahlarını kullanmak zorunda kaldığı o anları ifadesinde şöyle anlattı:
"Şüpheli 100 metre gerideki çevik kuvvet aracına doğru uzun namlulu silahla ateş ediyordu. Aramızda yaklaşık 10 metre vardı. İner inmez ateş etmeye başladım. Şüpheli vuruldu, yere düştü. Komiserimiz de bu şahsa doğru ateş etti. Diğer arkadaşımız ancak bir süre sonra inebildi çünkü bize ve çevredeki diğer arkadaşlarımıza ateş etmeye devam ediyorlardı. Tabancamdaki şarjörü ve yedek şarjörü şüphelileri vurmak için kullandım. Mermilerim bitince tekrar aracın orta kapısından girdim, şarjör aldım. Bu şarjördeki mermileri de kullandım. Mermiler bitince tekrar araca döndüm. Bize saldırıyı haber veren kadın meslektaşımın tabancasını da alarak aşağı indim. Şüphelileri bertaraf etmek için ateş etmeye devam ettim. Bu silahtaki mermiler de bitince meslektaşlarımdan şarjör istedim. Bir erkek personelden şarjör aldım. Bu şarjörü kendi silahıma taktım. Şüphelilere ateş etmeye devam ettim. 3-4 mermi attıktan sonra anladığım kadarıyla şarjörle silah uyuşmadığı için silah tutukluk yaptı. Atışa devam edemedim. Bağırarak silah istedim. Araçtan bir meslektaşım inip yaklaşık 50 metre koşarak yanıma geldi, bana MP5 (otomatik) silah verdi."
ÇİMLERİN ÜZERİNDEKİ SİLAHLARI TOPLADI
Tutukluk yapan tabancanın ardından 50 metre uzaktan getirilen MP5 otomatik silahla çatışmaya devam eden memur, komiserinin ve ekip arkadaşının vurulduğu anları şu sözlerle aktardı:
"Bu esnada komiserimin ayağından vurduğu şüpheli hâlâ ayaktaydı, bize ateş ediyordu. Ben de bu MP5 silahla şüpheliye doğru ateş ettim. Şüpheli otoparkta bulunan bir servis aracının önündeydi. Ben MP5 ile ateş ettikten sonra şüpheli vurularak yere düştü. O esnada komiserimiz de vurulup, yere uzanmıştı. Kafasından kan geliyordu. Komisere baktım, bana ‘3 kişiler' dedi. Arka tarafta da birisi olduğunu bana işaret etti. Ekip arkadaşım da araçtan indi, ona ‘Sen sağ taraftan git, ben de soldan gideceğim' dedim. Hareket ettik. O esnada komiserimiz ayağa kalkarak yan yan gidip hem şüphelilere ateş ediyor hem de aralarındaki mesafeyi korumaya çalışıyordu. Aracın arkasındaki şüpheliyi etkisiz hale getirmek için meslektaşımla sağlı sollu giderken şüpheli şahıs, arkadaşıma ateş ederek onu sol boyun tarafından vurdu. Ancak arkadaşım yere düşmedi. Bunun üzerine geri çekilerek çevik kuvvet otobüslerinin yanına doğru gitti. Ben şüpheliye doğru yürümeye devam ettim. MP5'le ateş ettim, şahıs vurularak yere düştü."

MP5'in mermisinin de bitmesi üzerine polis memuru, çimlerin üzerindeki meslektaşlarına ait tabancaları alarak ateş etmeye devam etti. İfadesinde, "Halen daha benim en son vurduğum şüpheli bizlere yönelik ateş etmeye devam ediyordu. Bu şahsı en son aldığım tabanca ile vurdum ve etkisiz hale getirdim, daha sonra bu şüpheliden tarafımıza ateş edilmedi. Bunun üzerine ateşi kestim" dedi.
"HASTANE MERDİVENİNDE YERE YIĞILDIM"
Çatışmanın bitmesinin ardından başından ve kasık bölgesinden vurulan komiserine koşan polis memuru, kan akışını durdurmak için komiserin siyah tişörtüyle tampon yaptı. Memur, komiserinin su istemesi üzerine çevreden su getirttiğini ancak ilk yardım bilgisi gereği suyu içirmeyip sadece yüzünü yıkadığını kaydetti. Yanına gelen meslektaşıyla birlikte komiserin bacağına kemer bağlayarak kanı durdurmaya çalışan memur, o esnada yere düştü.
19 Nisan 2025'te geçirdiği motosiklet kazası sonucu diz kapağının kırıldığını ve yere düştüğünde aynı bölgeden tekrar darbe aldığını belirten memur, olay yerindeki sıcaklıkla acıyı hissetmediğini ifade etti. Ambulanslarla hastaneye geçilmesinin ardından yaralı meslektaşlarının yanında 5-6 saat bekleyen polis memuru, hava almak için çıktığı yangın merdiveninde dizindeki hasarın nüksetmesi üzerine yere yığıldı. Yerden kalkamayan polis, çevredekiler tarafından acil servise götürülerek tedaviye alındı.
SALDIRGANLAR BİRBİRİNİ VURDU
Dosyaya giren ifadelerde, çatışma sırasında saldırganların birbirlerine de ateş ettiği belirlendi. Yaralı olarak yakalanan teröristlerden biri verdiği ifadede, diğer saldırganın kendisine ateş etmesi üzerine, "Abi ne yapıyorsun, benim" diyerek bağırdığını söyledi. Yaralı ele geçirilen bir diğer saldırgan ise kolluk kuvvetleri tarafından öldürülmek amacıyla bilinçli olarak slogan attığını itiraf ederek, "Polisler kafama sıksın diye onlara ‘Kâfir polis' dedim ama beni öldürmediler" şeklinde ifade verdi.
İsrail Konsolosluğu saldırganından flaş itiraf! “Rehin alacaktık”